SON MÜHÜR/Cumhur Erkek-Türkiye’de yüksek enflasyon ve artan işletme maliyetleri, serbest meslek gruplarına zor günler yaşatırken, adalet sisteminin savunma ayağı olan avukatlık mesleği tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşıyor. Avukatların geçim mücadelesi ve ofis kapatma süreçleri, krizin derinleşmesiyle birlikte korkutucu bir boyuta ulaştı. Satış siteleri ve sosyal medya platformları, ofisini kapatmak zorunda kalan hukukçuların acil satılık ilanlarıyla dolup taştı.
Bu Fiyata Sandalye Bile Yok
Sektördeki ekonomik çöküşün en somut ve çarpıcı örneği, geçtiğimiz günlerde dijital platformlara düşen bir ilanla tescillendi. Şık bir avukatlık ofisine ait masa, makam koltuğu, misafir koltukları, etajer ve sehpadan oluşan eksiksiz bir makam odası takımı, 'Acil Satılık - Sıfır Gibi' ibaresiyle sadece 14.000 liraya satışa sunuldu. Bugün normal şartlarda piyasada kaliteli bir büro koltuğunun dahi alınamayacağı bu fiyat, avukatların nakit sıkışıklığı nedeniyle eşyalarını kelimenin tam anlamıyla 'yok pahasına' elden çıkardığını gösteriyor. Benzer ilanların sayısında son bir ayda adeta bir patlama yaşanıyor.
Ofis Kapatma Noktasına Getiren 3 Büyük Çıkmaz
Sektör temsilcileri ve genç avukatlar, ilan sitelerinin birer 'hukuk ofisi mezarlığına' dönmesinin arkasında şu üç temel yatıyor. Ofis kiraları, stopaj vergileri, her ay katlanan Bağ-Kur primleri ve baro aidatları, avukatların sırtında taşınamaz bir yük haline geldi. Ekonomik darboğazdaki vatandaş, dava açmayı lüks olarak görmeye başladı. Avukatlık ücreti ödemekte zorlanan vatandaşlar hukuki danışmanlık almaktan kaçınınca, avukatların iş hacmi bıçak gibi kesildi. Her yıl on binlerce yeni mezun veren hukuk fakülteleri yüzünden piyasadaki rekabet sürdürülemez bir noktaya ulaştı. Sektördeki pasta küçülürken, avukat sayısı katlanarak arttı.
Savunma Makamı Alarm Veriyor
Hukukçular, ilan sitelerinde yaşanan bu patlamanın sadece bir 'esnaf iflası' olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Savunma makamının ekonomik olarak çökmesi, vatandaşın adalete ve savunma hakkına erişimini doğrudan engelliyor. Lüks mobilyalarını, yıllarca emek vererek kurdukları kütüphanelerini 'sudan ucuz' fiyatlara satarak meslekten çekilen ya da başka bürolarda 'işçi avukat' olarak çok düşük ücretlerle çalışmak zorunda kalan hukukçuların sayısı artarken, gözler Adalet Bakanlığı ve Türkiye Barolar Birliği’nden gelecek acil destek paketlerine çevrilmiş durumda.





