Kaynarpınar’a ilk girdiğinizde dikkatinizi çeken şey hızın yavaşlığı oluyor. Küçük limana bağlı balıkçı tekneleri, sahilin hemen yanı başındaki mütevazı evler ve denize inen dar yollar köyün karakterini hemen hissettiriyor.

Köy meydanındaki yaşlı çınar ağacı ise neredeyse herkesin altında bir süre durup soluklandığı bir yer. İnsanlar gölgesinde oturup denizi izliyor, zaman burada biraz daha yavaş akıyor.

Eşendere’de daha da sessiz bir kıyı

Kaynarpınar’ın yakınındaki Eşendere ise sessizliği biraz daha ileri taşıyor. Küçük bir kumsalı ve basit bir limanı var. Büyük tesisler, kalabalık işletmeler burada neredeyse yok.

Sahilde yürürken çoğu zaman sadece rüzgârın sesi duyuluyor. Özellikle hafta içi günlerinde bölge neredeyse tamamen sakinliğe bırakıyor kendini.

Doğal yapısını koruyan bir yarımada

Her iki köy de Karaburun Yarımadası’nın genel ruhunu yansıtıyor. Sert rüzgârları, yer yer yabani bitki örtüsü ve doğal kıyı yapısıyla bölge, fazla dokunulmamış bir Ege hissi veriyor.

İzmir ekibi Altekma'da yaprak dökümü!
İzmir ekibi Altekma'da yaprak dökümü!
İçeriği Görüntüle

Gün batımı saatlerinde kıyı boyunca oluşan renkler ise özellikle fotoğraf çekmeyi sevenler için oldukça etkileyici kareler sunuyor.

Ulaşım notu

İzmir’den Karaburun’a özel araçla ulaşım mümkün. Yol biraz uzun sürse de yarımadaya yaklaştıkça manzara sürekli değişiyor ve yolun kendisi de deneyimin bir parçası haline geliyor. Bölgeye gelenler genelde sadece bu iki köyle sınırlı kalmıyor, çevredeki küçük yerleşimleri de keşfetmeyi tercih ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi