Göztepe – Fenerbahçe bütçeleri üzerinden Süper Lig gerçeği.
Süper Lig’e “lig” diyoruz ama gerçekte aynı sahada oynayan iki ayrı ekonomik evrenden söz ediyoruz.
Bir tarafta milyarlarla ifade edilen bütçeler, öbür tarafta ayakta kalma mücadelesi veren kulüpler…

Bugün bu farkı iki isim üzerinden konuşalım:
Göztepe - Fenerbahçe

*

Rakamlar konuşsun

Türkiye Futbol Federasyonu’nun belirlediği harcama limitleri bile tek başına tabloyu anlatmaya yetiyor:
• Fenerbahçe: Yaklaşık 6 milyar TL
• Göztepe: Yaklaşık 1 milyar TL

Arada 6 kata yakın bir fark var.
Bu, “daha iyi kadro” meselesi değil; bu, başka bir lig oynama meselesi.

Bir de futbolcu maaşlarına bakalım:
• Fenerbahçe: Yıllık 100 milyon Euro’nun üzerinde
• Göztepe: Yaklaşık 8–9 milyon Euro

Yani Fenerbahçe, bir sezonda, Göztepe’nin 10–12 yılda harcayacağı futbolcu maaşını ödüyor.

*

Sahada eşitlik, kasada adaletsizlik

Peki sonra ne oluyor?
Hafta sonu geliyor…
İki takım aynı sahaya çıkıyor.
Aynı hakem, aynı VAR, aynı kurallar…
Ama biri özel jetle, diğeri otobüsle gelmiş.
Biri yıldız transfer yapamazsa kriz,
diğeri bir genç oyuncu tutarsa “başarı hikayesi.
Sonra da soruyoruz:
“Niye şampiyonluk yarışı hep aynı takımlar arasında?”

Cevap sahada değil.
Cevap bütçede.

Dedik ya; bütçelerde 6 kat fark var.
Fenerbahçe’nin bir yılda ödediği futbolcu maaşı,
Göztepe için 12 yıllık futbolcu maaşına eşit.

Ve bütün bunlara, hakemlerin koruyup kolladığı düzenin gölgesi de eklenmişken…

İzmir’in takımı Göztepe, İstanbul’da söke söke bir puanı alıp dönüyor.
Hatta galibiyeti kaçırdığına hayıflanıyor.

Dahası…
Bu bütçe farkına rağmen ligde tablo ortada; Fenerbahçe: 43 puan ile ikinci sırada, Göztepe 36 puan ile dördüncü sırada.

Bu tablo tesadüf değil.
Bu, aklın, emeğin ve inancın tablosu.

*
GÖZTEPE’NİN MÜCADELESİ

Göztepe’nin mücadelesi, Fenerbahçe’yi yenmekten çok daha fazlası. Bu, sisteme karşı ayakta kalma mücadelesi.
• Altyapıyla direnmek
• Akıllı transferle tutunmak
• Borca batmadan ligde kalmak

Geçmişte her sezon “kümede kalmak” hedefiyle başlayıp,
tribünde “şampiyonluk” hayali kuran, Avrupa yolunu zorlayan bir şehirle yürümek…

Teknik adamından futbolcusuna,
vefalı taraftarından yönetimine kadar Göztepe camiasının tamamı alkışı hak ediyor.

Bu kolay bir hikaye değil.
Ama gerçek bir hikaye.
Birliğin, başarının ve bir kentin hikayesi.

*

Asıl soru şu

Bu lig gerçekten rekabetçi mi?
Yoksa her sezon başında sonucunu aşağı yukarı bildiğimiz
bir senaryoyu mu izliyoruz?

Eğer bütçe farkları bu kadar açıksa…
Eğer büyükler her yıl daha da büyürken, diğerleri hayatta kalma mücadelesi veriyorsa…

O zaman mesele futbol değil,
ekonomik adalet meselesidir.

*

Son söz

Fenerbahçe’nin bütçesiyle şampiyonluk kovalamak elbette başarıdır.
Ama Göztepe’nin o bütçeyle ligde kalması, yetmeyip Avrupa hedefini önüne koyması, en az o kadar büyük bir başarıdır.

Ve belki de bu yüzden
bazı galibiyetler tabelada değil,
onur hanesinde yazılır.

Göztepe, bu onurlu mücadelesini
taraftarının içeride, dışarıda verdiği büyük destekle sürdürüyor.

Yazıyı, Göztepe’nin fanatik taraftarı,
Emekli Tekel Bölge Müdürü Niyazi Şehitlioğlu abimin sözüyle bitirelim:

“Yürü be Göztepe!”