Son Mühür/ Emine Kulak- İzmir’de sağlık turizminin geliştirilmesine yönelik önemli bir buluşma gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclisi Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan ve İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener’in katılımıyla İzmir Ticaret Odası iş birliğiyle düzenlenen Sağlık Turizmi Ege Bölge Toplantısı yapıldı.
ÖZTAN: SEKTÖRÜMÜZ YERİNDE SAYARKEN İZMİR BÜYÜDÜ
Sağlık turizmi açısından İzmir öneminde değinen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Türkiye Uluslararası Sağlık Turizmi Meclis Başkanı Doç. Dr. Özgür Öztan, “ Çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bölge toplantılarını 2003’ten beri düzenliyoruz. Temel amacımız tabana yayılmak. Bölgenin birbirinden farklı olan ihtiyaçlarını öğrenmek. Daha sonra kamu ilke köprü kurmak. Sektörler de temsil ediliyor. Meclislerin amacı yetkili merci arasında köprü kurmak. 5 yıldır bu sektöre katkı sunmak için elimizden geleni yapıyoruz. Sektörümüz çok hızlı başlangıç yapan sonrasında problemleri tespit eden ve sorunlara rol alan sektör haline geldi. 2025 yılı istediğimiz gibi geçmedi. Gerilemeler ve yerinde sayan rakamlar var. 150 milyar bandında bir pazardan bahsediyoruz. Artık niş sektör olmaktan çıktı. Dinamik bir alan. Rekabet en üst düzeyde. Kalibreye önem vermemiz gerekiyor. Biz ülkemizde sağlık turizmi konuşurken tüm ülkeye yayılan bir turizm planlanıyor. İzmir’de bizim için ön planda. Sağlık turizminde önemli bir alanı İzmir kaplamış durumda. Biz genel olarak sektör gelirleri yerinde sayarken İzmir tam tersine büyütmüş. Dünya genelinde sağlık turizmi genişliyor. Tedavi ile yaşam deneyimini bir araya getiren destinasyonlardan bir tanesi İzmir. Yüzde 63 İzmir’de açılan sağlık kuruluşları var. Ege Bölgesi’ne özel sağlık sorunlarını belirlemek için buradayız” diye konuştu.
Tugay: Türkiye’nin gelişmesindeki en büyük sorun verdiği hatalar
Türkiye’nin kamu yönetimi sorunu olduğunu söyleyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, “ Değerli ve önemli toplantı. Bize düşen rolleri de doğru şekilde anlamaya çalışıyorum. Böyle bir şeye ihtiyaç var. Girişimcilerimiz, temsilcilerimiz çok istekliler. Benden açılmasını istiyorlar. Kamu maalesef bu talepleri karşılayacak adımlar atamıyor. Makine ya da araç olarak düşünürsek hantal bir yapı gibi duruyor. Türkiye’nin kamu yönetimi sorunu var. Verdiği kararlardaki hatalarla Türkiye’nin gelişmesindeki en büyük sorun. İki taraf da üzerine düşeni yapması gerekiyor” dedi.
