İzmir, bu yaz mevsiminde alışılagelmişin çok ötesinde bir kavurucu sıcak dalgasına hazırlanıyor. Özellikle temmuz ayının son günlerinden itibaren şehrin termometrelerde bugüne kadar hiç görmediği rekor seviyelerle yüzleşebileceği, uzmanlar tarafından konuşuluyor.
Uzmanlar, hem insan kaynaklı hataların hem de iklimsel değişimlerin birleşerek şehrin orman varlığını ciddi bir riske soktuğuna dikkat çekiyor.
" 'Bir şey olmaz ağabeyciliğimiz' orman yangınlarının en önemli sebebi"

Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi (İklimBU) Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, orman yangınlarının temelinde çoğunlukla insan faktörü olduğunun altını çizerek,
"Orman yangını tamamen insan eliyle çıkar. Bizim o meşhur 'bir şey olmaz ağabeyciliğimiz' orman yangınlarının en önemli sebebi. Ormanlar yoksa yaşam da yağmur da yok.
Bu yüzden onları gözümüz gibi korumalıyız. Depremde olduğu gibi yangınlar için de afet gönüllülerini bir araya getirip, müdahale edilebilecek bir seviyeye gelmeliyiz" ifadelerini kullandı.
"2003 yılında Fransa’da iki haftada 17 bin kişi hayatını kaybetmişti"
Yalnızca sıcaklığın değil, nemle birleşen sıcaklığın asıl tehlike olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kurnaz, özellikle yaşlılar ve kronik rahatsızlığı olanlar için,
"Hem sıcaklık hem de nemin yüksek olduğu zamanlar, özellikle yaşlılar için ölümcül sonuçlar doğurabilir. 2003 yılında Fransa’da iki haftada 17 bin kişi hayatını kaybetmişti. Benzer bir durumu yaşamamak için şimdiden hazırlıklı olmamız gerekiyor." uyarısında bulundu.
İzmir'in yağış düzenindeki değişimden de bahseden Kurnaz, toprağı doyuracak sakin yağışlar yerine, toprağı süpürüp geçen ani ve şiddetli yağışların orman yangınlarını önlemede yetersiz kaldığını belirtiyor.
"İzmir'de son 10 yılda orman kenarı yerleşimler çok arttı"

Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ali Kavgacı, İzmir'in de içinde olduğu coğrafyanın artık "değişmiş bir yangın rejimi" ile karşı karşıya olduğunu dile getirerek,
"Geçmişte İzmir için orman yangınlarını temmuz sonu veya ağustos başında konuşurduk. Ancak artık hazirandan kasım ayına kadar uzanan bir risk dönemindeyiz.
Eskiden 100-200 hektarlık alanlar 'büyük yangın' sayılırdı, günümüzde bin hektar üzerindeki yangınları olağanmış gibi konuşur olduk.
İzmir'de son 10 yılda orman kenarı yerleşimler çok arttı. Kırı bilmeyen kentlinin kırdaki yaşam mücadelesi gibi bir durum oluştu. Çoğu yangın spiral kesiminden veya kaynak makinelerinden çıkıyor.
Kentli vatandaşlarımızın orman yangınları konusunda çok daha bilinçli olması, bu farkındalığı bir davranış biçimine dönüştürmesi gerekiyor." dedi.



