Son Mühür / Atakan Başpehlivan- Yağmur Daştan - İzmir'de 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nde binler, Konak Meydanı’nı doldurdu. 15 Temmuz şehitlerini anan İzmirliler tek yürek oldu, ‘İrade bizim, zafer bizim’ dedi. 15 Temmuz 2016 yılında bölücü terör örgütü FETÖ mensuplarının hain darbe girişiminin bertaraf edilişinin 10’uncu yılında İzmir’de gerçekleşen anma törenine vatandaş ellerindeki ay-yıldızlı Türk bayraklarıyla katıldı. Törene, İzmir Valisi Süleyman Elban, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral İrfan Özsert, AK Parti MKYK üyesi Hamza Dağ, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, İzmir milletvekilleri, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, siyasiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’yla başlayan anma töreni, Kuran-ı Kerim tilaveti, ilahi ve kaside okunuşuyla devam etti. Programda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Beştepeler’den ulusa seslendi.
“Karanlık aydınlığa, sıkıntılar feraha kavuştu”

15 Temmuz’un onuncu yıldönümünde düzenlenen törende İzmirliler’e seslenen Vali Elban, “10 yıl önce yine bir Temmuz akşamında bu millet, millet olduğundan, tarih sahnesinden yer aldığı günden bu yana böyle bir büyük ihanet yaşamamıştı. 15 Temmuz 2016 tarihimizin en karanlık Temmuz gecelerinden birisiydi. Milletimiz kendi içinde, sureti haktan görünen, kendileri gibi yaşadığını düşündüğümüz bu milletin kaynaklarıyla, imkanlarıyla, yardımlarıyla, sadakalarıyla, hayırlarıyla sinsi bir şekilde büyümüş, devletin tüm kurumlarına sirayet etmiş ve bu milletin dişinden, tırnağından her türlü imkanlarından artırarak ordusuna aldığı tanklarla, toplarla, F-16'larla yine bu milletin üzerine toplar, mermiler, kurşunlar yağdırdılar. Ve o gece bu millet, tarihinde olduğu gibi eğer güçlü bir liderlik görürse o iradenin söylediği her şeyi emir sayar ve onu uygulamakta asla çekinmez. Yine bu millet; vatanı, devleti, bayrağı ve kutsalları söz konusu olduğunda canını ve hiçbir varlığını gözü kırpmadan feda eder. İşte o gece böyle oldu. Ve o gece karanlık aydınlığa, sıkıntılar ferahlığa, gecenin zifiri karanlığı nura ve güzelliğe, gece sabaha bu iradeyle, bu fedakarlıkla kavuştu” dedi.
“Millet hainlere haddini bildirmek üzere burada!”

