Erzurum'un dünyaca ünlü Oltu taşı, maharetli ellerde hayat bulmaya devam ediyor. Oltu ilçesinin Yasin Haşimoğlu Mahallesi'nde yaşamını sürdüren 63 yaşındaki Halis Aydın, bölgenin bu değerli mirasını tam 45 yıldır büyük bir tutkuyla tespih tanelerine nakşediyor. Henüz ilkokul çağlarındayken aile büyüklerinden el aldığı bu kadim sanatı yarım asra yakın süredir titizlikle icra eden Aydın, Oltu taşının doğallığını bozmadan işleyen son kuşak temsilcilerden biri olarak dikkat çekiyor.

Mini atölyede büyük bir ustalık hikâyesi

Mini atölyede büyük bir ustalık hikâyesi

Halis Aydın, mesleğine olan bağlılığını evinin bahçesine kurduğu mütevazı atölyesinde sürdürüyor. Günün ilk ışıklarıyla birlikte tezgâhının başına geçen usta sanatkâr, akşam ezanına kadar süren yoğun bir mesai harcıyor. Sabır ve dikkat gerektiren bu süreçte Aydın, günde ortalama 5 ila 7 adet arasında tespih üreterek el emeği göz nuru eserlerini ortaya çıkarıyor. Geleneksel yöntemlerle şekillenen bu tespihler, sadece birer aksesuar değil, aynı zamanda Aydın'ın yıllar içinde imbikten geçirdiği ustalığının birer nişanesi olarak vatandaşların yoğun beğenisini kazanıyor.

Doğallığın sesi: Sade işçilik ve sanatsal değer

Usta Halis Aydın'ın üretim felsefesi, Oltu taşının kendine has dokusunu ve değerini korumak üzerine kurulu. Piyasada çok çeşitli işleme teknikleri bulunsa da o, tespihlerini sade olarak tasarlamayı tercih ediyor. Taşa uygulanan aşırı süslemelerin ve yoğun işlemelerin, Oltu taşının doğal karakterine zarar verdiğini ve özgün değerini gölgelediğini savunan Aydın, saflığın en büyük güzellik olduğunu ifade ediyor. Genellikle özel siparişler doğrultusunda çalışan ustanın elinden çıkan eserlerin fiyatları, kullanılan taşın hacmine ve harcanan işçiliğin detayına göre 2 bin Türk Lirası'ndan başlayıp 6 bin Türk Lirası'na kadar değişkenlik gösterebiliyor.

Mesleğin geleceği için miras çağrısı

Mesleğin geleceği için miras çağrısı

Kırk beş yıllık meslek hayatı boyunca binlerce taşın parlamasına vesile olan Halis Aydın, en büyük arzusunun bu ata yadigârı sanatı yarınlara taşımak olduğunu belirtiyor. Oltu taşı işçiliğinin sadece bir kazanç kapısı değil, aynı zamanda Erzurum'un kültürel bir kimliği olduğunu vurgulayan usta, tecrübelerini genç kuşaklara aktararak bu zanaatın yok olmasını engellemek istiyor. Aydın'ın bahçesindeki küçük atölye, bugün hem bir üretim merkezi hem de kadim bir sanatın hayata tutunma mücadelesi verdiği yaşayan bir okul niteliği taşıyor.

Kaynak: İHA