Bugünün yıldız tarihi…
“29 Ocak 2026 Perşembe”…
Nasıl da su gibi akıp, gidiveriyor zaman…
Ve…
Ne kadar sessiz kovalıyor birbirini…
Saatlerin yelkovanıyla akrebi…
…Ve hiç cevaplanamayan o soru:
Neden?
Takvim yaprakları nasıl da bu denli uçuşup gidiyor?
*
Derken…
Zaman Tüneli’nden uzanıveriyoruz 103 yıl öncesinin bugününe…
Takvim yaprağı...
“29 Ocak 1923”ü işaret ediyor...
Günlerden ise “Pazar”...
Aslında…
O günün…
Pazar’a denk gelmesinin özel bir nedeni var...
Gazi Mustafa Kemal Atatürk…
Ömrünün ilk ve son izdivacı için…
İzmirli Latife ile…
Hayatını birleştirmeye hazırlanıyor…
Adres…
Latife Hanım’ın babası Muammer Bey’in…
İzmir Göztepe’deki Uşakîzâde Köşkü…
*
Tartışmasız…
Dini nikahla evlendiler…
Minik törenin…
Ne başlangıcında…
Ne de sonunda tek kare fotoğraf yok!
Neden?
Geleceğiz oraya…
Önce...
Bir romanın sayfalarından alınmış olsa da…
Dönelim, nikah töreninden birkaç ay öncesine…
*
O tarihlerde herkes merak ediyordu…
Gazi Mustafa Kemal ile Latife Hanım…
Nikaha giden yolu nasıl açtılar?
Hepsinden önemlisi...
Öncelikle…
“Ha’di evlenelim...” diyerek...
Bir ömür boyu saadeti ilk kez talep eden hangisiydi?
Ama...
“Önce bir aşk sahnesi”...
Okuyacağınız satırlar…
İngiliz asker ve yazar C. Armstrong’un…
Neredeyse…
Son 100 yılda milyon kez basılmış romanından…
Ve okuyanların aklından çıkmayan satırlarından...
*
Mekan…
İzmir Güzelyalı Uşakızade Köşkü…
Bir Türk düşmanı olarak tanınan…
Buna karşın…
O romanın bizzat…
Atatürk tarafından basılmasını emrettiği…
“Bozkurt”...
Ya da özgün adıyla “Grey Wolf / Gri Kurt”...
İngiliz asker ve yazar H. C. Armstrong'un...
1932 yılında yayımladığı Atatürk biyografisi...
Dikkat!
O kitap, Ulu Önder’in sağlığında yayımlanan ilk biyografisidir...
*
“Grey Wolf” kitabından…
Nikahtan yaklaşık dört ay önceki “süreci anlatan” satırlar…
Tam da…
13 Eylül 1922’deki “Büyük İzmir Yangını” gecesinde geçiyor:
Yer; yine Güzelyalı Uşakizade Köşkü…
Akşam yemeğinden sonra, Latife ile Gazi Mustafa Kemal, üst kattaki salonun verandasında yan yana durmuşlar, Kızıl İzmir'e bakıyorlar… Akşam karanlığında, kent kıpkırmızı bir kor gibi yanıyor... Bahçeden yükselen gecenin bütün o yumuşak, tatlı sesleri işitiliyor, ılık bir rüzgar güllerin ve yaseminlerin baygın kokularını taşıyor… O sayfada Atatürk, Latife'yi kendisine çekiyor ve öpüyor... Genç kadını neredeyse kucağında taşıyarak, yaverinin yatağını hazırladığı odaya getiriyor… Kız buna cevaben aniden ondan uzaklaşıyor… “Anlamıyorsunuz…” diyor ve fısıldar gibi devam ediyor: “Sizi seviyorum, ama metresiniz olamam… Evlenin benimle, o zaman sizin olacağım…” Mustafa Kemal, karşılık veriyor: “Evlilik nedir ki?; Bu çok şey değiştirir mi? Ayrıca Türkiye için yapacaklarımı bitirmeden evlenmemeye yemin etmiştim…” Genç kız, “Ben de yeminliyim” diyor ve devam ediyor: “Evlenmeden kendimi kimseye vermeyeceğim… Benim şartım bu... Ben de yeminime sizin kadar sadığım...” Erkeğin parmakları onu sarmak üzere uzanmıştı, kız mağrur öylece dikiliyordu… Büyük bir öfkeyle kendisini dışarı attı, çıkıp gitti… Sabahleyin odası boştu… Kentteki karargahına geri dönmüştü…
*
Romandaki satırlara inanan tek kişi bile olmadı tabii…
Ama…
Ustaca, gerçek gibi anlatılıyordu…
Çünkü o yazar…
Savaşta Türk ordusuna tutsak olmuştu ve yazarak…
Türkiye’den intikam alıyordu…
*
Nikaha gelince...
İzmir Göztepe'deki Uşakizade Muammer Bey'in köşkünde...
Gazi Mustafa Kemal Paşa, bir çay veriyordu...
Bu çaya İzmir'in bazı ileri gelenleri ile...
İzmir'de bulunan Mustafa Kemal Paşa'nın arkadaşları ve...
Uşakizadeler’in yakın akrabaları çağırılmıştı...
Kimsenin nikahtan haberi yoktu!..
Hatta İzmir Kadısı nikah için çağırıldığını...
Köşke geldikten sonra öğrenmişti...
Gazi Paşa “Böyle olsun” istemişti...
Zaten öyle de yapıldı...

*
Bir özel ayrıntı daha...
Yıllardır merak edilen soru şu:
Atatürk’ün…
Uşakizade Köşkü’ndeki nikahtan neden fotoğraf yok?
Çünkü…
Atatürk, “Kadın haklarını nasıl gerçekleştiririm?” diye düşünürken…
Hukuka ve yenilenmeye açılırken…
Kendi “Hoca Nikahı”nda…
Bir din adamının onları birleştirdiği anlarda…
Yarınların Türkiyesi’ni düşünürken…
Kalbinden geçse de kendi nikahında fotoğraf çektiremezdi!
Ve…
O gün kurmay başkanı Asım Gündüz'e…
Şöyle demişti:
“Bir gün gelir nikahı vali kıyar...”
*
Bitiriyoruz…
Zaten o gün…
Nikâh bazı yönleriyle dönemin adetlerine uymamıştı...
Yaygın uygulamada kadınlar dinî nikâhta yer almazken…
Latife Hanım dinî nikâhta bulunmuştu…
Ne olursa olsun…
Gazi Mustafa Kemal Atatürk…
Her zaman olduğu gibi, o gün de “rahat” değildi…
*
Atatürk ile Latife Hanım’ın…
Evlilikleri tam 1000 gün sürdü…
Boşanmış olsalar da…
Hatta...
Sonu “bedbaht” bitse de…
Hatırlatmak istedim…
O, bir benzeri olmayan nikah töreninin üstünden...
Nasıl da geçivermiş...
Koskoca “103 yıl”...
Sanki bir rüzgar gibi...
Nokta…
Sonsöz: “Hayatımda yaptığım hatalardan biri de evlenmektir... İşte görüyorsunuz, ordular yönettim, meclisler yönettim, savaşlar yaptım, kazandım; ama bir kadını yönetemiyorum… / Gazi Mustafa Kemal Atatürk…”