Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun kesin ihraç talebiyle Parti Meclisi'ne sevk kararının ardından 9 Aralık 2025 tarihinde partisinden istifa etmişti. Ardından AK Parti'ye katıldığını açıklayan Çakır'ın rozetini, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan takmıştı. Çakır AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, "İki başkomutan var; biri Gazi Mustafa Kemal Paşa biri de Türkiye Cumhuriyeti'nin başkomutanı Recep Tayyip Erdoğan." ifadelerini kullanmıştı.
Çakır'ın CHP'den AK Parti'ye geçişinin yankıları sürerken, bir açıklama da Bülent Arınç'tan geldi.
"Son derece yadırgadım!"
Çakır'ın tavırlarına değinen Arınç, "Bir milletvekilinin son grup toplantımızda partimize katılışı akabinde yaptığı konuşma ve tavırlarını son derece yadırgadım; kendi adıma da mahcup oldum. Eskiler bu gibi durumlar için tabasbus kelimesini kullanırlar. Cemil Meriç’in bu konuda çok güzel bir sözü vardır. “Hiçbir lütuf, zilletli bir tabasbusa değmez.” Günümüz için daha anlaşılabilir bir hale getirmek gerekirse, insan onuru ve şahsiyeti her türlü maddi ve manevi çıkardan üstündür, diyebiliriz." ifadelerini kullandı.
"Siyasetin derecesini düşürüyor!"
Kendi meclis başkanlığı dönem üzerinden açıklamalarda da bulunan Arınç, "Bu gibi hareketler maalesef başkaları tarafından da zaman zaman tekrarlanıyor ve bunlar siyasetin derecesini düşürüyor. Millet gözünde de siyasetçinin itibarını yerle bir ediyor. Bendeniz meclis başkanı olduğumda güvenilir kurumlar anketinde TBMM yedinci sırada gelmekteydi. Yaptığımız çalışmalar ve ortaya koyduğumuz duruş ile bunu daha yukarılara taşıdık. Meclisin itibarı, milletvekillerinin itibarıdır; milletvekillerinin itibarı da siyaset kurumunun itibarıdır. Bunu düşürmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Hamdolsun biz ilk on yılımızda meclisimize ve siyasetçiye büyük bir itibar kazandırdık. Söz konusu davranışlar bizim daha da geriye gidebileceğimizi ve niteliksiz insanlar marifetiyle siyaset kurumunun seviye kaybedebileceğini gösteriyor. Bütün milletvekillerinden bu gibi davranışlardan kaçınmalarını rica ediyorum." dedi.
"Milletvekili transferlerine bakış açım şudur!"
"Milletvekili transferlerine bakış açım şudur. Birincisi bu isimlerin kendi seçmenlerine karşı bir borcu vardır. Bu borcu ödemeleri lazım. Kaldı ki aynı zamanda ortada bir kul hakkı da vardır. Öncelikle seçmenleri ile helalleşmeleri gerekmektedir. İkincisi de katıldıkları partide eski alışkanlıklarını bırakıp halka ve partisine nitelik itibariyle yararlı olabilecek işler yapması gereklidir."