“Danimarka’nın en ünlü plastik cerrahıydım”
Belediye Başkanlığından önce yaptığı mesleğinden bahseden Tugay, “Ben plastik cerrahi uzmanıyım. 30 yıl hekimlik yaptıktan sonra belediye başkanı oldum. Plastik cerrahlık döneminde sağlık turizminin gelişmesinde katkı vermiş durumdayım. İki hastamdan bir tanesi yabancıydı. Danimarka’nın en ünlü plastik cerrahıydım. Hollanda’dan bir Türk hanımefendi geldi ve bir ameliyat oldu. Sonuçtan memnun kaldı. Hollanda’daki insanlar bu işlemlerin burada uygun fiyatlı ve güzel yapıldığını duymalı dedi ve bir süre sona Amsterdam’da kozmetik fuarına davet edildim. 3 gün orada fuara katıldık. Baya da Hollandalı doktorlardan laf işittik. Sizin burada ne işiniz var. Kaliteli sağlık hizmet sunucuları değilsiniz gibi bizi taciz ettiler. Ama biz temsiliyet anlamında orada kaldık. Sonra başa çıkamadığımız talepler geldi. Hollanda dan sonra Danimarka’da, İsveç’te çok hasta geldi. Hasta gelmeyen ülkeler İspanya ve İtalya idi. İspanya’yı oldum olası anlayamadım. Sayısını bilmediğim kadar binlerce yabancıyı İzmir’de ameliyat ettim. Sağlık turizmi kurduk kadro oluşturduk. Havaalanına indiği andan itibaren ekibimiz alıyor ve otele yerleştiriyordu. Kaldıkları süreyi planlıyorduk. Hasta yakınlarını tarihi turistik yerleri gezdirilmesi, nerede ne içecek ve yiyeceklerini planlıyorduk. Türkiye’nin üst düzey doktor kalitesi var. Bu kalite bozulma süreci yaşıyor. Tıp fakültelerinin eğitim seviyesi düşüyor. Doktorlara insanlar sağlıklarını emanet ediyor. Binalar yapıp adına tıp fakültesi verdim demekle olmuyor. İyi eğitilmesi gerekiyor kji ellerinde insanlar ölmesin. Özel sağlık sektörü iyi hekimleri topluyor. Kamudaki kalite gittikçe düşüyor. Türkiye’yi güvenli bir ülke olarak görmedikleri vve propaganda yürüyor olması bir ölçüde karşılık buluyor ama bazen de verilen referans ile güven sağlanabiliyor” şeklinde konuştu.
“Olması gereken kadar güvenli ülke değiliz”
Merdiven altı ürünlere değine Tugay, “ Turizm tesislerine yatırımcılarına daha aktif destek olunması gerektiğini düşünüyorum. Biz güvenli mi, güvenli olmayan ülke miyiz? Olması gerektiği kadar güvenli ülke değiliz. Mafyalaşma, şiddet olayları, yeme içme tesisleri başta olmak üzere hizmet sektörünün denetlenmemesi güvensiz ülke olmamıza sebep veriyor. Merdiven altı her şeyi net ve keskin olarak durdurmalıyız. En önemlisi kozmetik. Hiçbir türlü şarlatanlığa izin vermemeli İzmir” dedi.
“İzmir’i tanıtmamız lazım”
Tugay, “Şehir ülke bir bütün. İnsanların buraya gelişinden, varışından ayrılıp gittiğine kadar buradaki her şey bu işin bir parçası bizim burada iyi işler ve tesisiler yapmamız lazım. Her türlü yanlışın önüne geçilmesi lazım. İnsanların en çok istediği şey güvenlik. Denetlenmeli, doğru yerden teşvik edilmesi lazım. Yıllar önce ben ameliyat olmak istiyorum diye yazıyorlar ben de buyurun gelin diyorum. Kliniğiniz nerede diye soruyorlar ben de İzmir’de diyorum. Bana söylenen ise İzmir İstanbul’un neresinde. İzmir kendini oldukça geliştirmiş değil. Bizler yurt dışında İzmir’i tanıtalım diye kendimizi paralıyoruz. Bunu yapmak zorundayız. Herkesin İzmir’in tanıtımına ihtiyacımız var. 5.5 milyar dolarlık Brezilya ile ticaret hacmimiz var. Biz onlara 1 milyar dolarlık ürün ve hizmet satıyoruz onlardan 4.5 milyar satın alıyoruz. Biz bir şeyler alabiliyorsak Brezilya’da bizden alabilir. Ama tanımıyorlar. Meryem Ana önemli bir yer ama İzmir’i tanıtamıyoruz. İzmir’i bütün Dünya’yı ağırlamak için çalışmaya ihtiyacımız var. Ben görevde bulunduğum süre içinde İzmir’in yükselmesi için elimden geleni yapmaya hazırım” şeklinde konuştu.





