Son Mühür / Yiğit Uzun- Anayasa Mahkemesi, 27 Şubat 2025 tarihli kararında, evlenme kütüğündeki imzanın sahte olduğu gerekçesiyle bir evliliğin “yok hükmünde” sayılmasının anayasaya aykırı olduğuna hükmetti.
Karar, 27 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.

Başvurucu H.D., 1989 yılında Türkiye’de E.D. ile evlenmiş, çift 21 yıl boyunca Almanya’da birlikte yaşamış ve üç çocuk sahibi olmuştu. Ancak E.D., boşanma davası sürecinde Türkiye’de evliliğin hiç gerçekleşmediği iddiasıyla dava açmış; yerel mahkeme ise yalnızca imza incelemesi sonucuna dayanarak evliliğin yok hükmünde olduğuna karar vermişti.

“Sadece imza incelemesiyle karar verilemez”

Anayasa Mahkemesi, kararında evliliğin varlığına ilişkin yargılamalarda yalnızca imza incelemesine dayanılmasının hukuka uygun olmadığını vurguladı.
Mahkeme, “Tarafların yirmi yılı aşkın fiilî birlikteliklerinin, çocuklarının varlığının ve tanık beyanlarının dikkate alınmaması, devletin aile birliğini koruma yönündeki pozitif yükümlülükleriyle bağdaşmamaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Kararda, “Evliliğin yokluğu gibi ağır sonuçlar doğuran bir davada, mahkemelerden beklenen özen ve titizlik gösterilmemiştir” ifadesine yer verildi.

Aile hayatına saygı hakkı ihlal edildi

Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğine hükmeden yüksek mahkeme, dosyayı Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdi. Mahkeme, yeniden yargılama yapılmasına karar verirken, başvurucunun 1 milyon TL’lik manevi tazminat talebini reddetti.

Devletin pozitif yükümlülüğü vurgulandı

Kararda, devletin aile birliğini koruma yönünde pozitif yükümlülükleri bulunduğu belirtilerek şu ifadeye yer verildi:

“Fiilen kurulmuş ve uzun yıllar sürmüş bir evliliği yalnızca şekli bir imza eksikliğine dayanarak yok hükmünde saymak, devletin aile birliğini koruma yükümlülüğüne aykırıdır.”

Karar oybirliğiyle alındı

Karar, Başkan Basri Bağcı başkanlığında; Engin Yıldırım, Rıdvan Güleç, Kenan Yaşar ve Metin Kıratlı’dan oluşan heyet tarafından oybirliğiyle alındı. Raportörlüğünü Ferhat Yıldız, başvurucunun vekilliğini ise Av. Funda Törekara Arda üstlendi.

Emsal niteliğinde karar

Bu karar, Türkiye’de evliliklerin yalnızca şekli unsurlar üzerinden değil, fiilî birlikteliğin gerçekliğine göre de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyarak emsal nitelik kazandı. Anayasa Mahkemesi, imzayı evliliğin kurucu unsuru değil, ispat vasıtası olarak değerlendirdi.

Muhabir: Yiğit Uzun