Son Mühür / Atakan Başpehlivan Genel seçimlerin ve Yerel seçim tarihlerinin yaklaşmasıyla birlikte özelikle İzmir özelinde seçmen davranışlarını inceleyen siyaset bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, kentte yaşayan seçmenlerin oy refleksleri üzerine Son Mühür’e önemli açıklamalarda ve değerlendirmelere bulundu.

"İzmir'de Mansur Yavaş’ın sempati üretmesi tesadüf değil"

"İzmir'de Mansur Yavaş’ın sempati üretmesi tesadüf değil"

2028 yapılması planlanan ancak erken seçim ihtimali olursa 2027’de olacağı kulislerde konuşulan Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili İzmir’deki seçmenlerde Mansur Yavaş ismine olan ilginin tesadüf olmadığını altını çizen siyaset bilimci Dr. Zekiye Seda Sönmez, Yavaş’ın milliyetçi geçmişine rağmen kutuplaştırıcı dil kullanmamasının pozitif etki sağladığını savunarak, “İzmir özelinde bakınca merkez sağ seçmenin davranışı Türkiye ortalamasından biraz farklı işliyor.

İzmir’de tarihi zirve: Libya ve Suriye orduları EFES-2026 İçin ilk kez sahaya indi
İzmir’de tarihi zirve: Libya ve Suriye orduları EFES-2026 İçin ilk kez sahaya indi
İçeriği Görüntüle

Çünkü İzmir’de siyaset yelpazesinin ‘merkez seçmen’ dediğimiz kısmı sadece ekonomik pragmatizmle değil, yaşam tarzı, sekülerlik, kent aidiyeti ve otoriterleşme durumuna olan kaygı gibi meselelerle oy veriyor. Bu yüzden klasik sağ-muhafazakar dil İzmir’de çoğu zaman sınıra çarpıyor. Ama burada önemli bir kırılma var.

Son yıllarda özellikle CHP’nin kendi içinde daha ‘merkez’, daha devlet tecrübesi yüksek ve ideolojik tonu düşük figürlere yönelmesi İzmir’de de karşılık buluyor. Bu yüzden Mansur Yavaş gibi isimlerin sempati üretmesi tesadüf değil. Çünkü Yavaş profili sert ideolojik görünmüyor, devlet ciddiyeti hissi veriyor, belediyecilik performansı üzerinden konuşuyor, milliyetçi geçmişe rağmen kutuplaştırıcı dil kullanmıyor.” dedi.

“İzmir seçmeni radikal olmayan ‘güven’ figürü arıyor”

“İzmir seçmeni radikal olmayan ‘güven’ figürü arıyor”

Öte yandan, İzmir’deki seçmenin hala tam olarak merkez sağa açık olmadığını vurgulayan Dr. Sönmez, kentte ikamet eden vatandaşların özgürlükçü tonu önemsediklerini aktararak, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Bu profil özellikle ‘AK Parti’ye mesafeli ama CHP’nin fazla kimlik siyaseti yaptığını düşünen’ seçmende evet etkili olabilir diye düşünüyorum ancak burada önemli bir noktaya da vurgu yapmak gerekiyor.

İzmir’de bunun bir sınırı var. Çünkü İzmir merkez seçmeni merkez sağa tamamen açık değil, daha çok güven veren, sakin, teknokratik isimlere açık. Yani burada destek, ideolojik bir sağa kayış şeklinde değil ‘ılımlı, kriz yönetebilen, kavga etmeyen aday’ arayışı şeklinde gelişiyor. O yüzden ben de şunu düşünüyorum:

Eğer bu çizgi fazla ulusalcılığa, sert milliyetçiliğe ya da eski devletçi reflekslere kayarsa İzmir’de olumlu etki sınırlı kalır. Hatta özellikle genç, kentli ve eğitimli CHP seçmeninde mesafe oluşabilir. İzmir’de seçmen halen daha özgürlükçü tonu önemsiyor. Kısacası: Mansur Yavaş tarzı ‘sakin merkez’ figürleri İzmir’de belirli ölçüde karşılık bulabilir. Ama bu durum İzmir’in topluca merkez sağa kaydığı anlamına gelmez. İzmir seçmeni daha çok ‘radikal olmayan güven figürü’ arıyor, ideolojik sağcılaşma değil.

Muhabir: ATAKAN BAŞPEHLİVAN