Uluslararası sivil havacılık standartlarını belirleyen en üst merci olan ICAO, gökyüzündeki güvenlik protokollerini kökten değiştirecek stratejik bir karara imza attı. Lityum iyon bataryaların uçuş güvenliği üzerinde oluşturabileceği termal riskleri minimize etmeyi hedefleyen bu yeni düzenleme, yolcuların alışılagelmiş seyahat alışkanlıklarını önemli ölçüde dönüştürecek. Özellikle son yıllarda taşınabilir enerji kaynaklarına artan bağımlılık, havacılık güvenliği açısından yeni bir denetim mekanizmasını zorunlu kıldı.
27 Mart 2026 itibarıyla katı kurallar devreye giriyor
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından duyurulan bu radikal kısıtlamalar, 27 Mart 2026 tarihinden itibaren tüm dünya genelindeki uluslararası uçuşlarda eş zamanlı olarak yürürlüğe girecek. Kabul edilen teknik direktiflere göre, yolcuların beraberinde getirebileceği taşınabilir şarj cihazı sayısı kişi başı iki adet ile sınırlandırıldı. Bu cihazların uçakların kargo bölümünde (checked baggage) taşınması tamamen yasaklanırken, tüm güç kaynaklarının yalnızca kabin bagajında bulundurulması zorunlu hale getirildi. Bu önlemle, olası bir batarya yangınına kabin ekibi tarafından anında müdahale edilebilmesi amaçlanıyor.
Gökyüzünde şarj devri sona eriyor: Kullanım yasağı
Yeni yönetmeliğin en dikkat çekici maddesi ise uçuş süresince uygulanacak olan kullanım yasağı oldu. Mevcut uygulamaların aksine, yolcuların uçuş esnasında powerbank cihazlarını çalıştırmaları veya bu cihazlar aracılığıyla telefon, tablet gibi elektronik donanımlarını şarj etmeleri kesinlikle engellenecek. Kabin içerisine alınan powerbanklerin, yolcuların kolayca erişebileceği bir noktada; örneğin koltuk cebinde, yolcunun üzerinde ya da ön koltuk altındaki çantada muhafaza edilmesi gerekecek. Öte yandan, operasyonel süreçlerin aksamaması adına uçuş mürettebatı, görev bilinci dahilinde bu cihazları taşıma ve kullanma muafiyetine sahip olmaya devam edecek.
Küresel güvenlik için diplomatik ve teknik mutabakat
Söz konusu değişiklikler, ICAO'nun "Tehlikeli Maddelerin Güvenli Taşınması Teknik Talimatları" (Doc 9284) dokümanına yapılan kapsamlı bir güncelleme ile resmiyet kazandı. Tehlikeli Maddeler Paneli'nin detaylı risk analizleri sonucunda hazırladığı öneriler, Hava Seyrüsefer Komisyonu tarafından titizlikle incelendikten sonra 36 üyeli ICAO Konseyi'nin onayıyla kabul edildi. Örgütün 193 üye devletine resmi olarak tebliğ edilecek olan bu karar, modern havacılığın dinamik risklerine karşı alınan proaktif bir savunma mekanizması olarak nitelendiriliyor. ICAO yetkilileri, bu adımın taşınabilir enerji kaynaklarından kaynaklanabilecek her türlü teknik arıza ve güvenlik zafiyetini ortadan kaldırarak havacılık emniyetini bir üst seviyeye taşıyacağını vurguluyor.





