CHP'nin 38'inci kurultayına yönelik mutlak butlan kararı ve ardından gelen yeni parti hazırlığı, siyaset gündeminin ilk sırasına yerleşti. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararının Yargıtay'a ulaşmasının ardından dosyanın hangi tarihte ele alınacağı merak konusu oldu. Özgür Özel'in grup toplantısında "Yeni partimizi kuruyoruz" sözleriyle yaptığı açıklama, kuruluş takvimi, partinin adı ve geçiş yapacak milletvekili sayısına ilişkin soruları beraberinde getirdi. Peki, Özgür Özel yeni partiyi ne zaman kuracak, kuruluş dilekçesi verildi mi, partinin adı belli oldu mu? İşte yeni parti sürecine ilişkin son dakika gelişmeleri ve ayrıntılar...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38'inci Kurultayının iptali ve parti yönetimine yönelik mutlak butlan kararı 17 Temmuz Cuma günü Yargıtay'a ulaştı. Yargıtay'ın dosyayı adli tatil öncesinde görüşmemesiyle birlikte, Özgür Özel ve kendisini destekleyen milletvekillerinin yeni parti çalışmaları netlik kazandı. Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada "Vakti gelmiş hüzünlü bir vedanın eşiğindeyiz" ifadelerini kullanarak yeni siyasi oluşumun yol haritasını açıkladı. Kuruluş dilekçesinin verileceği tarih, Kurucular Kurulu'nun yapısı ve partinin alacağı isme ilişkin iddialar da art arda gündeme geldi. Peki, Özgür Özel'in kuracağı partinin adı ne olacak, yeni partiye kaç milletvekili geçecek? İşte konuya ilişkin tüm ayrıntılar...

YARGITAY MUTLAK BUTLAN DOSYASINI NE ZAMAN GÖRÜŞECEK?

Chhp Ö.özel (1)

CHP'nin 38'inci kurultayına yönelik mutlak butlan kararıyla ilgili olarak Yargıtay'ın incelemesi eylül ayına bırakıldı.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36'ncı Hukuk Dairesi'nin kurultay iptali ve parti yönetimine yönelik mutlak butlan kararı 17 Temmuz Cuma günü Yargıtay'a ulaşmıştı. Yargıtay, bugün başlayan adli tatil öncesinde dosyayı görüşmedi.

Mutlak butlan konusunda Yargıtay'ın yanı sıra sulh hukuk mahkemesine yapılan çağrı heyeti talebinden de kısa vadede bir sonuç çıkması beklenmiyor.

ÖZGÜR ÖZEL YENİ PARTİYİ NE ZAMAN KURACAK, KURULUŞ DİLEKÇESİ VERİLDİ Mİ?

Özgür Özel'in daha önce dile getirdiği "Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız" sözlerinin ilk somut adımı 27 Temmuz Pazartesi günü atılıyor.

Özgür Özel'in öncülüğünde kurulacak partinin kuruluş dilekçesi pazartesi günü İçişleri Bakanlığı'na verilecek. Kurucular Kurulu'nun ağırlıklı olarak milletvekillerinden oluşturulacağı öğrenildi.

Bir başka iddiaya göre ise kuruluş başvurusu dilekçesinin, Lozan Barış Anlaşması'nın imzalandığı 24 Temmuz 1923'ün yıldönümü olan 24 Temmuz Cuma günü İçişleri Bakanlığı'na verilmesi bekleniyor.

Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasının ardından parti yönetimi ve Meclis grubunun oluşturulmasına ilişkin takvim de kamuoyuyla paylaşılacak.

ÖZGÜR ÖZEL'İN KURACAĞI PARTİNİN ADI BELLİ OLDU MU?

Kurulacak partinin adının kulislerden sızan bilgilere göre "Yeni Parti" olacağı iddia edildi.

Öte yandan yeni parti için düşünülen "Yol" veya "Yürüyüş" isimlerinden vazgeçildiği, "İstiklal" isminin değerlendirildiği kaydedildi. Kapsayıcı bir isim arayışının ise devam ettiği belirtiliyor.

Yeni partinin Turgut Özal'ın Anavatan Partisi gibi tüm eğilimleri birleştiren ve Türkiye'yi kucaklayan bir yapıda olması tartışılıyor.

