Son Mühür/ Yağmur Daştan- Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 38’inci Olağan Kurultay davası sonrasında çıkan ‘mutlak butlan’ kararı sonrası tartışmalar sürerken Özgür Özel, bugün 12.00’da Cumhuriyet Meydanı’nda miting gerçekleştireceğini duyurmuş; bunu üzerine mitinge izin vermeyen İzmir Valiliği alanda geniş güvenlik önlemleri almıştı.
Miting öncesinde bekleyen kalabalık ve emniyet güçleri arasında ise gerilim yaşanmış, emniyet güçleri kalabalığa TOMA ve biber gazı ile müdahale etmişti. Yaşanan arbedenin ardından Adnan Menderes Havalimanı’na gelen Özel, Kordon boyunca yürüdü ve Gündoğdu Meydanı’na gelerek İzmirlilerle buluştu.
Parti otobüsü üzerinden İzmirlilere seslenen Özel’e CHP İzmir Milletvekilleri, Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, komşu illerin belediye başkanları, İzmir’in ilçe belediye başkanları, CHP Kadın Kolları Başkanı Asu Kaya, CHP Gençlik Kolları Başkanı Cem Aydın, CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Zahide Kurun, İl Gençlik Kolları Başkanı Ruhsar Selis Çelik, komşu illerin il başkanları, partinin ilçe başkanları, partililer ve İzmirliler katıldı.
"Cumhuriyet Meydanı dolmasın diye almadınız, üç katıyla buradayız"
İşte, Özel’in konuşmasında öne çıkan başlıklar:
Canım İzmir ben hepinizle gurur duyuyorum. 10 yaşımda lastik ayakkabılarımla, bir küçük valizle geldim bu şehre. Bu şehir beni bağrına bastı, beni büyüttü, okuttu; bugünlere beni bu şehir getirdi. İlk genel başkan seçildiğimde, bu şehir bütün dengeleri değiştirmişti. Bu şehir özgür, bir başkanın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, devlet parasız yatılı burslusu Özgür Özel’den genel başkan olmaz diyenlere İzmir arkamda durdu, ‘Özgür olacak’ dedi. İlk genel başkan oldum, beni bağrınıza siz bastınız. 31 belediyenin 29’unu seçilmemden 4 ay sonra bize emanet edip siz destan yazdınız. Siz, her seferinde bana inandınız, bize inandınız, partideki değişimin Türkiye’ye değişim getireceğine inandınız. 19 Mart’ta darbe oldu, Kordon’dan taştınız, milyonlar olup darbeye direndiniz. Biz arkadaşlarımızı satmadık, siz de beni hiç yalnız bırakmadınız. Ben bu sokaklarda gün oldu, hüznü heyecanı, coşkuyu gördüm; ilk kez bu sokaklarda büyük bir öfke görüyorum. Zaman öfkeyi umuda döndürme, zaman bu enerjiyle birlikte hem partimizi hem de ülkeyi kurtarma zamanıdır. Bugün, havaalanına gelip oradan Manisa’ya, babamın annemin elini öpmeye, dedemin anneannemin kabirlerini ziyaret etmeye Ferdi kardeşime varmaya, Gülşahımızın başında bir dua okumaya ve sonra iki babaocağından hem de Manisa’da CHP’nin baba ocağından helallik almaya gelmiştim. Başkanlarımız, il başkanımız, belediye başkanımız ‘Havaalanına sığmayız, gelin biz sizi karşılayalım ama çok kalabalıklar, özlediler, öfkeliler. İl binasına sığmayız’ dediler. Birbirimizi görelim, bayramlaşalım’ dediler. Çağrı yapıldı, Cumhuriyet Meydanı bugün saat 6’da iki kat bariyerle çevrilmiş. Binlerce polisi oraya koymuşlar. Maksat, ’30 bin kişiyle İzmir Özgür Özel’i bağrına bastı’ demesin, İzmir’deki enerji hiçbir yerden görünmesin demişler. Gördük ki zaten sokaklar dolu, Kordon dolu ve orası bizi almayacak. Şimdi bu haset kararı kim verdiyse söylüyorum. Hani Cumhuriyet Meydanı dolmasın diye almadınız ya üç katıyla buradayız.
