SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Yargıtay, boşanma davalarında kusur tespiti ve tazminat dengelerini kökten değiştirecek bir dosyayı karara bağladı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi önüne gelen dosyada, eşlerden birinin eve üçüncü bir şahsı alması üzerine açılan boşanma davasında "zina" ve "kusur" kavramlarını yeniden tanımladı.
Cinsel İlişki İspatlanamazsa "Zina" Hükmü Kurulamayacak
Yargıtay tarafından verilen kararda, bir eşin eve üçüncü bir şahsı almasının tek başına zina eylemi için yeterli olmadığına dikkat çekildi. Karara göre, şahıslar arasında cinsel bir birlikteliğin yaşandığı somut ve kesin delillerle ortaya konulamıyorsa, bu durum hukuken "zina" olarak nitelendirilemeyecek. Yargıtay, bu tür bir davranışı evlilik birliğindeki sadakat yükümlülüğünü zedeleyen bir "güven sarsıcı davranış" olarak kabul etti.
Hakaret ve Ekonomik Şiddet "Ağır Kusur" Sayıldı
Kararın en dikkat çekici bölümlerinden biri ise tazminat yükümlülüğüne esas olan kusur dağılımı oldu. Mahkeme, eve üçüncü bir şahsı alarak güven sarsıcı davranışta bulunan eşe karşı, 'Eşine yönelik ağır hakaretlerde bulunan', 'Ekonomik baskı (ekonomik şiddet) kuran tarafı olayda "ağır kusurlu" taraf olarak ilan etti.
Az Kusurlu Eşe Tazminat Yolu Açıldı
Yargıtay’ın bu içtihadı, boşanma davalarında sadece sadakat ihlalinin değil, bu ihlale verilen tepkinin sınırlarının da hukuki sonuç doğuracağını gösterdi. Verilen hükme göre, eve yabancı birini alarak güven sarsıcı davranış sergileyen eş, kendisine hakaret edilmesi ve ekonomik baskı uygulanması nedeniyle "daha az kusurlu" sayıldı. Bu tespit neticesinde, az kusurlu bulunan eşin diğer taraftan tazminat alması gerektiğine karar verildi.




