Son Mühür/ Gökmen Küçüktaşdemir- Okul öncesiyle ilkokul arasındaki o ince çizgi aslında bir çocuğun sadece ders notlarını değil tüm geleceğini şekillendiren zaman aralığı. Bornova’da bir araya gelen uzmanlar, "Eğitimde Doğru Başlangıç Çalıştayı" ile tam da bu hassas noktaya parmak bastı. Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin o hareketli salonunda toplanan eğitimciler, meseleyi sadece "okuma-yazma" olarak görmediklerini açıkça ilan ettiler.

Erken yaşta eğitilmeyen çocuk yarın risktir
Çalıştayın en can alıcı çıkışlarından biri Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki’den geldi. Eşki, lafı hiç dolandırmadan Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullara yapılan o korkunç saldırıları hatırlattı can yakan bu olayların temelinde aslında eğitimsizliğin yattığını vurguladı. Başkan Eşki "erken yaşta doğru düzgün eğitemediğimiz her çocuk, yarın toplumun huzuru için bir risk haline gelebilir" diyerek eğitimin önemindeki hayati kısma vurgu yaptı.

En keskin dönemeç bu dönem
Peki, bu geçiş süreci neden bu kadar mühim? Özel Bornova Radikal Okulları Kampüs Müdürü Ozan Çırak’a göre bu dönem, çocuğun hayatındaki en keskin dönemeçlerden biri. Kurumlar birbirine el vermezse, çocuk o eşikte tökezleyebilir. Prof. Dr. Vesile Yıldız ise akademik başarının ötesine geçerek madalyonun diğer yüzünü, yani sosyal ve duygusal gelişimi anlattı. Yıldız’ın sunumunda altını çizdiği gerçek gayet net: Sağlam bir temel yoksa, üzerine kurulan bina ilk sarsıntıda çatlar.
Okullar sosyal kale
Cahit Soylu’nun "Bağımlılık" üzerine yaptığı sunum ise salondakileri bir hayli düşündürdü. Soylu, okulların sadece dört duvar ve bir kara tahtadan ibaret olmadığını, çocukları her türlü kötü alışkanlıktan ve riskten koruyan birer sosyal kale olduğunu hatırlattı. Erken yaşta çocuğun elinden tutarsak, onu sokaktaki tehlikelerden de çekip almış olacağımızı söyledi.

Çalıştay öyle kuru kuruya konuşmalarla geçip gitmedi katılımcılar kolları sıvayıp atölyelere daldılar. STEM’den robotik kodlamaya, sanattan ritim çalışmalarına kadar pek çok alanda interaktif bir deneyim yaşandı. Eğitimciler, kürsüde dinlediklerini bizzat masada pratiğe dökme şansı buldular ki bu da farkındalığı bir kat daha artırdı.




