Son Mühür- Özgür Özel, haftalık TBMM Grup Toplantısı'nda parti içi değişim sürecinden yerel seçim sonuçlarına, geçmiş dönem değerlendirmelerinden iktidara dair eleştirilere kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Özel, açılış konuşmasında duygularını, "Değerli, değerli arkadaşlarım, değerli konuklarımız; bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım ve huzurunuzdayım. Hep beraber,tarihi bir kavşaktayız." diyerek dile getirdi.
"Tarihe not düşen açık açık bir konuşma yapmaya geldim"
Grup kürsüsünde olağanüstü bir konuşma yapmanın dışında gerçekleri açıkça ifade etmek istediğini söyleyen Özel, asıl tarihi konuşmanın yapılacağı güne işaret etti:
"Bugün buradan tarihi bir konuşma, bugün buradan çok sıra dışı bir konuşma değil; bugün buradan tarihe not düşen, hatırlatan, tarihe emanet edilen cümleleri bırakan, samimi bir konuşma, açık açık bir konuşma yapmaya geldim.
Tarihi konuşmayı, yapılacak ilk seçimin akşamında hep birlikte, hep birlikte yapmak üzere tarihe emanet ediyorum."
"Yıllar geçse de unutulmayacağından hiçbirimizin şüphesi yok"
Geçtiğimiz yıldan itibaren ve ülke genelinde yaşanan süreçlerin siyasi tarihte büyük bir yer tutacağını belirten Özel, bu dönemin unutulmayacağını söyleyerek,
"Değerli arkadaşlarım, yol arkadaşlarım... Kasım 2023'ten bu yana hep beraber yaşadıklarımızın siyasi tarihimizde çok önemli bir yer tuttuğundan, yer tutacağından, yıllar geçse de hatırlanacağından, unutulmayacağından hiçbirimizin şüphesi yok.
Yıllar geçse de, tarih sayfalarının her siyasi başarıyı, her hukuksuz saldırıyı, her acıyı, her sevinci yazacağını; emrihak vaki olduktan sonra bile, bizler bu dünyadan göçtüğümüzde bugünlerdeki tutumlarımızın, bazı tutumların, bazı kumpasların ve bazı onurlu duruşların evlatlarımıza, torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz." ifadelerini kullandı.
"Bu milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor"
Halk nezdinde taleplerini ve partinin dinamizmini sahada birebir gözlemlediklerini vurgulayan Özel, toplumsal beklentileri,
"Zaten bugün bu salonun atmosferinden de, uğradığımız o büyük haksızlıklardan sonra darlanıp daralıp çıktığımız sokakta karşılaştığımız herkesle kurduğumuz diyaloglardan da tüm il başkanlarımızın, tüm ilçe başkanlarımızın, illerinden, ilçelerinden, beldelerinden, üyelerin mahallelerinden, ailelerin akşam sohbetlerinden gelen her şeyin bu memlekette bir şeyler olduğunu, bir şeylerin değiştiğini, bir şeylerin yeniden kurulduğunu ve bu milletin kendi önüne yeni bir rota koyduğunu gösteriyor." diyerek anlattı.
"Her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız"
Özel, yaşanan süreçlerde sorumluluk alanları da geri planda kalanları da unutmayacaklarını ve tarihin herkesi yazacağını söyleyerek,
"Bunun farkında olarak bugün buradayız. Hep birlikte göz gözeyiz, gönül gönüleyiz. Size söz veriyorum her şey bittiğinde asla unutkan olmayacağız. Her şey bitecek ama hep birlikte hatırlayacağız.
Bugüne kadarki tutumlarımızdan, bugüne kadarki duruşlarımızdan, bugüne kadarki yaptıklarımızdan birileri 'gelir geçer, unutulur biter, acaba bunun da üstünden yıllar geçer, bu işler unutulur, yapanın yaptığı yanına kar kalır, kişilerin birtakım yapıların bugünlerdeki sorumluluklarının üstünden rüzgar alır, sel alır' diye kimse düşünmesin." diye konuştu.
"Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak"
Konuşmasında kararlılık vurgusunu devam ettiren Özel, kimsenin duruşunun göz ardı edilmeyeceğini şu sözlerle anlattı:
"Söz veriyorum; zalimi zalim, mazlumu mazlum olarak. Tembeli tembel, emek vereni çalışkan olarak. Sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak.
Dost olanı dost, olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak biz de anacağız, millet de anacak. Tarih kaydediyor, tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak."
"Türkiye'de yıllardır millete dayatan bir düzen var"
Türkiye'de yıllardır devam ettirilen mevcut siyasi yapıya itiraz ettiklerini hatırlatan Özel, bu tepkinin kaynağını açıkladı:
"Türkiye'de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir.
Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet'le meselesi olanların bu Cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir."
"AK Parti'nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde..."
