Son Mühür / Erkan Doğan - İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Hakan Yıldız, belediyeden Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçen Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Tepecikteki Gasilhane binası ile ilgili sürecin detaylarını Son Mühür’e anlattı.
Tunç Başkan döneminde Meslek Fabrikası’nı İstanbullu Vakfa devrederken o gün Atatürk’e ait Bakanlar Kurulu kararı yok muydu?
İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Parti Grup Başkan Vekili Hakan Yıldız, uzun zamandır kent gündemini meşgül eden İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanılırken, yasal düzenleme gereği Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kullanımına geçen Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve Gasilhane binası hakkındaki yürütülen süreci ve yasal çalışmaları anlattı. Son Mühür Haber Müdürleri Erkan Doğan ve Yağmur Daştan’ın Son Mühür TV’de hazırladığı programa katılan Yıldız, önemli açıklamalar yaptı.

Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait binalar hakkında yaşanan tartışmalarda, ‘Mala çökme’ gibi hiç hoş olmayan ifadelerin de gündeme geldiğini anlatan Yıldız, “Hiç hoş olmayan, bir kurumun bir kuruma yakışmayacak ifadelerle, ‘İşte mala çökme’ , ‘İzmir’in mallarını elimizden alıyorlar’ gibi ifadeler kullanan kişinin aynaya bakma gibi bir mecburiyeti var. Siz her şeyden önce bundan üç yıl önce Meslek Fabrikası’nı CHP’nin oylarıyla, meclis kararıyla İstanbul’da bir ‘Adıgüzel Vakfı’na’ devrini geçirdiniz mi geçirmediniz mi? Geçirdiniz. Onu geçirirken, hala CHP’nin meclis üyeliğini yapan devam eden arkadaşlar var mı var. Hatta şu an önemli görevler yapıyor şu anda bu arkadaşlarımız. Birisi, ‘Başkanımızın dediğine uyduk’ dedi. Senin hiç mi iraden yok. O gün Atatürk’e ait Bakanlar Kurulu kararı yok muydu? Vardı. O zaman dönemin belediye başkanı Tunç Bey’in önüne koysaydınız. Biz mecliste bunu dile getirdik. Yapmayın, bu gayrimenkulü buraya taşımayın. Bu vakfa vermeyin. Bu vakfın bir tane iş bitirmemiş, siz ne yapıyorsunuz?” dedik. Hatta Meslek Fabrikasında çalışan öğretmenlerimizin görevden uzaklaştırması gündeme geldi, biz gündeme getirdik. Biz o arkadaşlara yardımcı olmaya çalıştık” dedi.
Tescilli eserlere ait çalışma Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tüm Türkiye genelinde yürütülüyor
Belediyeler, diğer kamu kurumlarına ait vakıf ilişkisi olan yapıların Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geçişi ile ilgili sürecin 2008 yılında yayınlanan kanuna dayandığını ifade eden Yıldız, “Bu kanun diyor ki, “Belediyeler, Özel İdareler, kamu kuruluşlarının kullandığı tescilli eserlerin taranarak eğer bir vakıf ilişkisi varsa, yani bir vakıf sürecinden gelmişse bu ana vakfına rücü olsun, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne geri dönsün’ diye bir genel kanun. Bu kanun 81 ilde, tüm belediyelerde, Valiliklerde, özel idarelere ait mülklerde tescilli eserlerde böyle bir tarama var. Vakıflar Genel Müdürlüğü kendine ait olduğunu ispat ettiği gayrimenkullere sahip çıkıyor. Bu kanun 2008 yılında çıkmış. Sadece 2025 yılında bu kanuna bir ekleme yapılmış. O da şu, ‘Sayıştay incelemeleri ile işgalci tanımlı alanlar var’. Arkadaşlar bunu öyle bir yere taşıyorlar ki. Güldür Güldür’deki Pijamalı Şevket Hoca karakteri gibi, ‘yazarak anlattık, çizerek anlattık…’ şimdi sizin programınızda söyleyerek anlatıyorum. Mesela Kızlarağası İşhanı ortasındaki avlu. Burası bir mülkiyet alanı içerisinde bir numarataj tanımı yapacağınız, bir kira sözleşmesi tanımı yapacağınız bir yer değil. Niye? Bir çay ocağı kullanıyor. Çay ocağının bir numaratajı var. Ya da Kızlarağası Hanının duvarını bir bölümünü başka bir işletmenin kullanması gibi. Bunun gibi arafta kalan, sözleşmeye konu olamayan, mülkiyeti ile ilgili bağında problem olan yerlerde ‘işgalci’ durumuna düşüyorsunuz. Sayıştay diyor ki, ‘Sen bunlardan da bir gelir elde etmen lazım’ diyor. Bunu bağlayabilmek için senin bir kanuni düzenlemeye ihtiyacın var. Geçici 15’nci madde işte bunu düzenliyor. Yine 2025’teki kanuna şunu da ekliyorlar. Kamu ve kurum ve kuruluşlarının kurulmuş olan şirketleri de varsa, bunların da tescilli eserlerde vakıf bağı varsa, bunları da ‘vakıflara geri dönsün’ deniliyor” diye konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı ile Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasındaki o görüşmede neler yaşandı? Büyükşehir Vakıfların telefonlarına neden çıkmadı?
İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof.Dr. Pınar Okyay ile İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri arasında Gasilhane binası hakkında süren görüşmeler hakkında da bilgi veren Yıldız, şunları söyledi, “2024’te ilk Gasilhane ile vakıf bağı kuruluyor. Ve Gasilhane mülkiyeti vakıflara geçiyor. Ortada bahsettikleri Geçici 15’nci madde yok. Vakıflar Bölge Müdürlüğü Gasilhane’nin olduğu yere gidip inceleme yapıyorlar. Eşrefpaşa Hastanesi yetkilileri, ‘Biz buraya kullanabiliriz’ diyor. Vakıflar da, ‘Tapusu bizde, yandaki mülkiyet de sizde. Bir protokol yapalım. Biz buraya aşevine döndürmek istiyoruz’ diyor. Hastane yetkilileri de ‘Peki’ diyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden bir Genel Sekreter Yardımcımız bu konuda gelip Vakıflar ile bir görüşme yapıyor. ‘Olabilir’ deniyor, ‘üst yönetime iletelim’ deniyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, bir protokol arzusunda beklerken, görüşmeler kesiliyor. İlgili Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı, ilgili İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı’na ulaşmaya çalışıyor, telefon açılıyor. Randevu taleplerine geri dönüş olmuyor. Bir kurumun bir kuruma bu kadar ulaşmaya çalıştığı bu durumda, siz ulaşıma kapalı halde kalmışsınız. Cemil Beye sormak istiyorum. Sen çağırıp da kadrolarına şunu sordun mu? ‘31.12. 2024’te başımıza bir iş gelmiş. Vakıflar tescilli eserleri tarıyor. Bizim buna konu olacak başka gayrimenkulümüz var mı? Bunlara niye bakmıyorsunuz? Bir çıkarın, yarın başımıza bir konu gelmesin. Varsa da elimize belge, evrakla görüşmelere başlayın demesi gerekmez mi? Tapu geçmiş. Hastane ile Genel Sekreter Yardımcısı düzeyinde trampalar konuşulmuş, karşılıklı bir protokol gündeme gelmiş. Bunları konuşmuşsunuz. İlgili arkadaşlar, niye bir envanter taraması yapmamış”