“Özellikle bu hain kalkışma ile ilgili üç şeyi hatırlatmak isterim” sözleriyle devam eden Vali Elban, şunları söyledi: “Bir tanesi ihanet. 40 yıldan bu yana milletin içinde, devletin kurumlarının içinde sinsi sinsi uluslararası akıl, uluslararası şeytani planlarla bu devleti, bu vatanı ele geçirmeye ve efendilerinin isteği doğrultusunda bir sistem kurmaya, onların isteği doğrultusunda bir coğrafya dizayn etmeye çalışan bir grubun, sureti haktan görünerek en başta kutsal değerlerimizi, milli değerlerimizi, vatan hassasiyetimizi, bayrak hassasiyetimizi ama tüm hassas değerlerimizi istismar ederek bu milleti sonuna kadar kullandı. Ve kullandığı yetmiyormuş gibi günü geldiğinde bir akrep gibi, 15 Temmuz gecesi hain planını ortaya koydular. Bir diğeri ise bu milletin inancı, bu milletin kahramanlığı, bu milletin feraseti ve sağduyusu. Eğer bu millet; vatan, millet, devlet, ezan, bayrak, milli manevi değerlerimiz tehlike altında diye bir hisse kapılırsa en başta canı olmak üzere tüm varlığını seve seve feda etmeye hazır. İnsanlar seve seve tankların altına, paletlerin altına yatıp ezilmeyi göze aldılar. Mermilerin, bombaların üzerine yürüdüler, parçalanmayı göze aldılar. Ve o gece maalesef 253 canımız, 253 kahramanımız, 253 yiğidimiz şehit oldu. Ve 2 binin üzerinde, şehadete yürüyen, 'Ben de şehit olmak istiyorum, o şerefle ben de şereflenmek istiyorum' diyen kahramanımız da gazilik rütbesine eriştiler. Mehmet Akif Ersoy; nasıl 'Rabbim bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin' diye niyazda bulunuyorsa, biz de Rabbimizden bir daha böyle büyük bir ihanetle karşı kalmamak, konusunda Rabbimizden niyazda bulunuyoruz. Böyle bir ihanetle karşı karşıya kalırsak da milletimizin tüm fertleri 10 yıl olduğu gibi bugün de dimdik ayakta, bugün de başta FETÖ hainleri olmak üzere tüm hainlere haddini bildirmek üzere burada, bu meydanda, ülkemizin her meydanında, her köşesinde hazırdır.”
Konuşmaların ardından sancak koşusuyla getirilen şanlı Türk bayrağı, Vali Elban’a teslim edildi.
“15 Temmuz’da darbe süreçleri sona erdi”

Vali Elban’ın ardından vatandaşa seslenen Hamza Dağ, “Bu meydan 15 Temmuz gecesi de bunun gibi ve bundan daha fazla doluydu. Bir ay sonra yaptığımız demokrasi nöbetlerinde de doluydu. Onuncu yıl olunca insan derinlemesine düşünüyor, 15 Temmuz’u daha farklı şekilde nasıl yorumlayabiliriz diye bakıyor. Milletlerin tarihinde önemli günler vardır. Bizim de çok önemli tarihlerimiz var; milli ve manevi. 29 Ekim, 19 Mayıs, 23 Nisan, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı… Bir arada olup birbirimizi tebrik ettiğimiz. Yıllar önce yaşanan birçok hadiseyi tekrar ettiğimiz günler. Onuncu yılda bu kürsüye çıktığımızda 15 Temmuz’un onuncu yılı kutlu olsun desem diyemiyorum, eksik kalıyor. Bir yandan evet, zafer bizim. Öteki yandan bir burukluk var. Liderlik etmenin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Rabbim bize bir çağ açıp kapatma imkanı verdi. O imkan bir lider sayesinde oldu. Artık bu millet ‘Osmanlı bitti, Türk devleti bitti’ dedikleri yerde gazi Mustafa Kemal Atatürk geçti milletin önüne liderlik yapıp Kurtuluş Savaşı’nı kazanıp Türkiye’yi kurdu. 15 Temmuz’da da Recep Tayyip Erdoğan milletinin önüne geçti ve millet liderini kucakladı ve hainlere karşı mücadele verildi. Çok partili siyasal hayata geçtiğimizden beri her on yılda bir darbeyle karşılaşıldı. Şimdi onuncu yıldayız. Her yaşandığından sonra toparlanmak yıllar aldı. 15 Temmuz gecesi darbe süreçleri de sona ermiştir. Bundan sonra milletimizin bakışı ve derdi siyasetçinin derdi olmaya devam edecektir. Bundan sonra da Rabbim bir daha böyle geceler yaşatmasın” ifadelerini kullandı.
“Silahlar değil, iman kazandı”