YENİ PARTİYE KAÇ MİLLETVEKİLİ GEÇECEK?

İlk etapta yeni partiye 90 civarında milletvekilinin geçeceği bildirildi. CHP'nin TBMM'de halen 135 milletvekili bulunuyor.

Çok sayıda milletvekili ve il başkanı da yeni partiye geçmek için hazırlık yapıyor. Genel merkez kanadı ise milletvekillerine "Giden geri gelemez" mesajı veriyor.

Özel'in yeni parti kararı üzerine bazı isimleri arayarak davete başladığı belirtildi.

ÖZGÜR ÖZEL'İN BU HAFTAKİ TAKVİMİ

Özel'in yeni parti için bu hafta bir dizi görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

21 Temmuz Salı günkü haftalık grup toplantısının ardından CHP il başkanlarıyla bir araya gelecek olan Özel, 22 Temmuz Çarşamba günü PM ve MYK toplantılarına başkanlık edecek.

Özel'in bu hafta partisinin milletvekilleriyle de bir araya gelmesi bekleniyor.

"YENİ PARTİYİ HEP BİRLİKTE KURUYORUZ"

Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yeni siyasi oluşuma ilişkin açıklamalarda bulundu. "Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Bu ülkenin yarınları için ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz" diyen Özel, yarın il başkanları ve milletvekilleriyle bir araya geleceklerini belirterek, "Yeni partiyi hep birlikte kuruyoruz" ifadelerini kullandı.

Parti içindeki birlik mesajını da yineleyen Özel, belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri üzerinden tartışma yürütülmemesi gerektiğini vurgulayarak, "Ben Özgür Özel'le birlikte değilim' demeyen herkes bizimle birliktedir." dedi.

ÖZGÜR ÖZEL'İN AÇIKLAMALARINDAN ÖNE ÇIKANLAR

Özel'in konuşmasında şu ifadelere yer verildi:

"Bugün bu kürsüden çok önemli beklentiler var. Ona dair konuşacağız. Bugün bu kürsüye her zamankinden farklı duygularla, belki de vakti gelmiş bir vedanın hüznünü taşıyarak çıktım.

Her şey bittiğinde hep birlikte hatırlayacağız. Bugüne kadarki tutumlarımızdan, yaptıklarımızdan birileri 'gelir geçer', 'unutulur', 'yapanın yanına kar kalır', 'rüzgar alır sel alır' diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim mazlumu mazlum olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumlarını unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor, herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak.

Türkiye'de yıllardır kurulmuş, kurgulanmış, dayatılan bir düzen var. Değişmeyen aktörleri millete dayatan bir düzen var. Bizim bu düzene karşı ilk farkındalıklarımız, ilk itirazlarımızın birkaç farklı tarihi olabilir. Ama bu salonda olanlar, bu itirazı büyütenler, bu düzenin çarkına çomak sokanlar; 14 Mayıs ve 28 Mayıs seçim yenilgilerini hazmedemeyen, kabul edemeyen, Cumhuriyetin 100. yılında Cumhuriyet'le meselesi olanların bu Cumhuriyeti yönetmeye devam etmesine mani olamamanın bir mazeretini kendine kabul ettiremeyenlerdir.

Bunları hiç görmeyenler, duymayanlar; 'Yahu aslında bir tepki yok, üç beş güne geçer' diyenler ya da 'Efendim televizyona çıktığımda bir daha cumhurbaşkanı adayı olmayacağım, bir daha genel başkan adayı olmayacağım. Demokratik bir yarışın önünü açacağım, partide bir yenilenmenin, bir değişimin, Türkiye'nin önüne yeni bir muhalefet vizyonunu koymanın güvencesi ben olacağım' demek yerine; 'Ben aday olmadım, hiç olmadım. Gösterirlerse olurum, o gün gelince düşünürüm' diyenler...

