Son Mühür- Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek'in babasının yeniden aday gösterilmesi için 1 milyon dolar tutarında parayı teslim ettiği kişi olarak, Veli Ağbaba'nın eski danışmanı Emre Caner ismi gündeme geldi.
Gökhan Böcek'in fotoğraflardan tespit ettiği öğrenilen Emre Caner'in Ankara'da gözaltına alınması son dönemde iktidar medyasının CHP'deki parasal ilişkilerle gündeme getirdiği Veli Ağbaba'yı harekete geçirdi.
Emre Caner'in akrabası olduğuna dair iddiaların doğru olmadığını belirten Ağbaba yazılı bir açıklamayla, Gökhan Böcek'in para verdiği ya da Emre Caner'in buna aracılık ettiğine yönelik iddiaları yalanladı.
Adeta şantajla alınan ifadeler...
Yazılı açıklamasında ''Günlerdir kurgulanan, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir iddia üzerinden partimize ve şahsıma yönelik sürdürülen saldırılara bugün bir yenisi daha eklenmiştir'' hatırlatmasında bulunan Ağbaba,
''Haysiyet cellatlarının son hedefi Emre Caner olmuştur. Daha önce özel yaşamı ve malvarlığı üzerinden adeta şantajla ifadesi alınan, tarafımca da iftira suçundan hakkında suç duyurusunda bulunduğum “Gökhan Böcek’ten CHP’ye 1 milyon dolar” yalanı kapsamında bu kez yeni bir senaryo devreye sokulmuş, parayı benim yönlendirmemle Emre Caner isimli kişinin aldığı, Gökhan Böcek’in de kendisini teşhis ettiği ileri sürülmüştür.

Her türlü yalanı ve iftirayı mübah görenler, ortaya attıkları son iddialarla kendi kurguladıkları bu senaryoyu bizzat çökertmişlerdir.
Bugün dillendirilen çelişkili söylemler, başından beri iddia edilen para tesliminin hiçbir şekilde gerçekleşmediğini açıkça ortaya koymaktadır'' ifadelerine yer verdi.
5 maddelik detay...
Açıklamasında ''Kamuoyunun bilmesini isterim'' diyen Veli Ağbaba,
1- Bu iftirayı manşetine taşıyan Sabah gazetesinin iddialarının aksine, Emre Caner benim hiçbir şekilde akrabam değildir. Kaldı ki kendisi Malatyalı dahi değildir.
2- Emre Caner, partimizin gençlik kollarında yöneticilik yapmış; benimle de 2016-2018 yılları arasında gönüllü danışmanlık kapsamında çalışmıştır. 2018 yılında bu çalışma sona ermiş, sonrasında Sayın Gamze Taşçıer ile çalışmaya başlamıştır. Yerel seçimlerin ardından ise bu görevinden de ayrıldığını sonradan öğrenmiş bulunmaktayım.
3- 2018 yılından bu yana düğünü ve bazı parti programları dışında herhangi bir iletişimim söz konusu değildir. Baz ve HTS kayıtları da bu gerçeği açık biçimde ortaya koyacaktır. Buna rağmen, böyle bir kişi üzerinden partide para teslimi yapıldığı yönündeki iddianın, yalnızca bir yalan değil; açık bir iftira ve gerçekle bağdaşmayan bir kurgu olduğu artık net biçimde ortaya çıkmıştır.
O eşgale uymuyor...
4- İftirada, görüştüğü kişinin yaklaşık 1.75 boylarında, gözlüksüz, sakalsız ve siyah saçlı bir erkek olduğunu belirtmiştir. Sabah gazetesinin bu karalama haberinde bahsedilen Emre Caner, 1.90 boyunda ve gözlüklüdür. Kendi çaresizliklerini yalanlarını, eşgale bile uymayan gencecik bir insanın üzerine yıkmaya çalışmaktadırlar.
5- İlk olarak Manisa üzerinden kurgulanan senaryo tutmayınca yön değiştirmiş ve Gökhan Böcek’e bana para verdiği yönünde ifade dayatılmış, baz ve HTS kayıtları tutmayınca bu kez “benim selamımla başkasına verildiği” şeklinde kurgu değiştirilmiştir.
Tarih ve somut detay içermeyen ifadeler, sonradan yapılan eklemelerle gerçeğe uygunmuş gibi gösterilmeye çalışılmış; nihayetinde ise uydurulan eşgale uygun bir isim aranarak iftiraların hedefi Emre Caner hâline getirilmiştir'' hatırlatmasında bulundu.
Savcılara açık çağrı...
''Üstelik ortaya atılan eşgalin Emre Caner ile herhangi bir benzerliği de bulunmamaktadır'' diyen veli Ağbaba,
''Kamuoyuna ve soruşturmayı yürüten savcılara buradan bir kez daha sesleniyorum:
Gökhan Böcek tarafından böyle bir para verilmemiştir, partimiz tarafından böyle bir para alınmamıştır, Emre Caner de böyle bir şeye aracılık etmemiştir.
Anayasa ve ceza mevzuatına göre işkence suçu, işkence ve baskıyla alınan ifadeler de delil niteliği taşımamaktadır. İşkence suçunda zamanaşımı da bulunmamaktadır.
Hukuk önünde hesap soracağız...
Bu şekilde insanları özel yaşamları ile tehdit ederek ifade alan ve hem bizim hem de partimiz üzerinde algı yaratmaya çalışanlar er ya da geç hukuk önünde hesap verecektir.
Bu asılsız iftiraları hiçbir somut delil olmaksızın manşetlerine taşıyan Sabah gazetesi başta olmak üzere, kişilik haklarını hedef alan bu organize karalama kampanyasına iştirak eden herkes hakkında gerekli hukuki ve cezai süreçler başlatılarak, suç duyurularında bulunulacaktır'' mesajı verdi.




