Son Mühür TV’de yayınlanan Hasan Tahsin Kocabaş ile Gündem Yorum programında günün konusu 15 Mayıs 1919 Yunan Ordusunun İzmir’i işgali oldu.

Usta Gazeteci Hasan Tahsin Kocabaş, 15 Mayıs’ın öncesinin olduğunu söylerken şu ifadeleri kullandı:

Ortaya yeni bir aktör çıktı: ABD

1830’larda başlayan bir emperyalist hamle var. Aslında, İngiltere sanayi devriminde daha da bir numara olabilmek için Anadolu’yu, Ortadoğu’yu kendi aklında parsellemişti. Yeni bir aktör çıktı ortaya, o da ABD. Sadece Yunan ordusu değil İngiliz ordusu da giriyordu İzmir’e. 1918’deki Birinci Dünya Savaşı bittikten sonra Mondros Ateşkes Antlaşmasının 7. Maddesinde şu var:

‘Savaşı kazananlar Osmanlı devleti içinde tehlike gördükleri yeri işgal edebilirler’

‘Amerikalıları bu olayda hiç konu etmedik’

‘Amerikalıları bu olayda hiç konu etmedik’

Amerikalıları bu olayda hiç konu etmedik. Oysa 15 Mayıs 1919 ve işgal sürecinde parlayan bir aktör var. Amerika’nın İzmir Konsolosu George Horton. Eşi Yunanlı olması lazım. İnanılmaz şekilde eşinin kültürlemesinde. Horton 9 Eylül’den sonra gidiyor Amerika’da anılarını yazıyor.

İşgalden sonra yönetime yazdığı rapor şu şekilde:

'Cahil ve göçebe bir halk olan Türkler arasında Yunan işgalinde önce vatanseverlik diye bir şey yoktu. Ancak Yunanların karaya çıkması Mustafa Kemal Atatürk’e Türkleri birleştirerek ordu kurmak için istediği fırsatı vermiştir'

CHP'li Yankı Bağcıoğlu'ndan 'Yunanistan' açıklaması: Türkiye haklarını kullanmalı! CHP'li Yankı Bağcıoğlu'ndan 'Yunanistan' açıklaması: Türkiye haklarını kullanmalı!

1919’dan önce Türkler ve göçebelermiş düşünebiliyor musunuz? Bu rapor Amerikan halkının Türkiye’ye bakışını şekillendirdi.

‘O kadar asker hangi ruhla şehit oldu?’

İttihat Terakki ile Çanakkale savaşı hangi ruhla verildi? O kadar asker hangi ruhla şehit oldu? Ay yıldızlı al bayrak neyin sembolü? Horton bunu anlayamaz ki! Çünkü onun kafasında tipik bir Amerikan devlet adamı olayı vardır. Eğer 100 bin vatandaşım doyacaksa, 1 milyon kişinin canını da alırım malını da alırım. Tipik Amerika anlayışıdır. Aynı zamanında İngiltere’de olduğu gibi. İzmir’deki katliamın birinci dereceden sorumlusu İngiltere’dir. Onun gözünün önünde oldu.'

‘İşin hep romantik tarafına bakıldı’

İzmir’de Levantenlerin düzgün bir şekilde araştırılmadığını ifade eden Kocabaş, ‘İşin hep romantik tarafına bakıldı. Burada başka bir niyet var. Ortada devlet var, milleti var ama başka devlet ve milletin insanları o devletin içinde ekonomik güç haline geliyorlar. Bir devlet ekonomik bağımsızlığını yitirdiği anda bağımsız değildir. Türkiye’de 1980’den beri oynanan özelleştirme altındaki peşkeşler ve serbest piyasa denen garip durum var’ şeklinde konuştu.

Amerikan Başkanı Wilson

Hasan Tahsin Kocabaş, İngiltere ile birlikte Amerika’nın da meydanda olduğunu altını çizerken, ‘İngiltere ile beraber 1918’de Amerikan Başkanı Wilson’un sahneye çıktığını görüyoruz. 15 Mayıs’ta İzmir işgal ediliyor ama İstanbul’da miting yapılıyor. Halide Edip Hanım kürsüdeyken, kürsünün önünde Arap harfleri ile bir şey yazılıyor. Onun üzerinde ‘Wilson prensipleri madde 12’ yazıyor. İstanbul mitinginde bir gönderme yapılıyor aslında’ dedi.

Wilson prensipleri 12. Maddesi ne?

Wilson Prensiplerinin 12. Maddesini açıklayan Hasan Tahsin Kocabaş, ‘Wilson önerilerde bulunuyor savaşı kaybeden ülkelerin paylaşımı ve asayişin sağlanması için. Küstahlığa bak, sana ne? Wilson da Amerikan kongresinde 14-15 maddelik öneriler veriyor. Amaç Anadolu’yu Türksüzleştirme olayı var. Ermeniler, Rumlar boşuna kışkırtılmadı, ki bu kışkırtma 200 yıl sürdü. Hiçbir şey 1-2 senede olmaz’ dedi.

