Son Mühür/ Emine Kulak- Sosyolog Engin Önen, “Kent Hakkı Mücadelesi: Basmane Çukuru” forumunda kamusal alanlara yönelik artan baskılara dikkat çekti. Önen, “Cumhuriyet, ortak olan demektir. Kent hakkı da tam olarak buradan doğar” ifadelerini kullandı.
“KAMUSAL ALANLARA YÖNELİK BİR SALDIRI VAR
Konuşmasında Basmane Çukuru’nun tekil bir mesele olmadığını vurgulayan Sosyolog Engin Önen, "Başlığımız net; kamusal alanlara dönük saldırılar. Basmane Çukuru’nu konuşurken aslında eski cezaevi alanını da konuşuyoruz, İnciraltı’nı da konuşuyoruz, Çeşme projesini de konuşuyoruz. Bunların hepsi aynı mekanizmayla işliyor. Hepsi kamusal alanlar ve kent hakkı meselesidir. Ve şu hale bakın ki hepsi eş zamanlı olarak tehdit altında" dedi.
“CUMHURİYET ORTAK OLAN DEMEKTİR”
Cumhuriyet kavramına da değinen Önen, tartışmanın sadece ideolojik değil kamusal bir mesele olduğunu ifade etti:
“Cumhuriyet deyince genellikle başka şeyler anlaşılıyor. Oysa Cumhuriyet etimolojik olarak kamusal olan, ortak olan demektir. Yani topluma ait olan… Cumhuriyet ortak yaşamın tarifidir. Bunu sağlayan da hukuktur. Yöneticiler dahil herkesin uyması gereken kurallar bütünü…”
“YURTTAŞLIK, KENTE AİT OLMA HALİDİR”
Yurttaşlık kavramının yanlış anlaşıldığını söyleyen Önen, “Cumhuriyetin öznesi yurttaştır. Yurttaş dediğimiz şey; o kente ait olan, o kentte sorumlulukları, yükümlülükleri ve hakları olan kişidir. Ama bizde yurttaşlık yerine hemşehrilik ilişkileri öne çıkıyor. Oysa yurttaşlık, kente mensubiyet üzerinden kurulan bir ilişkidir" dedi.

“BU MÜCADELE YURTTAŞLIK HAKKIDIR”
Kent hakkı mücadelesinin bir yurttaşlık görevi olduğunu belirten Önen, “Biz yıllardır Çeşme’de taş ocaklarına, RES’lere ve projelere karşı mücadele ettik. Bir taş ocağı sahibi bana ‘70 işçiyi kapına gönderirim’ dedi. Rektöre şikayet ettiler. Rektörün cevabı şuydu: ‘Bu onun akademisyenliği değil, yurttaşlık hakkı.’ Evet, bu bizim yurttaşlık hakkımızdır" dedi.
“HUKUKİ MÜCADELE SONUÇ ALIR”
Çeşme projesine karşı açılan davayı hatırlatan Önen, “Dört yıl önce mahkeme çok net bir karar verdi: ‘Kamu yararı yoktur, telafisi imkansız zararlar doğurur.’ Bu karar gösterdi ki hukuki mücadele sonuç alır. Ama o güne kadar yanımızda olmayan siyasetçiler, karar sonrası yanımıza geldi. Eskiden kentsel topraklar bu kadar değerli değildi. Ama zamanla rant arttı ve sermaye inşaat alanına yöneldi. Bu süreçte hem sermaye hem de toplum farklı ilişkiler ağı kurdu. Hemşehrilik, dayanışma gibi yapılar bu sistemin parçası haline geldi" dedi.
“MARKA KENT DEMEK, KENTİ SATMAKTIR”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümünde Önen, “Bir yönetici ‘Ben bu kenti marka kent yapacağım’ diyorsa, aslında ‘Bu kenti satacağım’ diyordur. Kentlerin kimliği vardır, kişiliği vardır. Bu kimlik pazarlanacak bir şey değildir" şeklinde konuştu.





