Son Mühür- Fitch, geçen hafta Türkiye'nin kredi notunu "BB-", görünümünü ise "durağan" olarak korurken, sıkı para politikasının sürmesini olumlu bulmasına rağmen yüksek enflasyon, zayıf dış likidite ve yüksek finansman ihtiyacının kredi notunu sınırlayan temel riskler olmaya devam ettiğini vurgulamıştı.
Orta Doğu'daki çatışmaların başlamasından bu yana küresel enerji fiyatlarında yaşanan artışın Türkiye'nin dezenflasyon sürecindeki ivmeyi zorlaştırdığına dikkat çeken Moody's ise, ekonomik büyümenin 2025'teki yüzde 3,6 seviyesinden 2026'da yüzde 3,4'e sınırlı şekilde yavaşlamasının öngörüldüğüne dikkat çekmişti.
Ekonominin çarklarının dönmesiyle ilgili tehlikeye dikkat çeken isimse ekonomist İris Cibre oldu.
Likidite sorunu mu var?
''Tüketici kredileri alarm veriyor;
Alım gücünün yapışkan enflasyon ile hızla erimeye devam etmesi ile, kredi kartı ve ihtiyaç kredisine yüklenen tüketicinin takip oranları da hızla artıyor'' uyarısında bulunan Cibre,
''Takip oranı İhtiyaç kredilerinde yüzde 6,2 ve kredi kartında yüzde 5,5 düzeyinde. Kobilerin de 2019'daki resesyon benzeri hatta daha serti bir likidite sorunu yaşadığı ortada; oluşturduğum kredi endeksine göre, yüzde 3.92'ye ulaşmış kredi takip oranının ima ettiğinden daha zorlu bir süreç yaşanıyor.

Kredilerin bir kısmının satıldığı ve bir kısmının da yapılandırıldığı düşünüldüğünde, oranların çok daha yüksek olması da olası...'' hatırlatmasında bulundu.
İşsizlik tehlikesi artıyor...
Türkiye ekonomisinin 2.çeyrek büyümesinin potansiyelin oldukça altında olması mümkün'' vurgusunda bulunan İris Cibre,
''Diğer yandan istihdam için de (geniş tanımlı işsizlik yüzde 29) daha da büyüyen bir risk halini aldı.
Birkaç sektörün şık görünümü, altta yatan gidişatı perdeliyor...'' mesajı verdi.
Cibre'ye Dr. Toptaş'dan destek...
İris Cibre'nin kredi takip oranlardaki artışa dikkat çeken mesajına destek eski TCMB Uzmanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş'tan geldi.

Cibre'nin paylaşımına göndermede bulunan Dr. Toptaş,
''Bu değerlendirmede özellikle uzun zamandır devam eden yüksek enflasyon ve hayat pahalılığının olumsuz kümülatif etkilerinin tüketiciyi yansıması ele alınıyor. Tüketici bu sürece kredilere dayanarak direnmeye çalışıyor ama burada da sınırlar var.
Enflasyonla mücadele kapsamında ekonomi yönetimince bu sınırlar daha da daraltılıyor. Krediler, borçlanma zorlu ekonomik koşullarda bireyleri iflasa sürükleyebilir.
Kredi daralması, enflasyonla mücadelede uygulanan sıkı para politikası sadece tüketiciyi değil üreticiyi de etkiliyor. Üretim yavaşlıyor, arz düşüyor. Hem talep hem arz baskı altında kalınca büyüme hızının düşmesi ve istihdamın gerilemesi doğal bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Sonuç olarak, Cibre nin değerlendirmeleri ekonominin genel tablosu ile uyumlu'' hatırlatmasında bulundu.