“Çok tarihi bir çağrı yapacağım”
Bunlar çok olur, AK Parti mağdur olur diyenlere 100 bin kişiyle İzmir cevabını verdi. Canım İzmirliler, CHP kurulmadan önce 15 Mayıs günü Yunan askeri işgal ordusu İzmir’e geldi, Kordon’a çıktı ve işgale karşı ilk kurşun Kordon’da Hasan Tahsin tarafından sıkıldı. O gün Hasan Tahsin’e ölmek düşmüştü. İzmir’in işgalini gören Atatürk son noktayı görmüştü; Bandırma’ya binip Samsun’a çıktı ve büyük yürüyüşü başlattı. CHP kurulduğunda bir binası yoktu. İzmir’e geldiğinde binaları işgal ettiler, onlar binalara sahipti ama gerçek CHP’liler azme, inanca ve kararlılığa sahipti. Bu ülkenin kaderi ve partinin kaderi iç içedir. 9 Eylül’de verilen dilekçe tarihi bir gündür ama parti için bir virgüldür. Bu parti Atatürk’ün deyimiyle savaş meydanlarında, karargahlarda kuruldu. Bunun için öfkenizi anlıyorum. O konuda çok önemli bir çağrı yapacağım. Ben de kızıyor, kırılıyor ve üzülüyorum. Çok tarihi bir çağrı yapacağım. Bugün CHP bir kez daha kapatılmış durumda. Önce, 9 Eylül 1923’te kuruldu, darbeciler kapattı. Daha sonra erol tuncer ve arkadaşları partiyi kurdu ama geçtiğimiz 2026’da AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan ve onun talimatına uyan AK Parti yargı kolları CHP’yi bir kez daha fiilen kapattı. Eğer partinin üyeleri, delegeleri ve seçilmiş yöneticiler yönetmiyorsa; rakip genel başkan kimi istiyorsa o yönetiyorsa o siyasi parti fiilen kapanmıştır.
“Partiye butlan, ülkeye sultan”
Şu anda tek parça olması gereken CHP sarayın talimatıyla iki parçadır. O iki parçadan biri atanmış CHP’dir; atanmış CHP işgal edilen, polis baskınıyla ele geçirilen genel merkezdedir. Diğeri ise seçilmiş CHP’dir ve işte bu meydandadır. Bu mesele CHP’nin iç meselesi değildir; bunu böyle gören aldanır ve milleti aldatır. Bu mesele Kemal Bey ile benim aramda da değildir. Bu mesele milletle Tayyip Bey arasındadır. Yapılan iş CHP’nin meydanlarına el koymak, bugüne kadar 110 tepki, 105 yerel seçim yapan, 40 kez tematik mitingler yapan; 265 kez meydanlarda rekor kıran; enerjisi yüksek, genci, kadını çok ve iktidara koşan partiyi durdurmaktır. Herkes bilsin ki İzmir’de AK Parti’ye oy verenlere söylüyorum. Adalet ve Kalkınma Partililere… Esas mesele Recep Tayyip Erdoğan iktidara yürüyen partinin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem Başkanı hapse atıp partide kendisi için seçimi kaybedecek şekle sokma çalışmasından ibarettir. Mesele Tayyip Erdoğan’ın iktidarı vermemek için rakibe ve partisine darbe yapmasıdır. Tayyip Erdoğan şöyle bir formül buldu: CHP’nin başına mutlak butlan, Türkiye’nin başına mutlak sultan. Buna izin vermeyeceğiz.
Kılıçdaroğlu’na seslendi: Önerim şudur…
Gaz yedik diyorlar… O gazı sıkın diyene yazıklar olsun. CHP’nin amiral gemisinden, sancak gemisinden çağrı yapacağım. Bir yandan seçilmiş ve kongrede söz verdiği gibi partiyi yerel seçimlerden başarıyla çıkarmış; 24 yıl sonra AK Parti’yi yenmiş bir yönetim var. Seçimden 3 yıl sonra o yönetimi mahkeme kararıyla uzaklaştırıp o kongrede yarıştığımız ve Türkiye siyasi tarihinde ilk kez bir genel başkan seçilmişken o seçimi yok sayıp önceki genel başkanı getiren bir anlayış var. Bayramdan sonra karar alıp en geç 40 gün içinde kongre yapalım. Hangi delegeyi istiyorsanız onla yarışalım diyorum ama seçimlere kadar bu işi sulandırmaya niyet edenler var. Çeşitli şeyler söylüyorlar. Buradan Kemal Bey’e sesleniyorum… İzmir’den sesleniyorum Kemal Bey’e… Günlerdir duyduklarından, yazılanlardan en yakınlarının öfkesinden kimse mutluluk duyduğuu düşünmesin. Hep diyoruz ya delege, delege… Benim Kemal Beye önerim şudur: Bayramdan sonraki iki hafta içindeki Pazar günü nasıl ben Ekrem Başkan için sandığı koyduysam Kemal Bey’e 2 milyon üyemizle genel başkan seçtirmeye davet ediyorum.