‘Emperyalizm dendiğinde sadece bir yere saldırı olarak algılamayın’

15 Mayıs’ta Yunanlıların İzmir’e girmesini, İngiltere ve bağlaşıklarının büyük bir ekonomik oyunu olarak değerlendiren Kocabaş,’14 Mayıs 1950’de çok partili sisteme geçildikten sonra olanlar ne? Emperyalizm dendiğinde sadece bir yere saldırı olarak algılamayın. Emperyalizm, sanayi, medya, eğitim ile de yürüyebilir. Siz Türk TV’lerinde Amerikan menşeili yarışmaları çevirin bakın nasıl değişiyor ortam. Askerlerin saldırması daha dürüstçe geliyor bana. Asker saldırır sen de saldırırsın olay biter. Öteki türlü daha tehlikeli’ şeklinde konuştu.

İzmir Valisi Kambur İzzet

İzmir Valisi Kambur İzzet

Hasan Tahsin Kocabaş İzmir’in Valisi Kambur İzzet hakkında bilgi verdi. Kocabaş, ‘15 Mayıs günü İzmir’de endişe içinde, vali köylü gazetesine kötü niyetli insanlar İzmir’in Yunanlılar tarafından işgal edeceğini söylüyorlar, düzeltiriz’ diye beyanat veriyor. Yunanlılar birkaç saat sonra geliyorlar zaten Öldüğünde cesedini Yunanlar defnetmiş hem de törenle’ ifadelerini kullandı.  

‘15 Mayıs’ı 15 mayısa bakarak anlamamız mümkün değil’

Usta Gazeteci Hasan Tahsin Kocabaş, ‘15 Mayıs’ı 15 mayısa bakarak anlamamız mümkün değil' derken işgal sırasında yaşananları anlattı ve şu şekilde konuştu:

Sabah asker adımını atmadan her yer mavi beyaz. Bugünkü Alsancak ve Pasaport karakolları işgal ediliyor. Saat 10 gibi Güzelyalı hattı işgal edilmeye çalışılıyor. Bu arada Pasaporta bir gemi yaklaşıyor. Yunanlıların 5. Piyade alayı çıkıyor. Bunların amacı Kadifekale sınırında Türk-Müslüman yerleri işgal etmek. 15 Mayıs günü merkezde olan olaylar sonrasında arama tarama faaliyetleri adı altında bütün Türk ve Yahudi mahallelerine dalıyor. Çünkü Yahudiler Rumlardan Rumlar da Yahudilerden hoşlanmıyor.'

Hasan Tahsin Olayı  

15 Mayıs’ın öncesinin de olduğuna dikkat çeken Kocabaş, ‘14 Mayıs’ta bir miting düzenleniyor. Muhteşem konuşmalar yapılıyor işgale karşı. Aslında Hasan Tahsin ne yapacağını birkaç gün önceden çevresine söylemiş, kimseyi dinlemeden kendini kurban ediyor. İşgal günleri İzmir’de neler yaşandı? Benim soyum çeperlerde her şeyi yaşarken birileri ikili oynuyor. Tarihi tarih gibi görmüyoruz. Hasan Tahsin kendini neden feda etti. Hasan Tahsin olayından sonra binalar niye ateşe tutuluyor? Sarı kışladaki subaylar, devlet memurları öyle bir zulme tabi tutuluyorlar ki.. Irkçı faşist Rum örgütlerinin adamları, parikalyalar hedef gösteriyor. Parikalyaların Yunanlılara nasıl yol gösterdiği sabit ama bugün bunları konuşmak ayıp. Ama Yunanistan her sene müzelerde küçük Asya katliamı diye bir şeyden bahsedebilir. Mübadeleyi kendileri istemelerine rağmen Türklerin bir soykırım olduğunu iddia edecek kadar hainler bile mevcut' dedi. 

Kanlı üniforma

Kanlı üniforma

Hasan Tahsin Kocabaş, Miralay Süleyman Fethi Bey’in hikayesinin hazin olduğu olduğunu ve ona sahip çıkılmadığını söyledi. Kocabaş,Miralar Fethi bey hastanede ölmedi evde öldü. Adamın cenazesi emir sultana defnedildi, Mukaddes şehidin dişleri Etnografya müzesinin deposunda. Kemikleri kaldı mı bilmiyorum Narlıdere’de, üniforması İstanbul’da. En fena işleri Miralay Fethi Bey’e reva görmüşüz. O kadar hazindir ki. Zito venizulas demediği için bu üniforma defalarca süngülendi. Üzerindeki kan lekeleri hala duruyor.  Basmane’de bir evde Türk bayrağına bakarak şehidi şüheda oluyor.’

‘Müsavat Dervişoğlu, Hasan Tahsin’i ayırır’

Usta Gazeteci Hasan Tahsin Kocabaş, Hasan Tahsin'in İttihatçi fedai Tahsin ile fotoğraflarının karıştırıldığını belirtti. Kocabaş, 'Şehit Gazeteci Hasan Tahsin diye resmi verilip şehidimizi anıyoruz denerek bu adamın resmi verilmiş' derken 'İYİ Parti genel Başkanı da aynı şeyi yaptı. Kendisine cevap yazdım, sabah değişmiş. Çünkü Müsavat Dervişoğlu, Hasan Tahsin’i ayırır' dedi. 

Kaynak: HABER MERKEZİ