Son Mühür- İzmir’de kentsel dönüşüm projeleri üzerinden yürütülen ve "zimmet" ile "mali usulsüzlük" iddialarıyla derinleşen soruşturma, Ankara siyasetinin zirvesine sıçradı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un, şafak operasyonuyla evinden alınarak İzmir Yeşilyurt Emniyet Müdürlüğü’ne getirilmesi, başkent gündeminde deprem etkisi yarattı. Gün boyu emniyette işlemleri devam eden Erkol’un durumuna ilişkin bir tepki de, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan geldi. Yavaş, sürecin işleyiş biçimine yönelik sert eleştirilerde bulunarak hukuk vurgusu yaptı.

Mansur Yavaş’tan sert eleştiri: "Hukuka güveni zedeliyor"

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İl Başkanı Ümit Erkol’un gözaltına alınma şeklinin hukuki teamüllere aykırı olduğunu savundu. Bir yılı aşkın süredir devam eden bir dosya kapsamında, kaçma şüphesi bulunmayan bir siyasetçinin evine baskın yapılmasını eleştiren Yavaş, ifadenin davet usulüyle veya talimatla Ankara’da alınabileceğine dikkat çekti. Bu tür yöntemlerin toplumsal adalete olan inancı sarstığını belirten Yavaş, ülkeye fayda sağlamayan bu uygulamaların bir an önce son bulması ve Erkol’un serbest bırakılması yönündeki beklentisini dile getirdi.

Soruşturmanın geçmişi ve "Zimmet" iddialarının odağı

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bu kapsamlı dosya, aslında 2025 yılının son aylarında düğmesine basılan bir sürecin devamı niteliğini taşıyor. Özellikle İzmir İş İnsanları Örnekköy Konut Yapı Kooperatifi bünyesinde gerçekleşen mali operasyonların mercek altına alınmasıyla başlayan süreçte, bilirkişi raporları ve yapılan suç duyuruları dosyanın seyrini belirledi. Daha önceki dalgalarda Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu, Heval Savaş Kaya, Yıldırım Kuruoğulları ve Burak Bakır gibi İzmir siyasetinin sembol isimlerinin tutuklanması, operasyonun ciddiyetini göstermişti.

Başkent siyasetinde "Diz çöktürme" tepkisi

Ümit Erkol’un İzmir’e nakledilmesiyle birlikte CHP Ankara İl Teşkilatı ve milletvekilleri de teyakkuza geçmişti. İl Sekreteri Yüksel Işık ve Milletvekili Umut Akdoğan gibi isimler, operasyonun hukuki bir gereklilikten ziyade siyasi bir baskı aracı olarak kullanıldığını öne sürmüştü. Muhalefetin sesini kesmeye yönelik bir girişim olarak nitelendirilen bu gözaltı kararının ardından soruşturmanın merkezinde yer alan kooperatif yapılarına dair hazırlanan son raporun, önümüzdeki günlerde yeni isimleri kapsayıp kapsamayacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