Son Mühür- Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini duyurmasıyla birlikte, milyonlarca emeklinin aylardır mutfağında hissettiği ekonomik çöküş resmiyet kazandı.
Ancak açıklanan rakamlar sokağın nabzını tutmaktan çok uzak. İzmir Emekli Sendikaları Platformu Dönem Sözcüsü Semra Süren, resmi verilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek isyan bayrağını açtı. Süren ve beraberindeki sesini duyurmak isteyen vatandaş Konak Meydanı'nda toplandı. "Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktur" sözleriyle hükümetin ekonomi politikalarına sert tepki gösterdi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Pazarda, markette ve eczanede karşılaşılan fiyatlar, resmi tablonun çok üzerinde seyrediyor. Elektrik, doğalgaz ve kira sarmalında sıkışan milyonlarca kıdemli yurttaş, bugün açlık sınırının altında bir yaşam mücadelesi veriyor. Emekliler artık torunlarına harçlık vermeyi çoktan bıraktı. Tek dertleri hayatta kalabilmek. Bu hazin tablo, sendikalara göre bir kader değil; yıllardır uygulanan sermaye odaklı politikaların doğrudan bir sonucu."
"Sıra emekliye gelince tasarruf çağrısı yapılıyor"
"AK Parti iktidarı döneminde sosyal güvenlik sisteminin milli gelirden aldığı pay sistematik olarak geriletildi. Ülkenin büyüdüğü iddia edilirken, üretilen zenginlik bir avuç sermaye çevresine aktarıldı. Bütçeden ve Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'dan (GSYH) emeklilere ayrılan kamu kaynaklarının kısıtlı olması, bugün yaşanan kitlesel yoksullaşmanın temel nedenini oluşturuyor. Emekliler, kaynakların adil dağıtılmamasından şikayetçi.

Hükümet yetkilileri her fırsatta kaynak yetersizliğinden dert yanıyor. Oysa gerçekler oldukça farklı. Vergi afları, holdinglere sağlanan teşvikler, garanti ödemeleri ve lüks kamu harcamaları için bütçede her zaman yer bulunuyor. Sıra milyonlarca emeklinin insanca yaşayacağı bir ücrete geldiğinde ise fedakarlık çağrıları yapılıyor. Trilyonlarca liranın sermayeye aktarıldığı bir düzende, bedeli peşin ödenmiş hakların kısıtlanması adaletsizliği büyütüyor."
Silahlanmaya var, yaşlılık güvencesine yok
"Önümüzdeki günlerde Ankara'da gerçekleştirilecek olan NATO Zirvesi, bütçe tartışmalarını daha da alevlendirdi. Halkın temel ihtiyaçları dururken, kaynakların savaş politikalarına, askeri harcamalara ve silahlara ayrılması emeklilerin tepkisini çekiyor. Gerçek güvenlik, daha fazla füze almakla sağlanamaz. Güvenlik, yurttaşın refahındadır.
Kirasını ödeyemeyen, ilacına ulaşamayan bir insanın güvende olduğundan söz edilemez. Bu nedenle bütçeden sosyal güvenlik sistemine ayrılan pay hızla artırılmalıdır. Türkiye'deki kamu harcamalarının oranı acilen Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Avrupa ülkeleri ortalamasına çıkarılmak zorunda. Başka bir çıkış yolu bulunmuyor."
Emekli sendikaları ilk kez tek ses oldu
Bu yılki Emekliler Haftası, kutlamalara değil tarihi bir ortaklığa sahne oldu. Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın 21 Haziran’da düzenlediği çalıştay meyvesini verdi. Kurulan Emekli Sendikaları Platformu, ilk ortak kitlesel eylemini İzmir'de gerçekleştirdi.
Farklı çatılar altında olsalar da sorunlarının ve taleplerinin ortak olduğunu vurgulayan örgütler, birleşik mücadele hattını büyüteceklerini ilan etti. Emeklilik bir lütuf değildir. Yıllarca çalışarak kazanılmış anayasal bir haktır. Hak gasplarına karşı tek yumruk olan platform, acil taleplerini şu şekilde sıraladı:
- En düşük emekli aylığı insanca yaşanacak seviyeye çekilmeli, hiçbir emekli yoksulluğa mahkûm edilmemelidir.
- Bayram ikramiyeleri asgari ücret düzeyine eşitlenmeli, sağlıktaki katkı ve katılım payları tamamen kaldırılmalıdır.
- Maaş zamları kök ücrete değil, doğrudan ele geçen son net maaşa uygulanmalıdır.
- 5510 sayılı yasa emekliler lehine yeniden düzenlenmeli, sendikal örgütlenme hakkı anayasal güvence altına alınmalıdır.





