Dünya petrol ticaretinin beşte birinin yapıldığı Hürmüz Boğazı, 2026 yılının en büyük küresel krizi olarak tarihe geçiyor. İki haftalık geçici ateşkesin ardından umutlanan piyasalar, 9 Nisan itibarıyla bölgeden gelen kötü haberlerle sarsıldı. Tahran yönetiminin şartlı geçişleri askıya alması ve tahliye görüşmelerinin durması, akaryakıt fiyatlarında kırmızı alarm verilmesine yol açtı. Brent petrolün 200 dolar bandına dayanma ihtimali yatırımcıların uykusunu kaçırırken, internet üzerindeki "Hürmüz Boğazı'nda son durum", "İran ABD Hürmüz Boğazı krizi" ve "Hürmüz Boğazı deniz trafiği" aramaları zirveye oturdu. Sahadaki gerçekler ise yapılan resmi açıklamalardan çok daha karamsar bir tablo çiziyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILDI MI, KAPALI MI?
Hürmüz Boğazı'nın son durumuna dair taraflardan gelen açıklamalar birbiriyle tamamen çelişiyor. İran devlet medyası, İsrail'in Lübnan'daki ateşkes şartlarını bozduğunu ileri sürerek boğazın tam anlamıyla kapalı olduğunu duyurdu. Beyaz Saray cephesi ise bu iddiaları yalanladı ve deniz trafiğinin derhal normale dönmesi için çağrı yaptı. Ancak küresel gemi takip sistemlerinden (AIS) alınan anlık veriler, boğazın fiilen kapalıya yakın bir durumda olduğunu ve dev petrol tankerlerinin bölgeye hiçbir şekilde yaklaşamadığını net bir biçimde kanıtlıyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA GEMİ VE PETROL TANKERİ TRAFİĞİ NE DURUMDA?
Bölgedeki deniz trafiği ateşkes kararına rağmen adeta felç oldu. Denizcilik raporlarına göre, boğazdan hiçbir petrol veya LNG tankeri geçiş yapamıyor. Yalnızca çok az sayıda kuru yük gemisine izin çıkarken, güvenlik riski almak istemeyen dev tankerler rotalarından geri dönüyor. Tahran'ın koordineli geçişleri durdurma kararıyla birlikte, bölgede günlerdir mahsur kalan yaklaşık 2 bin geminin tahliyesi için yürütülen kritik görüşmeler de bıçak gibi kesildi.
HÜRMÜZ BOĞAZI KRİZİ BİTTİ Mİ, DENİZCİLİK SEKTÖRÜNÜ BEKLEYEN RİSKLER NELER?
ABD ile İran arasında sağlanan iki haftalık ateşkes krizin çözüldüğü anlamına gelmiyor, aksine sahadaki tablo büyük bir belirsizlik barındırıyor. Denizcilik sektörünün önündeki en büyük engeli ise bitmek bilmeyen güvenlik endişeleri ve fırlayan sigorta maliyetleri oluşturuyor. Uzmanlar, denize döşenen mayın tehlikesinin sürdüğünü ve geçiş yapmak isteyen her geminin İran askeri makamlarıyla özel bir koordinasyon kurmak zorunda kaldığını belirtiyor. Sektör temsilcileri, bu şartlar altında bölgede biriken yüzlerce geminin güvenli bir şekilde tahliye edilmesini imkansız olarak değerlendiriyor.





