Son Mühür- Ege Üniversitesi'ndeki milyarlık yolsuzluk soruşturmasında adli süreç hızlandı. Sabah saatlerinde geniş güvenlik önlemleri altında İzmir Adliyesi'ne sevk edilen 41 şüphelinin, cumhuriyet savcılığı tarafından ifadeleri alındı. Saatler süren sorgu işlemlerinin ardından savcılık, aralarında eski üst düzey bürokratların da yer aldığı şüphelilerin tamamını tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk etti.
Ne olmuştu?
Milyarlık vurgunun perde arkasında, kamunun imkanlarını belirli şirketlere akıtan organize bir sistem yatıyor. Sayıştay denetçilerinin geriye dönük yaptığı titiz incelemeler, Ege Üniversitesi Hastanesi’nin döner sermaye ve satın alma birimlerinde uzun süredir devam eden usulsüzlükleri tek tek belgeledi. Rapora yansıyan 3 milyar 100 milyon liralık rekor kamu zararı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nı harekete geçiren en büyük kırılma noktası olmuştu. Şebeke deşifre edilmişti.
Üst düzey yöneticiler listede
Soruşturma dosyasına göre usulsüzlük ağı, üniversite içindeki üst düzey yöneticiler ile dışarıdaki yüklenici firmaların ortaklığıyla kuruldu. Kamu görevlileri, düzenlenen ihalelerde ve doğrudan temin süreçlerinde rekabet şartlarını tamamen ortadan kaldırdı. İhalelerin teknik şartnameleri, dışarıdaki belirli şirketlerin işi almasını garantileyecek şekilde adrese teslim hazırlandı. Böylece devlet, tıbbi malzeme ve hizmet alımlarında fahiş fiyatlarla karşı karşıya bırakılarak milyarlarca lira zarara uğratıldı.
9 haziranda gözaltına alınmışlardı
Emniyet birimlerinin aylarca süren teknik ve fiziki takibinin ardından süreç operasyona evrildi. 9 Haziran günü İzmir merkezli 6 ilde eş zamanlı olarak basılan düğmeyle, aralarında eski Başhekim D.B. ve eski Genel Sekreter M.A.'nın da bulunduğu 47 kişi kıskıvrak yakalandı. Zanlıların ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen iki ruhsatsız tabanca ve çok sayıda dijital veri, bu organize yapının boyutunu gözler önüne seren diğer deliller oldu.



