Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in Karaburun ilçesinde meralık alanda yapılması planlanan 270 milyon liralık GES projesine yönelik tartışmalar sürüyor. 250 dönüm arazide yapılacak projenin sahibi, ünlü oyuncu Erkan Petekkaya çıkarken; doğa koruma mücadelesi veren yerel halk ve çevreciler projeyi yargıya taşıyarak tepkilerinin dile getirmişti. Projeyle için emsal teşkil edecek bir yargı kararı çıktı. Küçükbahçe Mahallesi sınırları içerisinde kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali (DGES) ve Elektrik Depolama Tesisi projesine karşı açılan davada, mahkeme "hukuka uyarlık bulunmadığı" gerekçesiyle ÇED Olumlu kararını iptal etti.
İzmir 5. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda, bölgenin "Kesin Korunacak Hassas Alan" ve "Özel Çevre Koruma Bölgesi" (ÖÇKB) içerisinde yer aldığına dikkat çekildi. Bilirkişi raporundaki tespitlere dayanan mahkeme, projenin mera alanlarına geri dönüşü olmayan zararlar vereceğini, bitki çeşitliliğini azaltacağını ve bölgedeki hayvancılık faaliyetleri ile ekosistem bütünlüğünü bozacağını vurguladı. Kararda ayrıca, tesisin yerleşim alanlarına çok yakın olmasının planlama ilke ve esaslarıyla bağdaşmadığı ifade edildi.
"Giderilmesi mümkün olmayacak zarar" denildi

30 Ocak’ta mahkemeye sunulan Bilirkişi İnceleme Raporu’na da atıfta bulunan kararda, “...Proje, “Çayır-Mera ve Özel Çevre Koruma Bölgesi” içerisinde ve "Kesin Korunacak Hassas Alan" olarak tescil edilen alanda yer almaktadır. GES panellerinin kurulumu sırasında doğal ot örtüsü sıyrılacak, kök sistemleri zarar görecek zaman içerisinde nitelikli mera florasında bitki tür çeşitliliği azalacaktır. Mera verimliliği için kritik endemik veya lokal türler geri dönüşsüz kayıplara uğrayacaktır. GES sahaları genellikle çitlerle kapatılarak hayvan girişine kapatılır. DGES projesi bölgede mera fonksiyonunun tamamen kaybolması, otlatma rejiminin bozulmasına neden olacaktır. Flora–fauna–insan dengesi kesintiye uğrayacaktır. Karaburun yarımadası özellikle RES kaynaklı antropojenik etki altında olması nedeniyle ekosistem bütünlüğünün bozulması ve biyoçeşitlilik değerinin kaybı gibi tehditlere maruz kalmaktadır. Projenin yarımadanın ekosistem bütünlüğüne ve faunasına zarar vereceği açıktır. DGES Projesinin önemli bir doğa koruma alanı içerisinde yer alıyor olması, bölgede farklı koruma statülerinin bulunması, bölgeye ilişkin farklı plan kademeleri içerisinde “Mera” vasfında olduğu belirlenmiş alanlara yönelik geliştirilmiş plan hükümlerinin bu alanların kadimden beri devam eden amaçları doğrultusunda kullanımını öngörmesi, proje alanının yerleşme alanlarına çok yakın bir konumda olması hususları dikkate alındığında Karaburun DGES ve Elektrik Depolama Tesisi projesinin yer seçimi kararının planlama ilke ve esasları ile de bağdaşmadığı, projenin uygulanması halinde bu bölgelerde giderilmesi mümkün olmayacak zararların ortaya çıkabileceği kanaatine ulaşılmıştır...” ifadeleri kullanıldı.
“Gıda tedariği sağlayan önemli bir mahalle”

