Son Mühür / Yağmur Daştan - Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Sekreter Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Tamer Osmanağaoğlu, İzmir İl Kongresi’nde dikkatleri çeken açıklamalarda bulundu. Konuşmasında bölgesel gelişmelere değinen Osmanağaoğlu, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" hedefinin bir devlet aklı meselesi olduğunu belirtti. Osmanağaoğlu, bu hedefin terör örgütüyle pazarlık değil, örgütün tamamen tasfiyesi anlamına geldiğini kaydetti.
“Sıcak çatışmanın ortasında verilmiş. Karadeniz'den Doğu Akdeniz'e, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya haritalar yeniden şekillendirilmek istenmektedir” mesajıyla açıklamalarda bulunan Osmanağaoğlu, “Böylesi bir dönemde iç cephemizi tahkim etmek bir tercih değil, bir milli mecburiyettir. Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu "Terörsüz Türkiye" hedefi işte bu devlet aklı meselesidir. Bu hedef, terör örgütüyle pazarlık değil; terör örgütünün tasfiyesidir. Taviz değil, devletin hakimiyetidir. Teslimiyet değil; silahın ve şiddetin bütünüyle devreden çıkarılmasıdır. Terörsüz Türkiye; kahraman güvenlik güçlerimizin cesaretiyle, devletimizin kudretiyle ve milletimizin kardeşlik iradesiyle milletimizin 50 yıllık kanlı bir parantezin bütünüyle sonsuza dek kapanmasıdır. Türk ile Kürt'ü karşı karşıya getirmek isteyen emperyalist senaryonun yırtılıp atılmasıdır. Şükürler olsun ki İzmir; her zaman milli şuurun diri kaldığı, milli heyecanın hiçbir zaman eksik olmadığı, "Kim var?" dendiğinde "Ben varım" diyen yiğitlerin elini uzattığı bir şehirdir” dedi.
“İzmir bugün de kendine yakışanı yapıyor”
İzmir’in her zaman birliğin ve dirliğin hamisi, Türk milletinin gelecek tahayyülünün destekçisi, önümüzdeki yüzyılın Türk ve Türkiye Yüzyılı olması için yürüyen kervanın en önemli halkası olduğunun altını çizen Osmanağaoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Ne mutlu ki İzmir bugün de Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin mimarı olduğu, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte inşa ettiği Terörsüz Türkiye'ye el vermiş, omuz vermiş, Türkiye Yüzyılı ülküsünü yüreğiyle sahiplenmiştir. Elbette ki aksi düşünülemeyecektir. Elbette İzmir'in yeni yüzyılın Türk asrı olması için Anadolu'da yeni 1000 yılda var olma gayretinde geri durması elbette düşünülemeyecektir. 104 yıl önce Türk milletinin hürriyet aşkını sınamaya çalışanlara en net şekilde cevap veren İzmir, bugün de kendisine yakışanı yapmaktadır. İzmir; Türk milletinin geleceğini yabancı menşeili projelerde arayan, kendi merkez üslerine bir asır önce nasıl cevap vermişse bugün de ayaklarına pranga olan terör belasından kurtulma kararlılığında aynı şiddetle destek vermektedir. Fitneye kulaklarını tıkamış, çirkin hamlelerini elinin tersiyle itmiş, barışa hasım olanların inşa edilişini unutmamak üzere hafızalarına İzmirli bunu kaydetmiştir. Unutulmamalıdır ki İzmir; "Ama"sız ve "Lakin"siz olundukça birbiriyle yarışan ama ilk viraja geldiğinde sinen utanmazları tanımaktadır ve unutmayacaktır.”
