Son Mühür / Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Adalet Politikaları Kurulu Başkanı ve Galatasaray Üniversitesi Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, Türkiye'de giderek derinleşen "yargının siyasallaşması" tartışmalarına ve iktidarın yargı üzerindeki hegemonyasına yönelik dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu. Yargı mekanizmasının tamamen siyasal irade tarafından şekillendirildiğini ve hakimlerin coğrafi güvenceden yoksun bırakıldığını ileri süren Prof. Dr. Boyunsuz, liyakat odaklı köklü bir arınma sürecine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Adalete olan güveni yeniden tesis etmek adına tüm hazırlıklarının tamamlandığını ilan eden Prof. Dr. Boyunsuz, "Reçetelerimiz hazır, iktidara geldiğimizde bu ilaçları uygulamaya başlayacağız" mesajı verdi.
“Ön koşul yargının temiz insanlardan oluşması”
Siyaset içinde çokça eleştirilere neden olan ‘yargının siyasallaşması’ tartışmalarını yorumlayan Prof. Dr. Boyunsuz, “Bugün yaşadığımız yargının siyasallaşması süreci aslında kurumsal sebeplerden kaynaklanıyor. Hakimlerin tayin işlerinden sorumlu olan HSK cumhurbaşkanlığı tarafından tayin ediliyor, 6 üyesinden biri Adalet Bakanı, yardımcısı ise müsteşar. Baktığınız zaman yargı tamamen siyasal irade ile şekilleniyor. Ne yazık ki bizim hakimlerimizin kürsü güvencesi AK Parti iktidarı tarafından çok zedelendi. Bugün Balıkesir’de görev yapan bir hakim acele bir kararname ile kendini bir anda Kahramanmaraş’ta bulabiliyor, yani coğrafi güvenceleri yok. Siyasi otoritenin yargının üzerinden elini çekmesi gerekiyor. Yargının kendi içinde yürütmeden bağımsız kalabilmesi için çok gerekli aynı zamanda kendi içinde suça karışmış olan hakim ve savcıların da HSK tespiti ile oralardan çıkarılmaları gerekiyor. Bugün de böyle tek tük haberler duyuyoruz, daha yeni bir soruşturmayı duyduk. Bunlar tesadüfen ortaya çıkan konular değildir, güveni sağlayabilmenin ön koşulu yargının temiz insanlardan oluşmasıdır” dedi.
Yargı güveni için net yanıt: Reçetelerimiz hazır!

“İkinci mesele ise hakimlerin liyakatli olmasıdır, burada da ne yazık ki çok sorunlar var” sözleriyle devam eden Prof. Dr. Boyunsuz, “Biz bir yandan yargıda liyakatsiz kişilerin doğru karar vermesi doğru değil, orada bir arınma olması gerekiyor ancak bir yandan da liyakatin komple olması gerekiyor. Bu noktada bizim ihtisaslaşmış yargıçlara ihtiyacımız var. Bir konuyu bir yargıç ne kadar iyi bilirse o kadar hızlı karar verir. Tekraren belirteyim suça bulaşmış olanları içlerinden ayıklayıp çıkartmayı planlıyoruz. Yargı içinde yine bilirkişilerin durumları gibi konulara da özel çalışmalar yapıyoruz. Burada yargıya güveni tesis etmek için ne yapılması gerektiği üzerine çalıştık, reçetelerimiz hazır. İktidara geldiğimizde ilaçları reçete etmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.
“AK Parti’nin yazılmamış kuralları var”
Türkiye’de hukukun siyasetten bağımsız olması gerektiğinin de altını çizen Prof. Dr. Boyunsuz, “Bugün insanlar gerçekten hukuk bunu mu söylüyor yoksa birileri bu sürece müdahil mi oldu endişeni taşıyor artık vatandaşlarımız. Hakikaten yargıya güveni tesis etmek için bu tür avukatlıktan gelen hakimlerin hala bürolar aracılığıyla birtakım dosyalar aldığı dedikoduları dönüyor, bizim bunları şiddetli bir şekilde soruşturmamız gerekiyor. Kontrol ve denetim mekanizmalarının kuvvetli olması gerekiyor. Böyle siyaset dışı kurumsal mekanizmaların tesis edilmesi gerekiyor. Bir yönü de herkes yargı önünde eşit değil diye düşünüyor insanlar haklı olarak. AK Parti ile ilgili olan kişiler hukukun üstüne çıkıyor onlara hukuk işlemiyor senelerce suç işleme özgürlüğüne sahip oluyor, cezalar verilmiyor yaptırım olmuyor. Adaletin gözlerinin kapalı olması gerekiyorsa, hukukun işleyecek mekanizmalarının olması gerekiyor. Bu bağların kopması kamudaki önemli koltuklara sadece liyakatle geliniyor olması gerekiyor. Bu bakımdan çok büyük sorunlarımız var hem bağımsızlıkta hem liyakatte hem de kanun önünde eşit olmamakta. AK Parti’nin yazılmamış kuralları var, en başta cumhurbaşkanını olduğu bir piramit var en başta o sadakat grubunun içinde olması gerekiyor. Bizim bu düzeni değiştirmemiz gerekiyor. Hak edenin hak ettiğini aldığı bir düzen yaratmamız gerekiyor” mesajı verdi.
