İzmir Güzelbahçe 60. Yıl Anadolu Lisesi’nde 17 öğrenciden oluşan robotik takımın 8 kişilik yarışma ekibi, geliştirdikleri “Maze Solving (Labirent Çözen)”, “3 Kg Sumo” ve “Otonom Araç” projeleriyle Roma’da düzenlenecek Fibonacci Robot Olimpiyatları’nda Türkiye’yi temsil edecek.
Akran eğitimi ve beceri temelli öğrenme yaklaşımıyla çalışmalarını sürdüren ekip, Ege Bölge yarışmalarında Maze Solving kategorisinde birincilik, 3 kilogram sumo ve otonom araç kategorilerinde ise ikincilik elde ederek Avrasya finallerine katılma hakkı kazandı. Uluslararası düzeyde düzenlenen Avrasya Robot Olimpiyatları’nda “Özel Ödül”e layık görülen takım, bu başarısıyla dünya şampiyonasına katılım bileti aldı.
Yarışmalar süresince özellikle güçlü itiş sistemi ve mekanik tasarımıyla öne çıkan 3 kilogramlık sumo robotu, başta Kazakistan olmak üzere birçok ülkenin ekipleri ve hakemler tarafından örnek gösterilerek ilgi odağı oldu.
Proje Koordinatörü ve Edebiyat Öğretmeni Aycan Sarayköylü, sürecin eğitim açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Dijitalleşen bir dünyada yaşıyoruz ve öğrencilerimizin beceri gelişimini önemsiyoruz. Bu nedenle onları gerçek hayata hazırlamak için bir takım kurma fikri ortaya çıktı. Güçlü iş birlikleri kurarak güzel bir takım oluşturduk. Öncelikle Ege Bölge Yarışması'nda öğrencilerim labirent çözen robot kategorisinde birinci oldular. Otonom araçta ikinci, 3 kilo sumo kategorisinde ise ikinci oldular ve Antalya'ya gitmeye hak kazandılar. Burada 21 ülkenin yarıştığı, 639 takımın bulunduğu yarışmada özel ödül kazandılar"
''Sabahlara kadar çalıştılar''
"Onların başında bir hoca yoktu ve kendileri yaptı. Onlar akran eğitimiyle sıfırdan başlayarak sabahlara kadar çalışarak bu süreci tamamladılar ve bu başarıyı bu şekilde elde ettiler. Çocuklar birlikte denediler. Başarısız oldular. Sabahlara kadar çalıştılar. Tekrar denediler ve en sonunda da başardılar ve bunları kendileri yaptılar, öğrendiler. Sadece robot üretmediler. Çocuklarımın derecesiyle ilgilenmiyorum; bu süreçte öğrendikleri benim için her şeyden daha kıymetli. Takım çalışmasını, stresle başa çıkabilmeyi, sosyalleşmeyi, problem çözebilmeyi öğrendiler. Bu alt becerileri öğrenmeleri okulumuz için en kıymetli noktaydı. Şu an dünya finallerinde, dünya şampiyonasında yarışacağız. Çok çok mutluyuz, çok heyecanlıyız "

''Düğün salonlarında çalıştık''
Takım kaptanı 9'uncu sınıf öğrencisi Masal Ayyıldız ise "Otonom araç kategorisindeyiz. Robotumuz gerçek bir otonom. Robotumuzda bir LiDAR (Light Detection and Ranging) sistemi var. Bu LiDAR'ı haritalandırmada yardımcı olacağı için kullandık. Atölyelerimiz vardı, atölyeler kapandığında düğün salonuna gidip çalıştık. Yani çok emek verdik ve bence emeğimizin karşılığını aldık. Roma'ya gidip daha büyük dereceler için oynayacağız. Biz otonom araç kategorisinde en önemli konunun robotun kendi başına karar verebilmesi olduğunu düşündük. Yani sürücü olmadan çevresini algılayıp doğru hareket edebilmesi gerekiyordu. Biz bu projede sürücü değil, kendi kararını veren bir sistem tasarladık." şeklinde konuştu.
''Birbirimizle iyi iletişim kurduk''
Öğrencilerden Ece Kaya, geliştirdikleri robotun dengeli ve güçlü olması için yoğun çaba harcadıklarını belirterek, “Dişli sistemler ve farklı sensörler kullandık. Ağırlık da önemliydi; robotun 2 ila 3 kilo arasında olması gerekiyordu. Süreçte çeşitli zorluklarla karşılaştık ancak akran dayanışmasıyla birbirimize destek olduk. Bildiklerimizi paylaşarak ilerledik, gece gündüz çalıştık. Hatta bazı zamanlar okula bile gidemedik. Antalya’daki yarışma öncesinde, hakem bizi çağırırken hâlâ tekerlekler üzerinde çalıştığımızı hatırlıyorum. Ekip içinde güçlü bir iletişim kurduk” ifadelerini kullandı.
''Buna rağmen...''
Bir diğer öğrenci Çınar Öztürk ise tamamen özgün bir robot tasarladıklarını vurgulayarak, “Rakiplerimizin çoğu hazır kitlerle yarışıyordu. Biz ise buna rağmen önemli bir başarı elde ettik. Tasarım sürecinde tüm ihtimalleri değerlendirdik; robotun labirentte sıkışması gibi durumlara karşı çözümler geliştirdik. Maze Solving kategorisinde hedefimiz, robotun daha önce karşılaşmadığı bir ortamda kendi kararlarıyla yol bulabilmesiydi” dedi.
''Birlikte üretmenin önemini deneyimledik''
Projede yer alan Mustafa Berk Yılmaz da yarışma sürecinin zorluklarına değinerek, “Antalya’da beş gün boyunca yarışma gününü beklemek oldukça stresliydi. Bu süreçte robotlarımızla ilgili bazı teknik sorunlar da yaşadık. Ancak ekip olarak uyum içinde çalışmayı başardık ve birlikte üretmenin önemini deneyimledik” şeklinde konuştu.




