Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tarafların daha sonra imzaladığı yeni kira sözleşmesinin, belirli şartlar altında eski tahliye taahhütnamesini hukuken geçersiz hale getirebileceğine hükmetti.
Kararın, yalnızca İzmir'deki kiracı ve ev sahiplerini değil, Türkiye genelinde benzer davalarla karşı karşıya kalan vatandaşları da yakından ilgilendirdiği belirtiliyor. Hukukçular ise her davanın kendi şartları çerçevesinde değerlendirileceğini ve kararın somut olayın özelliklerine göre uygulanacağını ifade ediyor.

Yeni sözleşme yapılınca hukuki süreç değişti
Dosyaya konu olayda taraflar arasında 2022 yılında kira sözleşmesi imzalandı. Bu süreçte kiracı tarafından bir tahliye taahhütnamesi de düzenlendi. Ancak kira ilişkisi sona erdirilmedi ve taraflar 2024 yılında noter huzurunda yeni bir kira sözleşmesi yaparak kira şartlarını yeniden belirledi.
Buna rağmen ev sahibi, daha önce imzalanan tahliye taahhütnamesine dayanarak kiracının tahliyesini talep etti. Yerel mahkeme de bu belgeyi esas alarak tahliye kararı verdi. Karar daha sonra Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma talebi üzerine Yargıtay'ın gündemine taşındı.
Yargıtay yerel mahkemenin kararını bozdu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, tarafların noter huzurunda imzaladığı yeni kira sözleşmesinin hukuki sonuçlarının göz ardı edilemeyeceğini belirtti. Kararda, yeni sözleşmenin tarafların kira ilişkisini yeniden düzenlediğini ve bu nedenle önceki tahliye taahhütnamesinin doğrudan uygulanamayacağı vurgulandı.
Yüksek Mahkeme ayrıca tahliye taahhütnamelerinin geçerli sayılabilmesi için yazılı olarak düzenlenmesi, kiralananın tesliminden sonra verilmesi ve kanunda belirtilen diğer şartları taşıması gerektiğini de hatırlattı. Bu gerekçelerle yerel mahkemenin verdiği karar kanun yararına bozuldu.
İzmir’deki kira davalarına emsal olabilir
Uzmanlara göre söz konusu karar, özellikle eski tahliye taahhütnamelerine dayanılarak açılan tahliye davalarında önemli bir referans niteliği taşıyabilir. Tarafların daha sonra yeni bir kira sözleşmesi imzalaması halinde, önceki belgelerin hukuki geçerliliğinin yeniden değerlendirilmesi gerekeceği ifade ediliyor.
İzmir'de son yıllarda kira uyuşmazlıklarının artmasıyla birlikte bu kararın benzer davalarda sıkça gündeme gelmesi bekleniyor. Hukuk çevreleri ise her uyuşmazlığın sözleşme içeriği, tarafların iradesi ve dosyadaki deliller doğrultusunda ayrı ayrı değerlendirileceğini belirterek, Yargıtay kararının önemli bir yol gösterici niteliğinde olduğuna dikkat çekiyor.




