Fethiye’de yer alan ve yılda yaklaşık 100 bin kişinin ziyaret ettiği Kayaköy, tarihi ve doğal zenginlikleriyle dikkat çekiyor. Geçmişte Türkler ile Rumların birlikte yaşadığı köy, Fethiye ile Ölüdeniz arasında, 65 metre yükseklikte bir tepenin yamacında ve “Kaya Çukuru” olarak bilinen ovanın üzerinde konumlanıyor.
Antikragos Dağları’ndaki kaya mezarlarıyla öne çıkan yerleşimin, bazı kaynaklara göre 11’inci, bazılarına göre ise 14’üncü yüzyılda bölgedeki Rumlar tarafından Likya uygarlığı kalıntıları üzerine kurulduğu ifade ediliyor. Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de adı geçen ve Rumca “Levissi” olarak bilinen Kayaköy’ün, 20’nci yüzyılın başlarına kadar önemli bir yerleşim yeri olduğu belirtiliyor.
Bir zamanların canlı yerleşimi bugün “hayalet köy”
Döneminde yaklaşık 6 bin 500 kişilik nüfusa sahip olan köy; kiliseleri, sağlık yapıları, okulları, postanesi ve atölyeleriyle bölgenin önemli sosyal ve ticaret merkezlerinden biri olarak öne çıkıyordu. 69 yıl önce terk edilen ve günümüzde 500’e yakın harabe yapının bulunduğu Kayaköy, dronla görüntülendi. Her biri yaklaşık 50 metrekare büyüklüğünde, iki katlı ve birbirinin manzarasını kapatmayacak şekilde inşa edilen evlerin yer aldığı köy, koruma altında bulunuyor ve ziyaretçiler bilet alarak alanı gezebiliyor.
Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından “Birinci Grup Anıtsal Yapı” olarak tescillenen ve UNESCO tarafından “Dünya Dostluk ve Barış Köyü” ilan edilen Kayaköy’de, konutların yanı sıra çok sayıda şapel, iki büyük kilise, okul ve gümrük binası da yer alıyor.





