Resmi kurumların peş peşe yayınladığı raporlar, milyonların cüzdanını ilgilendiren yeni senaryoları masaya yatırdı. Şehrin dinamik yapısı içinde hayatta kalma mücadelesi veren kesimler için yeni yıl, aynı zamanda yeni bir ekonomik sınav anlamına geliyor.
Piyasa Tahmini Hedefleri Geride Bıraktı
İzmir'de ulaşımından gıdasına her alanda hissedilen fiyat artışları, Merkez Bankası’nın son anketine de net bir şekilde yansıdı. OVP'nin yüzde 28,4 olarak duyurduğu yıl sonu enflasyon tahmini, anket katılımcıları tarafından gerçekçi bulunmayarak yüzde 29,61'e çekildi. Alsancak'tan Karşıyaka'ya kadar bütçe hesabı yapan vatandaşlar için bu ufak gibi görünen fark, sofradaki ekmeğin boyutunu doğrudan etkiliyor.
İki Ayın Toplamı Yüzde 3,65 Oldu
Yaz aylarını geride bırakırken enflasyonun maaşlara yansıyacak kısmı yavaş yavaş toparlanıyor. TÜİK'in temmuz için yüzde 1,78, ağustos için ise yüzde 1,84 olarak duyurduğu oranlar, İzmirli emeklinin hanesine şimdiden yüzde 3,65'lik bir zam artısı olarak yazıldı. Fakat yılın bitmesine daha koca bir dört ay var ve kış masrafları kapıda.
SSK, Bağ-Kur ve Memur Ayrımı
Öngörülen yıl sonu rakamı tutturulursa, ortaya çıkan altı aylık enflasyon yüzde 10,06 seviyesinde gerçekleşecek. Bu da İzmir'deki işçi ve esnaf emeklisinin maaşına aynı oranda yansıyacak. Memur ve memur emeklileri ise daha karmaşık bir formülle karşı karşıya. Toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkı birleştiğinde onların payına yüzde 8,1 ila yüzde 8,2'lik bir artış düşüyor.
Taban Aylık Alanlar Çaresiz Bekliyor
Şu anda 23 bin 552 lira olarak yatan en düşük emekli aylığı, İzmir gibi büyük bir şehirde yaşam maliyetlerinin çok altında kalıyor. Yüzde 10,06’lık artışla bu rakamın 25 bin 921 liraya çıkması öngörülüyor. Sadece kök maaşlar üzerinden hesap yapıldığında birçok kişi bu rakamın bile altında kalacağı için, top tamamen meclise atılmış durumda. Yeni bir yasal düzenleme şart.





