AK Parti eski milletvekili Şamil Tayyar'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklama kısa sürede gündem oldu. Tayyar, AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz’ın Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan tarafından tehdit edildiğini iddia etti.

Tayyar bu nedenle AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz’ın Ankara Valiliğinden koruma talep ettiğini belirtti. Olayın tüm ayrıntıları ile araştırıldığına dikkat çeken Tayyar, böyle bir durumla hayatında ilk kez karşılaştığını ifade etti.

Tayyar, meselenin parti içerisinde çözülmesi gerektiğini belirterek, koruma talebinin yaşanan gerginliğe kıyasla “çok abartılı” olduğunu ve amacını fazlasıyla aştığını ifade etti.

"Birinci derece sorumluluk vekil arkadaşımıza aittir”

Siyasi açıdan da ortaya çıkan tablonun hoş olmadığını belirten Şamil Tayyar, benzer durumların yaşanmaması konusunda milletvekillerine sorumluluk düştüğünü dile getirerek, “Böyle bir tablonun oluşmaması için birinci derece sorumluluk vekil arkadaşımıza aittir” dedi.

"Cumhurbaşkanımızın hukukunu düşünerek hareket etmek zorundalar"

Şamil Tayyar, AK Parti içerisindeki isimlerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi sorumluluğunu da dikkate alarak hareket etmesi gerektiğini belirtti. Yaşanan her olumsuzluğun siyasi bir maliyeti olduğunu vurgulayan Tayyar, “Çünkü her olumsuzluğun bir siyasi maliyeti vardır. Cumhurbaşkanımızın hukukunu düşünerek hareket etmek zorundalar. Nihai aşamada faturayı Cumhurbaşkanımız ödüyor. Biraz sağduyu,” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

AK Parti Burdur Milletvekili Adem Korkmaz ile Burdur Valisi Tülay Baydar Bilgihan arasında yaklaşık 1 yıldır devam ettiği belirtilen gerilim, son günlerde koruma talebiyle gündeme geldi. Korkmaz, Vali Bilgihan'ın kendisine yönelik "hocayı götürürüm" şeklindeki sözlerinin tehdit olarak değerlendirdiğini belirtirken, 26 Ağustos 2026'da Burdur'daki yönetim anlayışına ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Korkmaz'ın iddiasına göre yaşanan gerilimin ardından 9 Eylül 2026'da Ankara Valiliği'ne başvurarak can güvenliğinin bulunmadığı gerekçesiyle koruma talebinde bulundu.

Korkmaz'ın anlattığına göre; gerilimin önemli başlıklarından biri Burdur'daki zorunlu dijital su sayacı uygulaması. Korkmaz, Burdur'daki vatandaşlardan gelen şikayetleri Ankara'da dile getirdiğini ve konunun ardından İçişleri Bakanlığı'nın müdahil olduğunu söyledi.

Daha sonra Korkmaz, Burdur'da kendisi hakkında Vali Tülay Baydar Bilgihan'ın "Ben de hocayı götürürüm" şeklinde bir söz söylediğini duyduğunu aktarıyor. Bunun üzerine Vali Bilgihan ile görüştüğünü ve bu ifadeyi doğrudan kendisine sorduğunu söylüyor. Korkmaz'ın anlatımına göre vali de, "Evet, böyle bir şey olursa hocayı götürürüm" diyerek ifadeyi tekrarladı.

Korkmaz bu ifadenin ne anlama geldiğini yaklaşık bir yıldır düşündüğünü ve kendisini tehdit altında hissettiğini söylüyor. Ankara Valiliği'ne yaptığı başvuruda ise olayın daha ağır bir versiyonunu aktarıyor ve Bilgihan'ın kendisine " Sen bana savaş açtın, ben de yine söylüyorum, bana bir şey olursa hocayı götürürüm" dediğini öne sürdü. korkmaz, bu ifadeyi "açık, doğrudan ve ciddi bir tehdit" olarak nitelendiriyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan- Mansur Yavaş görüşmesine Özel’den açıklama: “Mansur Bey’den şüphem olmaz”
Cumhurbaşkanı Erdoğan- Mansur Yavaş görüşmesine Özel’den açıklama: “Mansur Bey’den şüphem olmaz”
İçeriği Görüntüle

Gerilim Ağustos ayında büyüdü

Bu olayın üzerine Burdur'daki kamu yönetimine ilişkin tartışma da büyüyor.

26 Ağustos 2026' da Korkmaz, Burdur'daki yönetim anlayışına ilişkin oldukça sert açıklamalar yaptı. İsim vermeden Vali Bilgihan'ı hedef alan Korkmaz; "oligarşik sistem", "kayyum", ve "halka ve siyasilere ayar çekilemez" ifadelerini kullandı.

Korkmaz aynı açıklamalarında "Bu kavgayı millet adına veririm" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Haber Merkezi