“Bu partinin ayağa kaldırılmaya ihtiyacı var”
İşte, Kemal Bey bu öfkeyi durduracak olan şey bu partinin gerçek sahiplerine madem o delegeyi beğenmediniz, karşımıza normal bir sandıkla çıkmıyorsunuz. Esas sahibine soralım, 2 milyon CHP’li genel başkanı seçsin. Eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandığı koyarsanız seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini kaldırmayı bırak elini öpeceğim ve ömrüm boyunca yanında gezeceğim. Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. Bir ön seçimle genel başkanı üyeler seçerse parti ayağa kalkar mı? Var mısınız? Bu meydan o sandığı istiyor mu?
“2 milyon üye oy kullanacak”
Şimdi çıkar birkaç uyanık, ‘Yasa müsait değil’ der. 2 milyon üye, sandıklar ilçeler ve illerde. Bir Pazar günü elinde üye kartıyla 2 milyon üye oy kullanacak, seçilen genel başkanı bütün ülke kabul edecek ve davulla zurnayla 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız. Kemal Bey yıllarca yanınızda görev yaptık. Bir gün saygıda kusur etmedik.
“Partiyi bölmeyin, bu kötülüğü yapmayın”
Başarımız için ter döktük gün oldu mecliste 300 barbardan dayak yedik. Ezildik ama teslim olmadık. Birlikte başaramadık ama ‘Özeleştiri’ dedik, dinletemedik. Aday olduk görev aldık sözümüzü tuttuk partiyi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Partiyi bölmeyin. Bu kötülüğü yapmayın. İktidar yürüyüşünü durdurmayın. Kimi seçerlerse kurultayı yapalım. Anında el birliği ile üyenin dediğini başa geçirelim ve iktidara yürüyelim bu partiye bu ülkeye kötülük yapmayın. Buradan açıkça söylüyorum bu partinin iktidar yürüyüşünü durduracak hiçbir uzlaşmanın içine girmem hiçbir arkadaşımı satmam ben bu yoldan dönmem. Açıkça söylüyorum içinde bulunduğumuz durum kişisel hesap günü değil. Bu. Milletin istemediği kimse gelip partide yönetici genel başkan yardımcısı olamaz. İstenmeyen kimse CHP’nin genel başkanı olmaz buna heves etmeyin.
“Sokağı dinleyin bu sorunu ortadan kaldıralım”
Kemal bey bu öfke örgütlenebilecek bir öfke değil. Bu öfke artık kaybetmekten bıkmış olanların ihanete uğradığını düşünenlerin öfkesi bunun için, çok rica ediyorum. Doğrusunu yapın üyeleri, sokağı dinleyin bu sorunu ortadan kaldıralım bu öfke bitsin yerini coşku alsın hep birlikte iktidara yürüyelim.
Benim planım hızla CHP’yi seçilmiş bir yönetime dönüştürmek ve iktidar yürüyüşünü sürdürmektir. Sorulan sorulara kaçamak cevaplar verip başkasının planının parçası olmak değil. Ak partinin planının işlemesine izin vermeyin. Bu sesleri durduracak iktidar yürüyüşünü başlatacak bir alan varsa o da derhal sandıktır. Ben sizden öfke tepki protesto değil coşku duymak iktidar sloganları duymak istiyorum.
“Bu millet sandığa uzanan eli koparıp atar”
Bir teşekkürüm de İzmir’in aslan sosyal demokratlarına… Butlan kararını kınayan dayanışmayı büyüten Milliyetçi Türk demokratlarına teşekkür ediyorum. Çünkü onlar biliyorlar ki bizi bu mücadelede yalnız bırakmayan AK Parti yargısının açtığı yolu işaret eden değil seçilmişlere destek veren STK’lere ve diğer kuruluşlara teşekküre ediyorum. Hepimiz biliyoruz ki kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz. Bu millet sandığa uzanan eli koparır atar. Bu milletin karşısına devleti bir daha dikmeyin, sakın ha yapayın. Millete barikat sökmez.