Son Mühür- CHP'nin iç savaşları hız kesmeden devam ediyor. CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanacak Parti Meclisi öncesi önemli bir gelişme yaşandı. Özgür Özel'i destekleyen 28 isim, 57 üyesi bulunan Parti Meclisi'nden istifa etti. Böylece PM'deki üye sayısı 40'ın altına düştü. CHP'lilerin bu hamlesiyle birlikte Parti Tüzüğünün 24/3 maddesine göre hem Parti Meclisi hem de onun içinden seçilen Merkez Yönetim Kurulu düşmüş oldu.
CHP'nin Özgür Özel yönetimindeki sözcüsü Zeynel Emre bu gelişme sonrası çarpıcı açıklamalarda bulundu. Çoğunluğun Özgür Özel'in yanında olduğunu belirten Emre gerçekleşen 9 CHP'linin ihracının yetkisiz bir şekilde gerçekleştiğini belirtti.
Emre açıklamasında büyük bir kumpasın içinde olduklarından bahsederek şu ifadelerde bulundu:
"CHP olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz"
"Biliyorsunuz CHP olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı bir kesim tarafından bir butlan kararı verildi. Bu karara göre 25 temmuz 2020 tarihli kurultay kararı seçildi. Şüphesiz bu Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Biz bu karardan sonra gerçekten çok iyi niyetli bir şekilde partimizi bu krizden nasıl çıkarabileceğimizi düşündük. Bugün gerçekleşecek parti meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. 'Gidelim oraya çoğunluk bizi ve oraya milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü karamsarlığını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım' diye düşündük. Ancak dün 9 arkadaşımızın yetkisiz şekilde disiplin kuruluna sevk edildiği açıklandı.
Ben dün de belirtmiştim 'biz istersek istifalarla parti meclisini düşürürüz'. Bizim tüzüğümüzün 24. maddesini 3. fıkrası der ki; PM 3'te 2'nin altına düştüğü zaman düşer ver yeniden kurultay kararı alınır. Biz de 17 kişinin istifasını aldık. 10 kişiye yakın arkadaşımız da şu an da toplantıya gidiyorlar."
"Bu yanlıştan dönün"
"Bu noktadan sonra kurultayın toplanması suçtur." diye devam eden Emre şöyle ekledi:
"Parti maddesinde 'butlan olursa' diye bir istisna yok. Bu noktadan sonra kurultayın toplanmaması suçtur. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir karar alamazlar. O nedenle bir kez daha sesleniyoruz. Bu yanlıştan dönün. Çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi CHP öncülüğündeki 'toplumsal muhalefettir' bu büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. 2.si az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. 3.sü'de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden STK'lardır. Biz tamamen totaliter bir rejiime geçmediysek bu ü madde sayesindedir.
Buradan bu ifade ettiğimiz gerçekler karşısında Yargıtay'a da son bir kez sesleniyoruz. Bir an evvel bu dosyayla alakalı karar verin."