Son Mühür / Yağmur Daştan – Atakan Başpehlivan- İzmir Büyükşehir Belediyesi temmuz ayı meclis birleşiminde kooperatif süreci ve tutuklu yargılanmalarla ilgili tartışmalar bir kez daha gündeme geldi. AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca’nın, “Örnekköy’deki soruşturmalar devam ediyor. Benim aklıma şu geldi; siz göreve geldikten sonra İZBETON ile ilgili teftiş kurulunu harekete geçirerek bir iç denetim raporu hazırlattınız. Sonrasında da bunu İçişleri Bakanlığı ile paylaştınız. Bundan sonraki süreçte diğer şirketlerle ilgili herhangi bir şekilde iç denetim mekanizmasını harekete geçirdiniz mi?” sorusu üzerine İzBB Başkanı Cemil Tugay dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu.
“Görevim ne gerektiriyorsa yaptım”
“Bizim bir iç denetim birimimiz var, onlar tüm birimleri denetler” sözleriyle açıklamalarına başlayan Başkan Tugay, “Bu normal biri süreçtir. Bu sadece İzBB’de benim dönemimde olan şeyler değil. Benden önce de Tunç Soyer’in yaptırdığı denetimler var. Ondan önce de Aziz Kocaoğlu’nun yaptırdığı denetimler var. Biz işimizi yapıyoruz. Bunlar herhangi bir kamu kurumunun normal yürüttüğü süreçler. Bunların bir kasıtla yapılmış gibi anlatılması ayıptır, iftiradır, yalandır. Belediyenin sorumluluğunu aldım, halkımıza karşı sorumluluğum var. Bunun gereği olarak dün de görevim gereği ne gerekiyorsa yaptım, yarın da yaparım” dedi.
“Kimseyi suçlayan bir sürece girmedik”
Bu noktada hala bazı kişilerin birtakım yanlış ifadelerde ısrar ettiğinin altını çizen Başkan Tugay, “Geçen dönemki tutuklamalarla ilgili bizim dahilimiz yok. Üzerimize adeta yapıştırılmış bir şeye dönüştü. Bugün yargılanan kişilerin tamamı kooperatiflerle ilgili davadan dolayı yargılanmakta ve tutuklular. İzmir Büyükşehir olarak biz herhangi bir incelemede bulunmadık, suç duyurusunda bulunmadık. Göreve geldikten bir ay sonra İçişleri bakanlığı baş müfettişi denetim için Büyükşehir’e geldi. Onun sözlü ve yazılı bildiriminde bazı usulsüzlükler gördüğünü ve üst makamlara bildireceğini söyledi ve rapor hazırlandı. Biz kimseyi suçlayan bir sürece girmedik. Biz sayıştayın önerdiği şeyi yapmak durumundaydık. Kamu kurumu olarak bu anlaşmalarda bazı usulsüzlükler olduğu, sözleşmelerin bir daha gözden geçirilmesiydi. O yüzden sözleşmeler askıya alındı, görüşmeler yapıldı ve konu mahkemeye gitti ve değerlendirildi. Biz bu konuda denetleyici makamların istediği şekilde üzerimize düşeni yapmaya çalıştık. Bunlar halledildi, aşıldı. Bizim tek söylediğimiz şudur: Bir an önce bu inşaatların bitirilmesini sağlamak ve vatandaşın mağduriyetinin bitmesini sağlamak” ifadelerini kullandı.
“Her şeyden önce İzmir’e karşı sorumluyuz”
“Savcı yargıç değiliz. Kimseyi suçlama hakkına sahip değiliz. Sadece işimizi yapmaya çalışan insanlarız, bu şekilde devam edecek” sözleriyle devam eden Tugay, “Birçok denetim yaptığını söyleyebilirim. Ancak bunların süreçleriyle ilgili bazen kendi teftişimiz içinde sorumluların gereken cezaları almaları için böyle bir süreç yürüyor. Bunu maneviyat içinde ilgili kurumlarla paylaşarak yapmak lazım. Hassasiyetimiz olan konularda herhangi bir yanlış gördüğümüzde üzerine gidiyoruz. Zaman zaman bana sahadan bildirimler de geliyor. Onların da derhal incelenmesi için ilgili birime gönderiyorum. Hepsinden bana ilgili birimlerden rapor geliyor, gereği yapılıyor. Biz her şeyden önce İzmirlilere, milletimize karşı sorumluyuz. Bu sadece hukuki değil insani de bir sorundur. Ben bu sorumluluğu reddetmiyorum. Arkadaşların büyük çoğunluğunun temiz, şaibe olmadan işini yaptığına inanın. Bazı arkadaşların kurallarına uymayan davranışı olabiliyor, büyütülecek bir şey yok. Ancak sorunlu arkadaşlarımıza gereğini yapıyoruz. Uzun bir liste çıkabilir ama mahkemeye gidecek bir şey yok” diye konuştu.