'Ben gemiyi güvenli limana götürüp bırakacağım. Onun için bir yerel seçimi geçireceğim, sonrasına bakacağım. Ama sonrasına da arkadaşlar ne derse o tarafına bakacağım' diyenlere karşı; 'Bu millet bir yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. Bu millet eğer böyle davranırsak bir daha bize yüzünü dönmeyecek. Tarihin en düşük katılımı oranı olacak. Anketi görmüyor musunuz? Parti yüzde 13'lerde, 14'lerde gerilemeye devam ediyor, büyük bir felaket gelecek. Yerel seçimlerdeki felaketten sonra bu milletin daha sandıktan da umudu kalmayacak. Biz bu noktada bir şeyler yapmalıyız' diyenler, işte o gün iki ayrı yola girdiler.

O gün yol ayrıldı. O gün yol ayrılırken; duygusal sebeplerle, örgütsel sebeplerle, idrak zamanından veya henüz meşelenin farkında olma noktasında başka bir yerde durup da, o günkü tavrın, özeleştirinin, inisiyatif alınmasının, değişim iradesinin doğru olduğunu görüp doğru yere milletle, örgütle birlikte gelen herkesi de, o gün ilk yola çıkıldığında, ilk adım atıldığında birlikte olduklarımız kadar kıymetli gördüm, kıymetli görmeye devam ediyorum."

"ÖNEMLİ OLAN DOĞRU YERDE DURMAKTIR"

"Tarihin doğru yerinde durmayı, buna ilk karar veren olmak değil, gerekirse ilk baştaki hatadan dönmenin de bu kadar büyük bir erdem olduğunu görüyorum. Önemli olan samimiyettir. Önemli olan doğru yerde durmaktır. Önemli olan bencillik yerine, kendin için bir şey istemek yerine, gerekirse kendini feda etmek, memleketin, partinin önünü açmaktır.

Gülsunar'dan Çankaya operasyonu sonrası çarpıcı yorum: "Muhalefetin kazanacak adayları saf dışı bırakılıyor"
Gülsunar'dan Çankaya operasyonu sonrası çarpıcı yorum: "Muhalefetin kazanacak adayları saf dışı bırakılıyor"
İçeriği Görüntüle

O günü hatırlayalım, o günü hatırlayalım. O gün Cumhuriyet Halk Partisi değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken bir yandan şöyle bir algı yerleşmiş, hak veriliyordu ve tartışılmıyordu: 'Bu delege yapısıyla bir değişim mümkün değil.'

'Türkiye'de değişim mi oldu? Bugüne kadar cumhuriyet tarihinde iki genel başkan adayı yarışıp da mevcut genel başkanın kaybettiği örnek mi var 100 yıldır? Mümkün değil, olmayacak' diyenlere hep şunu söyledim, hep söyledim. Dedim ki: 'Evet, zordur. Bu delegenin iradesini ben değiştiremem.' Dönüp baktılar, 'Genel başkan adayıyız, nasıl değiştiremezsin?' Biz değiştiremeyiz. Ama o delegeyi Ankara'ya gelmeden önce uğradığı berber kulağına fısıldadıklarıyla, evinin 4. katına asansörle çıkarken 3. katta oturan 16 yaşındaki kız öğrenci dönüp de komşusuna söyledikleriyle, sabahın 6'sında yolcu ederken eşi kendi hakkının helalliğini ortaya koyarak, torunu dedesine, evladı babasına bir şeyler söyleyerek bu değişimi gerçekleştirecek demiştim. Salona girdik, salonda 3 kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü bir slogan hakim oldu salona, hepiniz şahitsiniz: 'Delege sokağın sözünü dinle!' O gün, o gün o sandıklar açıldığında o delege sokağın sesini dinlediği için, seçilenlerin hiçbirisi bu partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz bu partinin dışarıdan gelmiş birileri değil, aksine öz be öz evlatlarıydık. Yarıştık, kazandık, tarihte ilk kez mevcut genel başkanı bir yarışmalı seçimle değiştirdik. İşte biz değişmeyen aktörleri millete dayatan düzenin tekerine ilk çomağı orada birlikte soktuk.

