Ağrı’da yalnız yaşadığı evinde cansız bedeni bulunan 24 yaşındaki anasınıfı öğretmeni Ayşe Irmak Koparan, memleketi İzmir’de toprağa verildi. Geride bıraktığı mobbing, hakaret ve şiddet iddialarıyla tüm Türkiye'yi yasa boğan genç öğretmenin cenazesinde gözyaşları sel oldu. Ailesinin feryatları yürekleri dağladı.
Genç öğretmen henüz mesleğinin ilk yıllarındaydı.
Baba ocağında dinmeyen gözyaşı
Ağrı’daki adli tıp ve otopsi işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan cenaze, İzmir’in Torbalı ilçesine getirildi. Sultan Abdülhamit Camii’nde öğle namazını müteakip düzenlenen törende acılı baba Mustafa Ali Koparan, anne Sultan Kocabıyık ve ikiz ablalar Raziye Türen ile Rabia Bayraklı taziyeleri kabul ederken ayakta durmakta güçlük çekti.
Türk bayrağına sarılı tabutun başında uzun süre nöbet tutan yakınları, Ayşe Irmak’ın zamansız gidişine isyan etti. Cenaze namazına Torbalı Belediye Başkanı Övünç Demir, İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu, mülki amirler ve çok sayıda meslektaşı katıldı. Kılınan namazın ardından genç öğretmen, Ayrancılar Yeni Mezarlığı’nda dualarla son yolculuğuna uğurlandı.
Resmi makamlara verilen çaresiz dilekçeler
Soruşturmanın seyrini değiştiren en acı detay ise genç kadının hayatına son vermeden önce hukuk mücadelesi başlattığının ortaya çıkması oldu. Ayşe Irmak Koparan’ın, görev yaptığı Hamur ilçesindeki Soğanlıtepe İlkokulu’nda sistematik olarak psikolojik baskı, hakaret ve hatta fiziksel şiddete maruz kaldığına dair resmi makamlara defalarca şikayet dilekçesi verdiği belirlendi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, kamuoyunda infial yaratan iddiaların ardından bakanlık müfettişlerinin devreye girdiğini ve sürecin titizlikle takip edildiğini duyurdu.

Okul Müdürü görevden alındı
Olayın ardından Ağrı Valiliği de adli ve idari sürecin detaylarını içeren yazılı bir açıklama yaptı. Valilik, 7 Haziran’da gelen ihbar üzerine ekiplerin eve girdiğini ve olayın ilk olarak intihar olarak değerlendirildiğini paylaştı. Ancak iddiaların odağındaki isim olan Okul Müdürü M.İ. hakkında jet hızıyla işlem yapıldı.
Savcılıkta ifade verdikten sonra serbest bırakılan okul müdürü, idari soruşturma kapsamında okul müdürlüğü görevinden resmen alındı. Zanlı müdürün başka bir okula öğretmen olarak kaydırıldığı öğrenildi.
Adli süreç tüm yönleriyle derinleştirilirken, idealist bir öğretmenden geriye ise öğrencileriyle gülerken çekildiği fotoğraflar ve adalet aradığı o çaresiz dilekçeler kaldı.




