Son Mühür- TBMM tarihinin en ilginç grup toplantılarından birine CHP'deki parti içi rekabet nedeniyle sahne olacak gibi görünüyor.
CHP Genel Başkanı sıfatıyla Kemal Kılıçdaroğlu mu yoksa Grup Başkanı sıfatıyla Özgür Özel'in mi kürsüye çıkıp konuşma yapacağı belirsizliğini koruyor.
Her iki tarafın da geri adım atmaya niyetli olmadığını gösterdiği durumda, kürsüde konuşma hakkının kimde olacağı sorusu için CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın'dan TBMM Grup İçyönetmeliği uyarısı geldi.
''Gündemin sıcak siyasi tartışmalarına öncelikle hukuki, ardından siyasi bir katkı sunmanın yararlı olacağını değerlendiriyorum'' mesajıyla konuya açıklık getiren Günaydın, paylaşımında şu ifadelere yer verdi.

TBMM Grup İçyönetmeliği ne diyor?
Yapılan tartışmalarda üstlenilen yanlış-eksik-doğru yaklaşımların çoğunun yanıtı, hukuki olarak, Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup İçyönetmeliğinde (İY) bulunmaktadır.
Bu çerçevede görüşlerimi, İY hükümlerine bağlı kalarak, maddeler halinde kamuoyunun bilgisine sunacağım.
1- Grup Genel Kurul Toplantısı:
İY’in ‘Olağan Toplantılar’ başlıklı 25 inci maddesinin 3 üncü fıkrası aynen şöyledir; “Grup Genel Kurul’unu toplantıya çağırmaya yetkili olanlar; Grup Başkanı, Grup Yönetim Kurulu ve Grup üyelerinden en az beşte biridir”.
İY’nin ‘Toplantı ve Karar Yeter Sayısı’ başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrası ise; “Grup Genel Kurulu, üye tam sayısının en az üçte biri ile toplanır, katılanların salt çoğunluğu ile karar verir. Karar yeter sayısı ise üye tamsayısının en az dörtte biridir”
Bu iki hükmü CHP’nin mevcut 138 milletvekili sayısı üzerinden değerlendirdiğimizde anlaşılmaktadır ki, Grup Genel Kurulu toplantısı çağrısı yapabilmek için en az 28 milletvekiline (1/5), toplantının açılabilmesi için ise en az 46 milletvekiline (1/3) ihtiyaç bulunmaktadır.
Mevcut toplantı çağrıları, bu hükümler ve onların doğurduğu sonuçlar üzerinden değerlendirilmelidir..
2- Grup Yöneticilerinin Durumu:
Grup Başkanı, Başkan vekilleri ve Grup yönetim kurulu üyeleri, bir yasama döneminin ilk yarısında seçimle, ikinci yarısında ise seçimle veya görev sürelerinin seçimsiz uzatılması suretiyle görev yaparlar (İY madde 6, 7 ve 8).
Yukarıda sayılan grup yöneticilerine, Grup Genel Kurulu’nda, üye tam sayısının dörtte birinin yazılı başvurusuyla güvensizlik istemi yöneltilebilir (İY madde 45/1). Grup Genel Kurul’unda güvensizlik kararı, Grup üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyu ile alınır (İY 47/2).
Sürecin özeti nedir?
Bu iki hükmün özeti şudur: Grup Başkanı, başkan vekili ve yönetim kurulu üyelerinin görevden uzaklaştırılabilmelerinin tek yolu, milletvekillerinin yöneticilerine duydukları güveni kaybetmeleri ve buna yönelik prosedürü işletmeleridir. Bunun için de mevcut CHP milletvekillerinden en az 35’inin yazılı olarak güvensizlik talebinde bulunması, görüşmeler sonrasında en az 70’inin güvensizlik yönünde oy kullanmaları gerekmektedir. Görüldüğü gibi bu bir kollektif karardır, başka bir yol ve yöntem bulunmamaktadır.
3- Partimize ve Ülkemize Karşı Sorumluluğumuz..
Türkiye hem iktisaden hem de siyaseten çok zorlu bir dönemden geçmektedir. 30 milyon yurttaşımız açlık, toplumun % 90’ı yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır.
Diğer taraftan yargının araçsallaştırılması suretiyle anayasal düzenin ortadan kaldırılmaya çalışıldığı, siyasetin dış müdahalelerle dizayn edilmeye çalışıldığı bir dönemin en karanlık evresindeyiz.
Orta Doğu yeniden şekillenirken, dışarıda ve içeride, Türkiye’ye monarşi elbisesi dikmeye çalışanların varlığı malumumuzdur.
Bu ortamda CHP’lilerin görevi partimize, milletimize ve ülkemize sahip çıkmaktır. İç tartışmaların hiçkimseye yararı yoktur. Taban oyu % 20’lere düşmüş bir AKP’ye yeni dönem(ler) açma olasılığı, ödenmesi olanaksız bir vebal olarak hepimizin omuzlarındadır. Bu bir parti sorumluluğu olmanın çok ötesinde, ülkemize ve yurttaşımıza olan görevimiz, ödevimizdir.
Zaman ayrışma zamanı değil...
Tartışmaların kavgaya dönüşmesi, antidemokrat cepheyi sevindirmekten başka hiçbir işe yaramaz.
Karar verici olan sokakların sesidir.
Karar verici olan üyelerimizdir.
Karar verici olan delegelerimizdir..
11 Haziran 2026 tarihinde toplanacak Parti Meclisi’nde verilecek bir Kurultay kararı, sorunların çözümü için biricik demokratik yol olarak önümüzdedir.
Bu fırsatı kaçırmayalım..
Zaman ayrışma değil, Hacı Bektaş-ı Veli’nin asırlar önce öğütlediği gibi, bir olma-iri olma ve diri olma zamanıdır.




