Erken emeklilik planları yapan ve prim gün sayısını doldurmaya çalışan birçok kişi, geçmişte açtıkları dükkanlar veya şirket ortaklıkları nedeniyle vergi mükellefi oldukları günleri Bağ-Kur kapsamında saydırmanın yollarını arıyor. Milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren bu mesele, en çok araştırılan sosyal güvenlik konularının başında geliyor. SGK Uzmanı Nergis Şimşek, yıllardır çözülemeyen bu karmaşık duruma dair kritik hukuki detayları ve emsal mahkeme kararlarını tek tek açıkladı. Geriye dönük Bağ-Kur tescili yapmak isteyenler için hangi yasal yollar açık ve kimler mahkeme yoluyla geçmiş günlerini kazanabilir?
VERGİ KAYDI OLUP BAĞ-KUR KAYDI OLMAYANLAR NE YAPMALI?
Türkiye'deki sosyal güvenlik mevzuatı yıllar içinde birçok kez değişti. Kendi adına bağımsız çalışanların, yani esnaf ve sanatkarların sigortalı sayılma şartları dönemsel olarak büyük farklılıklar gösterdi. 1972 ile 1982 yılları arasında sadece meslek kuruluşu kaydı yeterliyken, 20 Nisan 1982 sonrasında öncelikli olarak vergi kaydı arandı. 4 Ekim 2000 ile 1 Ekim 2008 tarihleri arasında ise sistem, vergi kaydının yanı sıra esnaf sicil ve meslek kuruluşu kaydını da zorunlu tuttu. 2008 sonrasında da sadece vergi ve esnaf sicil kaydı yeterli hale geldi. Bu karmaşık yasal süreçte birçok vatandaş, vergi levhası alıp yıllarca ticari faaliyette bulunmasına rağmen SGK kaydını yaptırmayı unuttu.
GERİYE DÖNÜK BAĞ-KUR TESCİLİ MÜMKÜN MÜ?
Zaman içinde çıkarılan çeşitli yasal düzenlemelerle, ticari faaliyetine rağmen zamanında Bağ-Kur tescilini yaptırmayanlara bazı borçlanma hakları sunuldu. Ancak yasalarda yer alan 4 Ekim 2000 tarihi burada çok keskin bir milat olarak karşımıza çıkıyor. Mevzuata göre, 4 Ekim 2000 tarihine kadar Bağ-Kur kaydını yaptırmayanların sigortalılık hakları sadece bu tarihten itibaren başlatıldı. Yani süresi içinde kuruma yazılı başvuru yapmayan ve prim borçlarını ödemeyen kişilerin 2000 yılı öncesine ait eski vergi kayıtları, normal şartlarda sigortalılık süresi olarak kabul edilmiyor. Bu durum binlerce kişinin emeklilik hayallerini yarım bırakırken, Yargıtay'dan gelen emsal kararlar sürece yepyeni bir boyut kazandırdı.
BAĞ-KUR TESCİL DAVASI NASIL AÇILIR VE KİMLERİ KAPSIYOR?
Cumhuriyet gazetesindeki köşesinde vatandaşların sorularını yanıtlayan SGK Uzmanı Nergis Şimşek'in dikkat çektiği en kritik nokta, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararıyla ortaya çıkan hukuki boşluk oldu. Anayasa Mahkemesi'nin 619 sayılı KHK'yi iptal etmesiyle birlikte 8 Ağustos 2001 ile 2 Ağustos 2003 tarihleri arasında mevzuatta bir boşluk oluştu. Bu boşluk, bugün mağduriyet yaşayan vatandaşlar için büyük bir fırsat yaratıyor.
Yargıtay 10. ve 21. Hukuk Daireleri'nin verdiği emsal kararlara göre; hukuki boşluğun sona erdiği 2 Ağustos 2003 tarihinden önce SGK'ya yapılmış bir tescil başvurusu ya da tescil niteliği taşıyan bir prim ödemesi bulunan vatandaşlar yasal bir hak elde ediyor. Şartları sağlayan bu kişiler, mahkemeye başvurup dava açarak geriye dönük Bağ-Kur sigortalılıklarını 20 Nisan 1982 tarihine kadar tescil ettirme hakkına sahip oluyor.



