Özellikle şu sıralarda...
Medyadaki manşetlere göz attığınızda...
O kocaman başlıklar hepimizi etkiliyor...
Cevabı merak edilen soru şu:

“Vatandaş neden uçan kuşa bile borçlanır hale geldi?”

Çünkü...
Toplumun yüzde 80’i...
Yani her 10 kişiden sekizi “borç riski” altında...
Eski ifade ile...
Orta halli ailelerin bile “geçinmek” için...
Eş dost akrabaya...
Hatta en çok da esnafa...
Ama ziyadesiyle...
Bakkalın “borç defteri”nin en az iki sayfasında adı / soyadı var!

*

Peki...
Bu güzel memleketin “gülmeyi unutan” dar gelirlisi...
Nasıl oldu da...
Bugünlerde...

“Uçan kuşa bile borçlu hale geldi?”

*

HALKWEB yazarlarından Çetin Süngü’nün...
Bu konuda kısacak bir yorumu var ki; her şeyi apaçık anlatıyor:

“Uçan kuşa borcumuz var denir ya, mecaz değil... Bu ülkede devlet borçlu, millet borçlu, belediyeler borçlu, özel sektör borçlu... Bu borçlanmanın ana damarı kredi kartları... 39 milyon kişi, yani yetişkinlerin yaklaşık %60’ı, kredi kartı borcu ile yaşıyor... Toplam kart borcu 2 trilyon TL’ye yaklaşmış... Daha da vahim olanı şu: Borçluların %36’sı sadece asgari tutarı ödeyerek borcunu döndürmeye çalışıyor... Yani borç ödenmiyor, sürdürülüyor; faizle birlikte katlanarak büyüyor... Bu bir finansman modeli değil, açık bir yoksulluk döngüsü...” (21 Aralık 2025)

Whatsapp Image 2026 01 26 At 07.27.19

*

Sosyal medyada...
“Uçan kuşa borçlu olmamak için reçete!” var...
Açık, net ve biraz da ironik!
Böylesi sıkıntılar arasında...
Kısaltarak takdim ediyorum:

“Önce en yakın arkadaştan borç alınır, sonra çalıştığın yerden avans çekilir... Sonra banka kartı son kuruşuna kadar zorlanır, sonra diğer bankalara başvurulur... Ardından yeni yeni kartlar alınır onlar da zorlanır... Yetmezse limit arttırılır, uzun uzun cep telefonu görüşmeleri yapılır; bu arada ablaya / abiye “imdat mesajları” yollanır... Eğer şanslıysanız, ne ala... Bu arada “kader” devamlı senin aklına / hayaline gelmeyecek biçimde yardım(!) etmektedir! Devamlı olarak arkadaş yaş günleri, nikahlar, yeni doğanlar için altın takmalar, hiç bitmeyen hastane masrafları... Baktın olmuyor; sıkıntı ferdi tüketici kredisine kadar uzar... Sonunda durum anne – babaya çıtlatılır ve o gece mışıl mışıl uyunur... Kader sizden yanadır çünkü...”

*

Bitiriyoruz...
Birkaç “sağlıklı reçete” ile...
Özellikle de...
Gençlerimiz için:

* Plansız dışarı çıkıp, anlık harcama yapma alışkanlığı; günde en az 300 TL. Fark etmezsek maaş erir, gider...

* “Bir şey olmaz” diyerek minik market alış-verişlerinden vazgeçin; bilin ki, mini bir servet uçup gidiverir...

* Evde varken dışarıdan alınan kahve, atıştırmalık, içecek... Kolayınıza geliyor ama cüzdanı en hızlı tüketenler bunlar...”

(*) Uçan kuşa borçlu olmak: “Pek çok sayıda kişiye borçlu olmak...”

Nokta...

Hamiş: “Borç, insanın aklını meşgul eden görünmez bir yüktür; cebinden önce insanın uykusunu alır...”

Sonsöz: “Uçan kuşa borcumuz var sözü, bugün bir deyim değil; bir bilanço... Ve bu bilanço, acilen siyasal bir muhasebeyi zorunlu kılıyor... / Çetin Süngü...”