Seçim sonuçlarının sonrasında parti tabanında yaşanan psikolojik kopuşu ve bu duruma müdahale etme zorunluluğu hakkında,
"O günlerden sonra, 14 ve 28 Mayıs yenilgilerinden sonra, bu AK Parti'nin kara düzeninin bir dönem daha devam edeceği görüldüğünde, müesses nizamın kurgusuna karşı milli egemenliği hakim kılmak, eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola kendiliğimizden, hemen orada çıkmadık.
Orada il başkanıysa il başkanı, milletvekiliyse milletvekili, genel başkan yardımcısıysa genel başkan yardımcısı.
Bir duyguya sahip olanlar, bu milletin duygusal kopuşunu görenler, başı önde yürüyen gençleri görenler, öğretmenevine çıkmaktan vazgeçen öğretmenleri görenler, akşam ağızların bıçak açmadığını, hatta 5 yıldır kanalı değişmemiş kumandanın açılış düğmesine basılmadığını görenler bu milletin karşısına çıkıp bir özeleştiri yapmanın, bu milletin karşısına çıkıp yeni bir yol açmanın, yeni bir yola çıkmanın ama kaybetmeye alışmamanın, hiçbir şey olmamış gibi yapmamanın, yapılamayacağına olan inancın, bunun en başta kendine, annesine, evladına, eşine, sevdiklerine karşı, yol arkadaşlarına karşı bunu yapmamanın izahı olmayacağını bilenler bir tutum takındı." ifadelerini kullandı.
"Anketi görmüyor musunuz?"
Seçim yenilgisini geçiştirmeye çalışanlar ile sorunun büyüklüğünü görerek risk alanlar arasındaki çizgiye dikkat çekti:
"Bunları hiç görmeyenler, duymayanlar, 'Yahu aslında bir tepki yok, üç beş güne geçer' diyenler ya da 'Efendim televizyona çıktığımda bir daha cumhurbaşkanı adayı olmayacağım, bir daha genel başkan adayı olmayacağım.
Demokratik bir yarışın önünü açacağım, partide bir yenilenmenin, bir değişimin, Türkiye'nin önüne yeni bir muhalefet vizyonunu koymanın güvencesi ben olacağım' demek yerine, 'Ben aday olmadım, hiç olmadım. Gösterirlerse olurum, o gün gelince düşünürüm' diyenler...
'Ben gemiyi güvenli limana götürüp bırakacağım. Onun için bir yerel seçimi geçireceğim, sonrasına bakacağım.
Ama sonrasına da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım' diyenlere karşı; 'Bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek.
Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak. Anketi görmüyor musunuz?
Parti yüzde 13'lerde, 14'lerde gerilemeye devam ediyor, büyük bir felaket gelecek. Yerel seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha sandıktan da umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız' diyenler, işte o gün iki ayrı yola girdiler."
"İlk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm"
Özel, değişim sürecine sonradan dahil olan tüm partililerin de sürecin ilk gününden itibaren yanlarında olanlar kadar kıymetli olduğunu vurgulayarak,
"O gün yol ayrıldı, yol ayrılırken duygusal sebeplerle, örgütsel sebeplerle, idrak zamanından veya henüz meselenin farkında olma noktasında başka bir yerde durup da, o günkü tavrın, özeleştirinin, inisiyatif alınmasının, değişim iradesinin doğru olduğunu görüp doğru yere milletle, örgütle birlikte gelen herkesi de, o gün ilk yola çıkıldığında, ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm, kıymetli görmeye devam ediyorum." dedi.
"Önemli olan samimiyettir, doğru yerde durmaktır"
Siyasette kişisel hırslardan uzaklaşarak samimiyetle hareket etmenin esas olduğunu belirten Özel sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarihin doğru yerinde durmayı, buna ilk karar veren olmak değil, gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum.
Önemli olan samimiyettir, doğru yerde durmaktır, bencillik yerine, kendin için bir şey istemek yerine, gerekirse kendini feda etmek, memleketin, partinin önünü açmaktır."
"Ya Cumhuriyet Halk Partili gibi davranılacak ya da saraydan alınan talimatlar unutulacak"
Parti içi tartışmalara ve üye iradesine vurgu yapan Özel, genel başkanlık kararı için üyelere sandık çağrısında bulunarak rest çekti. İradenin saraydan değil partiden alınması gerektiğini söyleyen Özel,
"CHP'liyim diyebilene söylüyorum. İster yarıştığımız kongrenin delegesiyle, ister son kongrenin delegeleriyle, ister en doğrusu odur, 2 milyon üyemizin her birisiyle sandığı koyalım ortaya, karar versinler genel başkana.
Yüzde 90'ın altında oyu güvensizlik sayarım, partinin önünü açarım. Hodri meydan, var mısın? İşte, işte tam bu kararlılığın olduğu noktadayız arkadaşlar, tam buradayız. Hani tarih bir yerde kırılacaksa burada kırılacak.
Bir yerden kopacaksa burada kopacak. Kimse bana, kimse bana particilik oynamayacak. Ya Cumhuriyet Halk Partili gibi davranılacak ya da saraydan alınan talimatlar unutulacak." dedi.