“Hukukun işlememesinden kaynaklı”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik operasyon süreçlerini de değerlendiren Prof. Dr. Boyunsuz, şu ifadeleri kullandı: “Yargı siyasallaşmış değilse temel anayasal hakların uygulanıyor olması gerekiyor. Muhalif olduğu için Selahattin Demirtaş’tan, Can Atalay’a, gezi hükümlülerinden kimse anayasa haklarını kullanamıyorlar. Daha yeni TELE 1’e amiyane tabirle ‘çöktüler’ şimdi normal hukuki bir süreçte sadece itirafçı tehdit alan husumetli kişiler tarafından seçilmez. HTS kaydı da tek başına delil olmaz. Özellikle mali suçlarda paranın nereden gelip, nereden gittiğini iyi ortaya koymak gerekiyor. Avukatlar iddiaların çoğunu çürüttü. Hakimler hiçbir gerekçe göstermeden tutukluluğun devamını istiyor burada hukuk yok. Bizim bu davalara siyasal deme nedenimiz arkadaşlarımızın yargılandığından kaynaklı değil, hukukun işlememesinden kaynaklıdır.”
“Bütün yargıçların görev yeri değişti”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin tutuklu başkanı Ekrem İmamoğlu’nun diploma iptali süreciyle ilgili Danıştay’ı işaret eden Prof. Dr. Boyunsuz, 1987’deki birleştirme kararına işaret etti. Prof. Dr. Boyunsuz, “Bu bütün alt mahkemelerin uyması gereken bir karardır. 35 yıl sonra kimsenin Ekrem İmamoğlu’nun diplomasına bakamazsın artık geçmiş ve bitmiş bu olay. Buradan İmamoğlu’na yapılan şey hukuka aykırıydı anlamı çıkmasın baktığınız zaman bu yatay geçiş işlemine o gün ki yönetmeliğe uygun olduğunu görüyorsunuz. O dönem zaten denklik kavramı yok. Kıbrıs’a nefes aldırmak için oralarda okullar açılmış ve dolayısıyla daha henüz kontenjan kavramı gibi bir durum yok. Tamamen o gün ki hukuka uygun olarak gerçekleştirilmiş bir işlemdir. Verilen karar fevkalade yanlıştır. Her şeye rağmen ben idare mahkemesinin davayı iptal edeceğine çok emindim. Üzerinden çok kısa bir süre geçti ve bütün yargıçların görev yeri değişti. Böyle bir yerde adalet söz konusu olabilir mi? Buna kim inanır. Ben yine de en azından Danıştay’ın kendi aldığı kararlara uymasını bekliyorum” dedi.
“Helalliklerin alınması gerekiyor”
Son olarak terörsüz Türkiye sürecine yönelik “Terörün bitişinde, terör örgütlerinin tasfiye süreçlerinde bu tür üstü örtülü af kanunları gündeme gelebiliyor. Ancak bunun kamu vicdanını zedelemeyecek bir şekilde olması gerekiyor” mesajı veren Prof. Dr. Boyunsuz, “Yurt dışında bulunmakta olan PKK üyelerinin Türkiye’ye gelişinin önünü açacaksınız, ikincisi de hali hazırda cezasını çekmekte olan örgüt üyeleri ile ilgili bir infaz düzenlemesi düşünülüyor. Özellikle terörle mücadele eden askerlerin ailelerinin, canı yanmış olan insanların helalliklerinin alınması gerekiyor. Aksi taktirde bir dönem daha görevde kalmak için bu ülkenin evlatlarına acı çektirenlerin salınması kabul edilemez. Ülke olarak ileri bakabilmemiz için karşılıklı olarak güven sorununun aşılması gerekiyor bu da açıklıkla ve şeffaflıkla mümkündür” diye konuştu.





