Son Mühür / Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) yaşanan mutlak butlan sürecinin ardından genel başkanlık görevinden alınan Özgür Özel’in Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yaptığı grup toplantısındaki vedası ve ‘Yeni Parti’ kurulacağını işaret etmesinin ardından başlayan istifa dalgasına her geçen dakika yenileri ekleniyor. Son olarak, Diyarbakır CHP İl ve ile yönetimi, görev ve parti üyeliklerinin istifa ettiklerini açıkladı. Diyarbakır Bağlar İlçe Başkanlığı’nda toplu istifaları duyuran CHP Diyarbakır İl Sekreteri Recep Yavuz, “Türkiye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiği bu günlerde; yıllardır emek verdiğimiz, neferlik etmekten onur duyduğumuz Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında gelinen nokta, bizler için sabır sınırını aşmış ve ilkesel bir yol ayrımını kaçınılmaz kılmıştır” dedi.
“Dayatmacı tutumu kabul etmiyoruz”

“Cumhuriyet Halk Partisi, bir avuç bürokratın ya da dar bir kadronun şahsi ikbal kapısı değil; Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu, milletin öz malı olan bir cumhuriyet çınarıdır” sözleriyle başlayan açıklamada Yavuz, “Ancak bugün parti yönetimi ve özellikle Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleri; örgütün sesine kulaklarını tamamen tıkamış, halkın ve tabanın iradesini yok sayan vesayetçi bir anlayışı egemen kılmıştır. Özellikle bölgemizin ve ülkemizin en hayati meselesi olan Kürt sorununa samimi, cesur ve kalıcı çözümler üretmekten kaçınan; halkın demokratik katılım taleplerini ve sivil toplumun sesini yok sayan bu anlayış, partiyi bölge insanının ve tabanın umudu olmaktan tamamen çıkarmıştır. Genel Merkez koridorlarına sıkışmış, sahanın ve yerelin gerçeklerinden kopuk bu MYK anlayışı; partiyi dar bir vizyonun ve koltuk hesaplarının esiri haline getirmiştir. Örgütlerin alın terini hiçe sayan, antidemokratik kararlarla yerel dinamikleri ezmeye çalışan ve halkın değişim talebini bastıran bu dayatmacı tutumu kabul etmiyoruz! Kimse örgütün emeğini kendi koltuk sevdasına payanda yapamaz” ifadelerini kullandı.
“Eserlerine bakıp kına yaksınlar”
CHP’de şu anda mevcutta bulunan Genel Merkez yönetiminin sahadaki kopuşu küçümsediğini ifade eden İl Sekreteri Yavuz, “"İstifa edenlerin oranı yüzde10'u bile bulmuyor" şeklindeki gerçek dışı ve masa başı beyanlarına da en somut cevabı yine örgütün kendisi vermiştir. İstifaları halı altına süpürmeye çalışanlara duyurulur: Sadece bugün, Diyarbakır’da 685 parti üyemiz, CHP üye kimlik kartlarını teslim ederek istifalarını açıkça beyan etmiştir. Sahadaki bu irade, masa başı rakam oyunlarınızı ve inkârcı yaklaşımınızı boşa çıkarmıştır. Buradan Ankara'da koltuklarında rahat oturan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na ve MYK üyelerine açıkça sesleniyoruz: Eserinizle gurur duyun! Yıllardır gece gündüz, yağmur çamur demeden sahada basmadık yer bırakmayan, partiyi sırtlayan cefakâr parti emekçileri birer birer istifa ediyor. Örgütü yok sayarak partiyi adım adım dağıttınız, tüm umutları tükettiniz. İşte bu yüzden, kına yakma meraklısı Genel Başkana ve MYK üyelerine bugün kargoyla birer paket kına gönderiyoruz; otursunlar, eserlerine bakıp kına yaksınlar! Bizler bu kıyımın, basiretsizliğin ve emeğe saygısızlığın ne suç ortağı ne de seyircisi olacağız. Sivil toplumun, demokratik katılımın ve yerel iradenin hiçe sayıldığı bu yozlaşmış yönetim anlayışının ortak günahını taşımayı reddediyoruz” ifadelerini kullandı.

İstifa edenleri tek tek duyurdu
Yavuz, istifa eden isimleri de şu sözlerle duyurdu:
“Bu amansız ilkesizlik karşısında;
Şaban Kocakaya -İl başkan vekili
Recep Yavuz – CHP İl Sekreteri
Muharrem Kargı – CHP İl Başkan Yardımcısı
Şeyhmus Tamaç – CHP İl Başkan Yardımcısı
Tamer Okan – CHP Milletvekili A. Adayı
Çiğdem Özturan Kurt – Bağlar İlçe Başkanı
Seyit Akdağ – Çüngüş İlçe Başkanı
Karamehmet Karamehmetoğlu – Çermik İlçe Başkanı
Mehrem Yıldız – Çınar İlçe Başkanı
Ve Tüm İlçe Yönetimlerimiz ile birlikte,
CHP’deki tüm görevlerimizden ve parti üyeliğimizden istifa ettiğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz.”
“Radikal bir başkaldırıdır”
Son olarak, “Boyun eğmiyoruz” çıkışında da bulunan Yavuz, “Bu istifa bir geri çekilme değil; MYK'nın vesayetçi anlayışına, antidemokratik dayatmalarına ve halkın iradesini yok sayan inkârcı söylemlerine karşı verilmiş radikal bir başkaldırıdır. Bizim pusulamız Ankara’daki kapalı kapılar değil; halkımızın, kentimizin ve sokakların sesidir. Adalet, demokrasi ve özgürlük mücadelemizi; ikbal peşinde koşanların değil, halkın tam yanında durarak sürdürmeye kararlıyız. Bugüne kadar yanımızda duran tüm fedakâr yol arkadaşlarımıza ve hemşehrilerimize teşekkür ediyor; bu dik duruşun halkımıza olan namus borcumuz olduğunu vurguluyoruz” diye konuştu.





