Son Mühür- CHP’de “mutlak butlan” tartışmaları sonrası yaşanan gerilim sürerken, Ankara’daki genel merkezde tansiyon yükseldi. Mahkeme kararının ardından parti içinde Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu destekçileri arasında yaşanan hareketlilik, zaman zaman gergin anlara sahne oldu. Bu süreçte CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’ın genel merkez binasında yaşanan olaylar sırasında aktif rol aldığı ve yaşanan gelişmelerin kamuoyunda geniş yankı uyandırdığı belirtildi.

Gerginliğin sürdüğü günlerde Tanal’ın Yunanistan’a giderek Selanik’te Mustafa Kemal Atatürk Evi’ni ziyaret etmesi ve buradan paylaşımlar yapması dikkat çekti. Ziyaret sırasında çektiği görüntüler ve yaptığı açıklamalar sosyal medyada geniş yer buldu. Tanal, Atatürk’ün doğduğu evde bulunmaktan duyduğu duyguları da uzun bir mesajla ifade etti.

Söz konusu ziyaret, Türkiye’de siyasi gündemin oldukça yoğun olduğu bir döneme denk gelmesi nedeniyle kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Gelen eleştiriler üzerine Mahmut Tanal, sosyal medya hesabından açıklama yaparak iddialara yanıt verdi ve ziyaretinin kişisel bir anlam taşıdığını ifade etti.

Tanal'ın söz konusu yurt dışı gezisi hakkında yaptığı açıklamanın tamamı şu şekilde;

"Cumhuriyet Halk Partisi Kurultayı ile ilgili yargı sürecinin ve sonrasında yaşanan gelişmelerin planlandığı dönemde ben Türkiye’de değildim. Aracım Arnavutluk’taydı ve Balkanlar’da kara yoluyla seyahat ediyordum.
Genel Merkezimizin çağrısı ve Grup Başkanvekilliği seçimi nedeniyle aracımı Arnavutluk’un başkenti Tiran’da güvenli bir yere bıraktım. Ardından hava yoluyla Ankara’ya geldim. Esenboğa Havalimanı kayıtları da bunu açık ve net şekilde göstermektedir.
Seçim tamamlandıktan ve Genel Merkezimize yönelik yaşanan müdahaleler sonrasında tekrar Esenboğa Havalimanı’ndan uçağa binerek Tiran’a döndüm. Şimdi de bıraktığım aracımı alarak kara yoluyla Türkiye’ye dönüyorum. Pasaportumdaki giriş-çıkış kayıtları, uçuş kayıtları ve tüm resmi belgeler ortadadır. Gizli saklı hiçbir şey yoktur. Buna rağmen bir otelde birkaç saat dinlenmem üzerinden algı operasyonu yapılmaya çalışıldığını hayretle görüyorum. Arnavutluk’tan hareket ettikten sonra uzun ve yorucu bir yolculuğun ardından Selanik’te mola verdim. Bu sırada Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret ettim. Kültür Bakanlığı yetkilileriyle ve Konsolosluk görevlileriyle görüştüm. Her şey açıktır.
Her şey şeffaftır.
Her şey kayıt altındadır. Şimdi soruyorum: Benim yol yorgunluğu nedeniyle birkaç saat dinlenmem neden bu kadar büyütülüyor? Siz benden uykusuz şekilde direksiyon başında kalmamı, trafik kazası yapmamı, kendi canımı ya da başkalarının hayatını tehlikeye atmamı mı bekliyordunuz? Trafik kuralları sürücülere gerektiğinde dinlenmeyi emreder. Bu bir tercih değil, sorumluluktur. Ben hayatım boyunca hukuka, kurallara ve kamu düzenine saygı göstermiş bir insanım. Yolculuk sırasında dinlenmek de en doğal hakkımdır. Herkesin dinlenme hakkı varsa benim de dinlenme hakkım vardır.

Şanlıurfa'da gece yarısı hırsızlık! Koşu bandını çaldı!
Şanlıurfa'da gece yarısı hırsızlık! Koşu bandını çaldı!
İçeriği Görüntüle

Bir otelde birkaç saat uyumayı tartışma konusu yapmak gerçekleri değil algıları konuşmaktır. Ben tatilde değildim.
Ben eğlencede değildim.
Ben binlerce kilometrelik bir kara yolculuğundaydım. Kaldı ki, hadi bir an için tatilde olduğumu kabul etseniz bile; Bu suç mu? Bu günah mı? Bu ahlaksızlık mı? İnsanların dinlenmesini, uyumasını ve yol güvenliğini sağlamasını suç gibi göstermeye çalışmak hangi vicdana, hangi ahlaka ve hangi hukuk anlayışına sığar? Siyaset bu kadar kirli olmamalıdır. Siyaset bu kadar ahlaksızlaştırılmamalıdır. Bir insanın otelde kalmasını, birkaç saat uyumasını siyasi malzeme haline getirecek kadar çaresizleşen bir anlayışın millete verebileceği hiçbir şey yoktur. Ortada ne hırsızlık vardır,
ne yolsuzluk vardır,
ne rüşvet vardır,
ne kamu zararına yol açan bir işlem vardır,
ne de bir başkasının hakkına ve hukukuna zarar veren bir davranış vardır. Soruyorum: Hırsızlık mı yaptım? Rüşvet mi aldım? Yolsuzluk mu yaptım? Bir kişinin hakkını mı yedim? Bir kişinin canına mı kastettim? Hayır. Yaptığım tek şey, binlerce kilometrelik kara yolculuğunda trafik güvenliğini ve insan hayatını önceleyerek dinlenmek olmuştur. Asıl sorgulanması gereken benim birkaç saat dinlenmem değil, bundan siyasi rant ve siyasi malzeme çıkarmaya çalışan anlayıştır. İnsan hayatını korumak sorumluluktur. Bunu suç gibi göstermeye çalışmak ise vicdansızlıktır. Şu an yeni uyandım. Sosyal medyada yapılan paylaşımları gördüm. Kahvaltımı yaptıktan sonra Yunanistan’dan Türkiye’ye doğru yola çıkacağım. Gerçekler bu kadar açıkken, insanların can güvenliğini önceleyen sıradan bir dinlenme molasını siyasi tartışma konusu haline getirmek, siyasetin ne kadar kirletildiğinin en açık göstergesidir."

Muhabir: Emine Kulak