“Davadan kopuk partiler, müflis genel başkanlar…”
“İzmirli; komisyonculuktan arta kalan zamanlarında Milliyetçi Hareket Partisi'ne ezberletilmiş cümlelerle iftira yarışına giren yüzü kızarmazları yakından bilmektedir, onları unutmayacaktır” vurgusu da yapan MHP’li Osmanağaoğlu, “İzmirli; Terörsüz Türkiye'yi inşa etmenin günübirlik oy hesabına mahkûm siyasetçilerin değil, devlet adamlarının harcı olduğunu elbette ki bilmektedir. Unutulmamalıdır ki Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'nin "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" sözünün bir slogan değil; bedeli göze alınmış dümdüz bir hayat çizgisi olduğunu bir kez daha ortaya koymuş ve göstermiştir. 50 yıllık bir terör uğruna neşter vurulurken ne şahsını ne partisini değil, Türkiye'nin gelecek 50 yılını, gelecek asırlarını düşünmüştür. Buna rağmen milliyetçiliği sosyal medya sloganlarında, vatanseverliği günlük öfkeyle indirgeyenler liderimize fütursuzca dil uzatmaktadır. Küçük ve davadan kopuk partiler, müflis genel başkanlar Terörsüz Türkiye hedefine hıyanet gibi ölçüsüz sözlerle yaklaşmaktadır” dedi.
“İzmir görüyor ve unutmayacak”
Son olarak, “Hayasız akınlar elbet boşa çıkacak, güneş balçıkla sıvanmayacak, hakaret ve hakikati elbette değiştiremeyecektir” mesajı veren Osmanağaoğlu, “Milliyetçilik; Türkiye'nin kronik sorunlarının çözülmesinden siyasi rant devşirmek değildir. Milliyetçilik; gerektiğinde elini değil, bütün gövdesini taşın altına koymak ve o sorunu devlet aklıyla çözmektir. İzmirli; klavye başında sahte hesaplarıyla ciddiyetsiz kabadayılıklara heves edip tenhada öd koparanları, gündemi amayla fakatla geçirip Türk devletine çelme takmaya çalışanları, ar damarları çatlamışçasına gelecek nesillere hür bir Türkiye emanet etme derdine düşmüş Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli'ye dil uzatan ar utanmazları görmektedir, onları elbette unutmayacaktır. Bilinmelidir ki konu şov olunca sahaya inip konu memleket meselesi olunca tüyü inenlere teslim edilecek devletimiz yoktur. Konu yalan olunca geceden kalma aklıyla meydana çıkan, konu Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti'nin geleceği olunca kıyıda duranlara kurban verilecek milletimiz de yoktur. Çünkü maviliklerinde Türk'ün kudretli asırlarını gezdiren Adalar Denizi, Türk'ün bağrına basmak için sabırsızlıkla beklemektedir” mesajı verdi.
“İzmir sığ çekişmelerin değil, omuz omuza durmanın tarafında”
Terörsüz Türkiye’nin kardeşliğin ve geleceğin mihenk taşı olduğunun altını çizen Osmanağaoğlu, “Hedef belirlenmiştir, zaman kesinleşmiştir. Zemin belirlenmiş, harç karılmış, temel atılmış, bina da hızla yükselmektedir. Bilinmelidir ki biz birileri gibi günübirlik çıkarların peşinde değil, milli çıkarları hedef ediniyor, siyasi hırslarla değil milli şuurla hareket ediyoruz. Muhalefet köprülerimizi çıkar üzerine değil, samimiyet üzerine hem de sarsılmaz bir şekilde inşa ediyoruz. Bu yüzden net bir şekilde ifade edebilirim ki Terörsüz Türkiye; zanla konuşup onunla amel edenlerle Türk milletinin attığı, unutamayacakları çok sağlam bir tokattır. İzmirli, milli ibadeden kaçanları, üç hilalin sırtından bıçaklayanları, davamıza ihanet edenleri tanımaktadır, asla unutmayacaktır. Onların boşluğa düşeceklerini bilmektedir. İzmirli polemiğin değil neticenin, fitnenin değil birleşmenin, sığ çekişmelerin değil omuz omuza durmanın tarafındadır. Bu süreçte herkese düşen sorumluluk da elbette açıktır” diye konuştu.