Konuyla ilgili Küçükbahçe Muhtarı Gizem Tezel Dağdelen açıklamalarda bulundu. Dağdelen, “Mahkemenin DGES Projesi’nin ÇED’ini iptal etmesi Küçükbahçe Mahallesi halkı olarak umutlarımızı arttırmıştır. Küçükbahçe, İzmir kent-bölgesine gıda tedariği sağlayan önemli bir mahalledir. DGES projesinin gündelik yaşamımızı, tarım ve hayvancılığımızı olumsuz etkileyeceği ortadayken ÇED süreci başlatılmıştır. Küçükbahçe’nin kadim kültürüne, merasına, tarım ve yaşam alanlarına zarar verecek benzer yatırım projelerine izin verilmemelidir” mesajı verdi.
“ÖÇKB kararı uygulanmalı”
Söz konusu karara ilişkin Karaburun Sivil İnisiyatif ve Karaburun Yerel Fok Komitesi ise şu açıklamaları yaptı: “Karaburun Yarımadası, yerel ekonomik ve ekolojik döngü dikkate alınmaksızın, çok sayıda ve plansız bir şekilde yapılan RES ve GES projeleri ile karşı karşıya kalmaktadır. Yarımadada yenilenebilir enerji yatırımlarının kurulacağı arazilerin tarım arazisi ya da zeytinlik, orman, çayır, mera alanı vb. olması da ne yazık ki yatırımların önünde bir engel teşkil etmemektedir. Geçen 11 yıllık süreçte ÇED Olumlu kararlarını defalarca iptal ettirdiğimiz birçok yenilenebilir enerji projesi Karaburun’da yeşil el koymanın sembolü haline gelmiştir. DGES projesi Nihai ÇED Raporu için hazırladığımız ve kurumlarla da paylaştığımız Değerlendirme/İtiraz Raporumuzun Bilirkişi Raporuna ve Dava Kararına da yansımış olması umut vericidir. Karaburun-Ildır Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesine ilişkin yönetim planı yapılmadan yatırım girişimlerine yönelik kısıtlayıcı kararlar alınmadığı takdirde Yarımada’nın doğal, sosyal ve kültürel değerlerine geri dönüşü olmayan zararlar verileceği açıktır. İlgili kurumların doğadan yana tavır almasını ve ÖÇKB kararlarını uygulamasını bekliyoruz.”
5 mahalleden itiraz gelmişti

Karaburun Küçükbahçe, Çullubağ Mevkii, 518 ada, 100, 101 ve 102 parsel, (24,46 ha) sınırları içerisinde, Nano Yenilenebilir Enerji Yatırımları A.Ş tarafından yapılması planlanan Karaburun DGES ve Elektrik Depolama Tesisi projesi ile ilgili olarak Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği İl Müdürlüğü geçtiğimiz yıl 10 Mayıs’ta komisyon çalışmaları ve halkın görüşleri de dikkate alınarak projeye ÇED Olumlu kararı verildiğini duyurmuştu. Karaburun DGES projesi ÇED ve Nihai Raporuna ilişkin Karaburun Yerel Fok Komitesi tarafından Değerlendirme/İtiraz Raporu ilgili birimlere sunulmuş ayrıca konunun Karaburun Belediyesi Meclis gündeminde değerlendirilmesi ve hukuki sürecin başlatılmasına yönelik Karaburun Belediyesi Meclis üyeleri ile iletişime geçilmişti. Bununla birlikte Küçükbahçe, Parlak, Merkez, İskele ve Ambarseki Muhtarlıkları projenin geri çekilmesi için itirazlarını ilgili birimlerle paylaşmıştı. 11 Haziran 2025 tarihinde ise Karaburun Belediyesi tarafından T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na karşı ÇED Olumlu Kararı’nın iptali için dava açılmış, İzmir 2. İdare Mahkemesi 2025/1062 Esas’ta açılan davanın bilirkişi incelemesi 21 Kasım 2025 tarihinde yapılmıştı. 30 Ocak’taki bilirkişi raporunda ise “Projenin yapılmasının çevreye olumsuz etkileri olacağı, ÇED dosyasının eksik ve yetersiz olarak hazırlandığı, alınacak önlem ve etkilerin tam olarak yansıtılmadığı bu nedenlerle de projenin belirtilen alanda yapılmasının uygun olmadığı konusunda ortak bir kanaate varılmış bulunulmaktadır” ifadeleri kullanılmıştı.