Ama bu düzenle ilgili diyeceklerim var. Şudur: Seçim ilerlerken, seçim yaklaşırken hep sordular bize, hep sordular. 'Size gelip devletten konuşan var mı? Öyle bir yerlerden, derin yerlerden mesajlar geldi mi?' 'Bir mutabakata vardınız mı? Bir taahhütte uzlaştınız mı?' Ben hep 'yok' dedim. O zaman 'olmaz' dediler. 'Size ne partiyi ne bu düzeni vermezler' dediler. 'Buralarda bu işler böyle dönmez, pazarlığı yapacaksın, taahhütte bulunacaksın, zararsız, sistemin içinde olduğunu kanıtlayacaksın, ancak ondan sonra gelip genel başkanlık oynayacaksın' dediler."

"BU BİRLİKTELİĞİ BÖLEMEZLER"

"Partinin adı değişir, partinin logosu değişir, gün gelir devran değişir, ayrı düşenler birleşir ama bizi, bu birlikteliği bölemezler. Hele öyle söyledim ya, karpuz gibi yarıdan ikiye; 60'a 40, 30'a 70... Biz bir bütünüz. Bu bütünü asla bozamazlar çünkü bu bütün 103 yıllık bir gelenekle birbirinden ayrı durmayan, düşünmeyen bir bütündür. Ve değerli yol arkadaşlarım, hepiniz şahitsiniz ki kurultayımızın ardından ilk yerel seçimler için önümüzde sadece 4 ay vardı, sadece 4 ay. Zaman kısaydı, yol uzundu ve esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceği, burada yapılan işin millet tarafından bir özeleştiriye sayılıp sayılmayacağı, milletin yeni bir kredi verip vermeyeceği orada belli olacaktı. İşte o 4 ayda hepiniz şahitsiniz ki oradan buradan birçok iftira, odur budur... O 4 ayda kadınlara önem verildi, gençlere önem verildi, ölçme değerlendirmeye önem verildi. En yakınımız, en yakınımızda duran, başka adayı desteklemesine rağmen ankette çıkmayan o listeye konmadı. En yakınımızda duran bir şey istediğinde bir rasyonalitesi yoksa, hatta ve hatta, hatta ve hatta her şey eşitse, değişim görüntüsünü, umudunu, sözünü kim verecekse o adaylara yönelindi. İzmir gibi yerde cumhuriyet tarihinde bütün partiler 6 kadın belediye başkanı seçtirmişken, 9 aday gösterilip 8'i seçtirildi. 14 genç aday gösterilip 13'ü seçtirildi. 31'de 29 İzmir gibi yerde, hem de seçimden sonra 'İzmir'i kaybedeceksiniz' denilen yerde böyle bir mucize gerçekleştirildi. Eldekiler kazanıldı, Türkiye'nin yüzde 65'i kazanıldı. Ufak tefek hataların bedelleri ödendi; Kırklareli'nde ödendi, Hatay'da ödendi."

"BUGÜN YOL AYRIMINDAYIZ"

"Bu arada o derin devlet dedikleri bir daha geliyor. İşte bu arada 'Bizimle uzlaşacak mı yoksa biz onunla uğraşalım mı?' diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana: 'Ankara merkezli siyaset yap. Otobüsün üstünden in' diyor. 'Ekrem'i bırak" diyor. 'Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var; karalım, eline verelim, arkadaşlarının üstüne betonu sen dök. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın, 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun' diyorlar. İşte bugün, bugün yol ayrımındayız."

"KARDEŞLERİMİN ÜSTÜNE BETON MU DÖKECEĞİM?"

"Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine bu memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp o betonun üstünde parti içi iktidarda mı oturacağım, kardeşlerim için mücadele mi edeceğim? Onun kararının verildiği gündür."

"YENİ PARTİMİZİ KURUYORUZ"

"Buradan ilan ediyoruz ki biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz. Biz bu ülkenin yarınları için ateşten bir gömleği hep beraber giyiyoruz. Yarın il başkanlarımızla, milletvekillerimizle bir araya geliyoruz. Yeni partiyi hep birlikte kuruyoruz.

Kimse belediye başkanına, belediye meclisine 'vay efendim sen niye geçmedin' demesin. 'Özgür Özel'le birlikte değilim' demeyen herkes emin olun ki bizimle birliktedir. Herkes bilsin ki ne Ekrem İmamoğlu'nu geride bırakırız ne Mansur Yavaş'ı… Ben onlarla değilim' diyen diyebilir. Bu lafı duymadığınız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir."

Kaynak: HABER MERKEZİ