Son Mühür / İzmir Diş Hekimleri Odası (İZDO) Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Atinel, ağız ve diş sağlığının önemine değindi. Ağız ve diş sağlığının sadece ağızla sınırlı olmadığını kalp ve damar hastalıklarından diyabete, gebelikten bağışıklık sistemine kadar pek çok başlığı ilgilendirdiğini belirten Atinel, dikkatleri çeken uyarılarda bulundu.
“Güncel bilgilere ulaşmasını sağlıyoruz”
İZDO’nun sadece meslek kuruluşu değil aynı zamanda da toplum sağlığına ve sağlık politikalarına katkı sağlayan bir kurum olduğuna da değinen Altınel, “İZDO olarak yıl boyunca düzenlediğimiz bilimsel kongreler, seminerler, uygulamalı kurslar, sertifikalı eğitim programları ve mesleki gelişim toplantılarıyla üyelerimizin güncel bilgiye ulaşmasını sağlıyoruz. Alanında uzman akademisyenler ve deneyimli uygulayıcıları meslektaşlarımızla buluşturarak bilimsel bilgi ile klinik uygulama arasında güçlü bir köprü kuruyoruz. Hedefimiz yalnızca iyi diş hekimleri yetiştirmek değil; değişen teknolojiyi takip eden, etik değerlere bağlı, kendini sürekli geliştiren ve uluslararası standartlarda sağlık hizmeti sunan hekimlerin sayısını artırmaktır” dedi.

“Hem kalite hem de maliyet azalacak”
Eğitimin önemine de değinen Atinel, “Eğitime yapılan her yatırım, toplum sağlığına yapılan yatırımdır” ifadelerini kullandı.
“Kamu ve özel sektörde çalışan tüm diş hekimlerini etik değerler çerçevesinde temsil ediyoruz” mesajıyla açıklamalarını sürdüren Atinel, şunları aktardı: “Ancak görevimiz bununla sınırlı değil. Çocuklarımızın erken yaşta doğru ağız ve diş sağlığı alışkanlıkları kazanması için okullarda, sosyal yaşam alanlarında ve toplumun farklı kesimlerinde daha fazla eğitim çalışması yapılması gerekiyor. Koruyucu hekimlik kültürü güçlendikçe hem yaşam kalitesi artacak hem de tedavi maliyetleri azalacaktır.”
“2030 yılında ülkemizde 130 bin diş hekimi”
Türkiye'de plansız şekilde artan diş hekimliği fakültelerinin mesleğin geleceği açısından önemli riskler taşıdığına dikkati çeken Atinel, “Her yıl binlerce genç meslektaşımız mezun oluyor. Ancak nitelikli eğitim, güçlü akademik kadrolar ve sürdürülebilir istihdam politikaları birlikte planlanmalıdır. 2030 yılında ülkemizde 130 bin diş hekimine ulaşılacağı ifade ediliyor. Bu tablo hem meslek hem de sağlık sistemi açısından yeniden değerlendirilmelidir. Kontrolsüz büyüme haksız rekabeti artırırken, sağlık hizmetlerinin niteliğini de olumsuz etkileyebilir. Yıllarca eğitim alan genç diş hekimlerinin meslekleri dışında alanlarda çalışmak zorunda kalması hem insan kaynağı hem de ülke ekonomisi açısından önemli bir kayıp. Diş hekimliği eğitiminde kaliteyi ve planlı istihdamı esas alan uzun vadeli politikaların hayata geçirilmesi yaşamsal önem taşıyor” diye konuştu.





