Rakamlar konuşuyor…
Ama bu kez sadece ekonomi değil,
bir kuşağın ruh hali konuşuyor.
Habitat Derneği’nin 2025 raporu açıklandı.
33 il…
1.403 genç…
Ve ortaya çıkan tablo:
Ne tam umut var,
ne tam umutsuzluk.
Bir arada duran bir çelişki…
*
Gençlerin yüzde 54’ü “hayatımdan memnunum” diyor.
İyi gibi duruyor değil mi?
Ama durun…
2017’de bu oran yüzde 71’di.
Yani bugün gördüğümüz şey bir yükseliş değil,
düşüşten sonra nefes alma çabası.
*
Asıl çarpıcı olan şu:
Memnuniyet artıyor…
Ama umut artmıyor.
Gelecekten umutlu olanların oranı sadece yüzde 45.
Demek ki gençler bugünle idare ediyor, ama yarına inanmıyor.
Bu…
Bir toplum için en tehlikeli eşiktir.
*
Peki neden?
Cevap tek kelime:
İş.
Çalışan gençte memnuniyet yüzde 58.
Öğrencide yüzde 55.
Ama iş arayanda…
Yüzde 27!
Aradaki fark, 31 puan.
Bu sadece ekonomik bir fark değildir.
Bu…
İnsanın kendine olan inancının farkıdır.
*
Daha çarpıcı olanı:
İş arayan gençlerin sadece yüzde 16’sı umutlu.
Yani işsiz genç…
Sadece işsiz değil,
geleceksiz hissediyor.
“iş bulamam” sözcükleri kafasına nakış gibi işleniyor.
*
Raporda bir başka gerçek daha var:
Gençlerin yarısından fazlası çalışmıyor.
Kadınlarda durum daha ağır.
Erkeklerin yüzde 59’u çalışırken,
kadınlarda bu oran yüzde 38.
Ve “ev genci”…
Kadınlarda yüzde 26, erkeklerde yüzde 6.
Bu tablo şunu söylüyor:
Türkiye’de genç olmak zor,
kadın genç olmak daha zor.
*
Bir başka veri…
Her 10 gençten 7’si diyor ki:
“İş bulamam.”
İş arayanlarda bu oran yüzde 94!
Yani neredeyse herkes…
Kapıyı çalmadan kapının kapalı olduğunu düşünüyor.
*
Peki çözüm?
Gençler diyor ki:
“İş yok.”
“Tanıdık yok.”
“Ücret düşük.”
Ve bir de acı gerçek:
Yabancı dil bilen sadece yüzde 16.
Ama yüzde 57 diyor ki:
“İş bulmak için şart.”
Yani sistem şunu yapıyor:
Beklentiyi yükseltiyor,
imkanı düşürüyor.
⸻
Ve en düşündürücü veri:
Girişimcilik…
2017’de yüzde 63’tü.
Bugün yüzde 36.
Yani genç artık risk almıyor.
Çünkü düşerse kalkamayacağını biliyor.
*
Bir zamanlar herkes şunu konuşuyordu:
“Gençler yurt dışına gitmek istiyor.”
Artık o da düşmüş.
Gitmek isteyen azalmış.
Peki bu iyi haber mi?
Hayır.
Çünkü gitmek isteyenin yüzde 35’i diyor ki:
“Zaten gidemem.”
Yani mesele gitmek değil artık…
Umudu ertelemek.
*
Sonuç mu?
Gençler aç değil belki…
Ama huzurlu da değil.
Çalışırsa mutlu, çalışmazsa kırılgan.
Bugünü idare ediyor, yarını beklemiyor.
*
Ve asıl soru şu!
Bu ülke…
Gençlerine umut veremiyorsa,
geleceğini kime emanet edecek?
*
Diyeceğim odur ki:
Gençler mutsuz değil…
Ama umutları yorgun.