Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda bu tarihi adımı kamuoyuyla paylaşan Bakan Mustafa Çiftçi, salt güvenlik görevlileri ve kameralarla oluşturulan eski model koruma anlayışının terk edildiğini açıkladı.
• İzmir’deki çocukları ve gençleri sanal dünyanın tehlikelerinden korumak için modern ve kapsayıcı bir sistem oluşturuldu.
• Bu sistem, dijital örgütlenmeler ve şiddeti öven alt kültürlerden uzak tutmayı amaçlıyor.
• Okullar, sadece ders işlenen yerler olmaktan çıkarılıp, gençlerin kendilerini güvende hissedeceği ve sosyalleşebileceği sağlıklı yaşam ekosistemlerine dönüştürülmek isteniyor.

Yedi Temel Sütun Üzerine Kurulan Güvenlik Mimarisi
İzmir okullarında devreye sokulacak olan yedi aşamalı bu devasa koruma projesi, tehlikelere karşı adeta geçilmez bir duvar örüyor. Sistemin işleyişinde yer alan yedi ana unsur şunlardan oluşuyor: Mevcut ve muhtemel tehlikelerin derinlemesine analizi, fiziki şartların maksimum güvenliğe kavuşturulması, öğrenci davranışlarındaki negatif değişimleri saptayan erken uyarı sistemleri, uzmanlar eşliğinde verilen ruhsal destekler, rehber öğretmenler ve polis teşkilatı arasındaki sağlam köprüler, kamu kurumlarının senkronize operasyon gücü ve kriz anlarında soğukkanlılığı sağlayacak özel eğitimler. İzmir’deki bir eğitim kurumunda, herhangi bir öğrencinin zorbalık sinyali vermesi veya içine kapanması durumunda, bu yedi ayaklı mekanizma derhal çalışmaya başlayacak ve çocuğu o karanlıktan çekip çıkaracak.
Dijital Yalnızlığa Karşı Ebeveyn Sorumluluğu
Güvenliğin sadece devlete bırakılamayacak kadar çok boyutlu bir konu olduğuna değinen Bakan Çiftçi, İzmirli velilere de kritik uyarılarda bulundu. Gerçek dünyada çocuklarının ellerini sımsıkı tutan ailelerin, dijital mecralarda onları başıboş bırakmalarının yaratacağı yıkıcı sonuçlara dikkat çekildi. İnternetin uçsuz bucaksız evreninde yalnız bırakılan bir gencin, sokak çetelerinden bile daha sinsi yapıların kurbanı olabileceği gerçeği hatırlatıldı. Devlet mekanizmasının, tehlikeyi çocuk zarar görmeden önce saptayacak bir algı düzeyine yükseltildiğini belirten Bakan Çiftçi, amacın sadece suçluyla mücadele etmek olmadığını, İzmir’de suçu üreten o bataklığı tamamen kurutarak, gençleri korku ikliminden uzak, güvenin ve umudun aydınlığında yetiştirmek olduğunu net bir biçimde ifade etti.




