Son Mühür / Yağmur Daştan - İzmir’in Aliağa ilçesinde çevre kirliliği, işçi ve halk sağlığı tartışmalarıyla sık sık gündeme gelen gemi söküm bölgesiyle ilgili resmi süreç devam ediyor. Gemi Geri Dönüşüm Sanayicileri Derneği’nce yapılması planlanan ve tesisleri deniz yönünde büyütecek 95 milyonluk "Gemi Söküm ve Gemi Geri Dönüşümü Faaliyeti Alan Artışı" projesi için yeni bir duyuru yapıldı. İzmir Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi’nin (ÇED) resmen başladığını duyurarak bölge halkının bilgilendirmesi amacıyla halkın katılımı toplantısının yapılacağı tarihi ilan etti.

Yapılan açıklamaya göre; Atatürk Mahallesi Arapçiftliği Mevkii’nde yer alan 58,85 hektarlık alanı kapsayan proje için hazırlanan başvuru dosyası, Bakanlığa sunularak ÇED Yönetmeliği’nin 8’inci maddesi uyarınca inceleme kapsamına alındı. Halkın projeye görüş, öneri ve itirazlarının dile getirilmesine amaçlayan halkın bilgilendirilmesi ve sürece katılım toplantısı, 23 Haziran’da saat 11.00’de yapılacak. Kültür Mahallesi Lozan Caddesi üzerinde bulunan Aliağa Belediyesi Konferans Salonu ile salonu önü ve bahçesinde düzenlenecek toplantıya yöre halkı ve sivil toplum kuruluşları da katılacak.

Aliaga Gemi Sokum Genisletme 4

“Kapasite artırımına kılıf…”

Deniz tarafındaki dolgu alanlarının tesislere dahil edilmesini öngören 95,7 milyon liralık bu genişleme hamlesi, bölgedeki ekolojik denge tartışmalarını yeniden alevlendirmiş durumda. Proje dosyasında, mevcut söküm kapasitesinde bir artış yapılmayacağı, yeni kazanılacak alanların sadece kontamine olmamış metal atıklar, halat gibi donanımlar ve araç parkı için geçici bekletme alanı olarak kullanılacağı taahhüt edilse de çevre örgütleri gelişmeleri yakından takip ederken söz konusu projeyle ilgili EGEÇEP Yürütme Kurulu üyesi ve Çevre Avukatı Arif Ali Cangı, değerlendirmelerde bulundu. Sürecin "EGEÇEP'in de içinde yer aldığı Türkiye Gemi Geri Dönüşüm Koordinasyonu'nda yoğun şekilde incelendiğinin altını çizerek açıklamalarına başlayan Cangı, “Söz konusu projenin ÇED sürecinde bazı sıkıntılar var. Kapasite artırımı denilen şey, gerçekleşen bir şey. Gerçekleşen kapasite artırımına kılıf uydurmaya çalışıyorlar” dedi.

Arif Ali Cangı

“Proje sahibi olarak gösterilemez”

Aynı zamanda proje sahibinin GEMİSANDER olarak görüldüğünü hatırlatan Cangı, “Bu durum mevzuata aykırı. Proje sahibinin o projeyi işletenlerin "gerçek veya tüzel kişi" olması gerekiyor. Oysa GEMİSANDER bir dernek. Kapasite artırımı eğer ki bir dernek üzerinden gerçekleştirilecekse derneğin ticari bir şirket kurmuş olması gerekiyor. Bu açıdan bakıldığında başka bir yere tanınmayan hukuki statü GEMİSANDER’e tanınmış. Bu hukuka aykırı. Her biri ayrı çevresel etkisi olan tesisler, orada her bir alanın ayrı ayrı sahibi var. GEMİSANDER bir yerin sahibi değil; oradaki işletmecilerin kurduğu bir dernek. O yüzden proje sahibi olarak gösterilemez” ifadelerini kullandı.

Aliağa Ülkü Ocakları’ndan orman yangınlarına karşı eğitim hamlesi!
Aliağa Ülkü Ocakları’ndan orman yangınlarına karşı eğitim hamlesi!
İçeriği Görüntüle

Aliaga Gemi Sokum Genisletme 3

“AB’ye karşı göz boyama…”

“Nedense her projenin ayrı sahibi olsa da sanki tek bir yapıymış gibi total bir değerlendirme yapılıyor” sözleriyle devam eden Cangı, şunları aktardı: “Kümülatif etki bakımından total değerlendirme önemli ama bunun için başvuru ve sürecin hukuka uygun olması gerekir. Bu yönüyle Avrupa Birliği’nden yeni lisans alınmaması hamlelerine karşı ‘ÇED olumlu kararı aldık’ şeklinde bir göz boyama şeklinde yorumluyorum. ÇED raporu henüz yok, proje tanıtımına ilişkin hazırlanan çalışmanın yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi ayrı bir konu.”

Aliaga Gemi Sokum Genisletme 2

“Emekçiler ciddi sağlık tehdidi altında”

Projenin deniz yönünde genişlemesi üzerine de görüşlerini paylaşan Cangı, “Gemi söküm tesislerinin başlıca kirlettikleri yerler deniz alanları; ayrıca kara ve hava kirliliği de söz konusu. İzBB’nin hazırlatmış olduğu raporda açık ve net şekilde gemi söküm tesislerinin bölgenin su, hava ve toprağına yönelik tehditleri ortaya çıkıyor. Buna karşın alanın genişletilmesi kirliliği artıracaktır. Şu anda gemiler baştankara ya da kıçtankara doğrudan doğruya kıyıya yanaştırılıp sökülüyor. Avrupa’da bu iş böyle olmuyor. Kapalı havuzlarda söküm yapılıyor. Bizde kirlilik doğrudan doğruya denize ve toprağa karışıyor. Bunların tamamen temizlenmesi mümkün değil. O nedenle Aliağa’daki gemi söküm yönteminin tamamen değişmesi gerekiyor. Her bir geminin kapalı havuzlarda sökülecek şekilde bölgede tamamen yeni bir yapılaşma sürecine gidilmesine gerekiyor. Aksi halde çevre kirliliğini asla önleyemezsiniz. O yüzden şu anda bu projenin tartışılması dahi trajikomik. Sadece çevre kirliliği de değil gemilerde çalışan emekçilerin, çalışanların iş güvenliği ve sağlığı açısından da şu anki yöntem ciddi tehdit oluşturuyor. O bölgede yaşayan emekçiler ciddi sağlık ve iş güvenliği tehdidi altında” diye konuştu.

Muhabir: Yağmur Daştan