“Temmuz, takvim yapraklarında sıradan bir gün değildir. 15 Temmuz; bir milletin imanının, cesaretinin ve bağımsızlık karakterinin adıdır” sözleriyle açıklamalarda bulunan AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, “15 Temmuz; “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” sözünün meydanlarda yeniden yazıldığı gecedir. O gece bombalanan yalnızca binalar değildi. Gazi Meclis bombalandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi hedef alındı. Emniyet teşkilatımız hedef alındı. Ama en önemlisi… Milletimizin iradesi hedef alındı. Onlar tanklarına güvendiler. Millet, duasına güvendi. Onlar silahlarına güvendiler. Millet yüreğine güvendi. Onlar okyanus ötesindeki terör baronuna güvendiler. Millet Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a güvendi. Onlar karanlığa güvendiler. Bu aziz millet Allah’a güvendi. Ve sonunda Tanklar değil millet kazandı! Silahlar değil iman kazandı! Darbe değil demokrasi kazandı! Türkiye kazandı! Kıymetli İzmirliler, İzmir…Sadece güzel bir şehir değildir. İzmir; bağımsızlığın hafızasıdır. İzmir; kurtuluşun sembolüdür. İzmir; Cumhuriyetimizin kuruluş iradesini taşıyan şehirlerden biridir. Ve 15 Temmuz gecesi de İzmir, Tarihine yakışanı yapmıştır. Meydanlarını boş bırakmamıştır. Milli iradeye sahip çıkmıştır. Demokrasinin yanında durmuştur. İzmirliler o gece şunu göstermiştir: söz konusu vatansa… Söz konusu bayraksa… Söz konusu milletse…Gerisinin hiçbir önemi yoktur. İşte bunun için bugün bu meydandan gururla söylüyoruz: İzmir demokrasinin kalesidir! İzmir milli iradenin kalesidir! İzmir Türkiye’nin ortak vicdanıdır!” dedi.
“İhanet çağının kapandığı, direniş çağının başladığı tarih…”

Törende İzmirlilere seslenen MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, “Bu geceye başka bir perspektiften bakmak istiyorum. Türk milleti Türkistan bozkırlarından yürüyerek Anadolu’ya geldi. Bu toprakları vatan yaptı, yurt yaptı. Anadolu sadece vatan değil, tarihin en zor mücadelelerinin yaşandığı topraklardır. Nice acılar gördük, bedeller ödedik ve altı asırda İslam’ın bayraktarlığını yaptık. Son üç asırda sayısız imtihanla karşı karşıya kaldık. Fakat tarih bize şunu öğretti: Büyük milletlerin tarihlerinde öyle hadiseler vardır ki bir çağı kapatır bir çağı açar. İşte, 15 Temmuz böyle bir gecedir. Bir ihanet çağının kapandığı, milli direniş çağının açıldığı bir tarihtir. O gece milletimiz safralarını temizlemiş, devletine sahip çıkanlarla birbirinden ayrılmıştır. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve bilge liderimiz Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu devlet aklıyla kenetlenerek milletin sahip çıkmıştır. Bugün, terörsüz Türkiye hedefiyle bin yıllık kardeşliğimizi güçlendiren tarihi yürüyüş kararlılıkla devam etmektedir. Artık sadece vatandaşın değil, mazlumların, gariplerin, ezilmişlerin umudu olan bir Türkiye vardır. Yıldız gibi yükselen ve dünyayı şekillendirmek isteyen siyonist ve emperyalistlerin karşısında güçlü bir Türkiye vardır. Bu yürüyüş başlamıştır, turan ülküsüyle yolun taşları döşenmektedir. 15 Temmuz gecesi vatanı uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi yad ediyor ve kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum” diye konuştu.
Büyük Birlik Partisi (BBP) İzmir İl Başkanı Erdem Öksüz ve Vatan Partisi İzmir İl Başkanı İhsan Sefa da 15 Temmuz’da milletin fedakarlığına değinerek açıklamalarda bulundu.
Şehit ve gazilerin hayrına ikram yapıldı

Törende, sivil toplum kuruluşları ve dernekler kurdukları çadırlarla şehit ve gaziler adına hayır düzenledi.

Vatandaş, kurulan platformlara büyük ilgi gösterirken, siyasi parti temsilcileri de çadırları tek tek ziyaret ederek teşekkürlerinin iletti.
Gözler Tugay'ı aradı...
İzmir'in protokol üyeleri törende hazır şekilde yer alırken; Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın törene katılmaması dikkatleri çekti.





