Son Mühür- İzmir Sivil Toplum Örgütleri Platformu (İSTOP) ve KONFED Başkanı Mehmet Aydoğan, Son Mühür TV’de yayımlanan Sıcak Bakış programının konuğu oldu. Programda, İzmir ile Konya arasında kurulacak "Gönül Köprüsü" projesinin detayları paylaşıldı. Aydoğan öncülüğünde düzenlenen "İzmir-Konya Gönül Köprüsü" etkinliğine 50 federasyon başkanı ile 32 gazetecinin katılım sağladığı bilgisi verildi.
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Aydoğan, şunları kaydetti:
"Yaklaşık 6-7 yıl önce bu İzmir-Konya Gönül Köprüsü projesini düşünüyordum. Hatta Karabağlar Belediye Meclis Başkan Vekili iken belediye başkanımızı ve meclis üyelerimizi götürmeyi planlamıştım. İzmir’deki tüm ilçe belediyeleri meclis üyeleriyle rutin olarak Konya'ya gidilsin ve oradaki şehircilik anlayışı kıyaslansın istiyordum.

Nasıl ki zaman zaman belediye meclisi olarak incelemelerde bulunmak amacıyla grup grup Avrupa’nın farklı şehirlerine gittiysek... Özellikle modern çöp fabrikaları hususunda incelemeler yaptık. Şimdi bizim Yamanlar'da 'Asla kurdurmayız!' diye insanların tepki gösterdiği tesislerin aksine, Avrupa'da üniversitelerin hemen yanı başında modern çöp fabrikaları gördük. Zerre kadar kokunun olmadığı, çevreye hiçbir olumsuz etkisinin bulunmadığı öyle modern tesisleri gezip geldik. Oradan esinlenerek 'Avrupa’ya gitmeye gerek yok, Konya da dünya ölçeğinde güzel bir örnek.' diye düşünmüştüm. Ancak o zaman teklif etmiş olmama rağmen sanırım uygun görmediler." ifadelerinde bulundu.
"Hayalim yeniden canlandı"

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı'nın Dünya Belediyeler Birliği Başkanı olmasının ardından Aydoğan hayalinin yeniden canlandığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Dünya Belediyeler Birliği Başkanı olunca bu hayalim yeniden canlandı. Hazır kendisi bu göreve gelmişken projeyi tekrar sunayım dedim. Yıllarca kafamda yaşattığım bu fikri, önceleri hep belediyecilik ve meclis üyelerinin deneyim kazanması açısından istemiştim. O aşamada gerçekleşmeyince 'Bu kez sivil toplum örgütlerimiz ve gazeteci arkadaşlarımızla birlikte bir çıkarma yapalım.' dedim.
Projeyi kaleme alıp Başkan’a WhatsApp üzerinden ilettim. Başkan şöyle bir göz gezdirdi sanırım; hemen özel kalemine ve genel sekreterine talimat vermiş. Yaklaşık 5 dakika sonra arayıp Sayın Başkan’ın projeyi çok uygun gördüğünü, detayları görüşmek istediklerini belirttiler. Anında geri dönüş yapmaları beni son derece mutlu etti.
Projeyi hazırladık; yaklaşık 48 federasyon ve konfederasyon başkanı ile 32 gazeteci ve televizyoncu arkadaşımızla yola çıktık. Yolculuk için özellikle treni tercih ettim çünkü Devlet Demiryollarına dikkat çekmek istedim. Artık Türkiye’de demir yollarında ciddi bir gelişim var; eski demir yolları yok. Hızlı tren ağları her geçen gün genişliyor. Şu anda Ankara-İzmir hızlı tren hattının inşası da süratle devam ediyor. Hatta Konya Büyükşehir Belediye Başkanımızdan bu sürecin hızlandırılması için ricada bulunduk, kendisi Ulaştırma ve Altyapı Bakanı ile bizzat görüşeceğini söyledi."
"Konya Mavi Treni ben talep etmiştim"
Konya Mavi Treni’nin sefere konulmasındaki katıkılarını vurguylayan Başkan Aydoğan, "Amacım hem demir yollarına dikkat çekmek hem de yoğun olarak kullanılan İzmir-Konya hattını vurgulamaktı. Zaten Konya Mavi Treni’nin sefere konulmasını da zamanında ben talep etmiştim.
'Başkanım, mutlaka Konya-İzmir arasında bir tren olmalı ancak öyle bir güzergah belirlenmeli ki yolcu potansiyelini karşılasın.' demişlerdi. Arkadaşlarımız sağ olsunlar gerekli bilgileri derlediler; biz de hazırlayıp Ulaştırma Bakanına sunduk. Nitekim şu an trenlerimiz tam kapasite çalışıyor.
Tren yolculuğunu özellikle seçtim; hem demir yollarına dikkat çekmek hem de 13 saatlik yol boyunca insanların aynı ortamı paylaşarak birbirini tanımasını ve kaynaşmasını istedim. Asıl amacımız buydu. Gönül Köprüsü muhteşem bir proje oldu." dedi.
İzmir'e müjde!
Yunanları denize döktükten sonra kaçarken İzmir'de çıkan yangından bir Kuran-ı Kerim'in yanmasını engelleyen bir subayın yıllar önce Konya'ya götürme hikayesini anlatan Aydoğan, "O Kur'an-ı Kerim restore edildi. Bana dedi ki 'Başkanım İzmir Müze Müdürü'nü aradık. Ben sana emanet edeceğim. Bakanlıkla konuşalım. Yunan işgalinden kalan o Kur'an-ı Kerim'i İzmir Müzesine geri, kendi yerine götürelim.' Dedim ki 'Gönül Köprüsü' nasıl da işliyor" diye ekledi.





