Son Mühür/Merve Turan - Çocuklarının doğum günlerinden ilham alıp evinin mutfağını adeta dev bir lezzet üssüne çeviren 1999 doğumlu genç girişimci Merve Efendioğlu Korkusuz, İzmir’de ezber bozuyor. Üniversiteden mezun olduktan sonra özel sektörün kalıplarına sıkışmayı reddeden Korkusuz, kendi kanatlarıyla uçmayı seçerek kendi markasını yani MEK'i çıkardı.

“Çocuklarımın ilk adımlarını kaçırmak istemedim”

İzmir Ekonomi Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü mezunu 26 yaşındaki Merve Efendioğlu Korkusuz'un hikayesi de büyük oğlu için hazırladığı bir yaş pastayla başladı. Özel sektördeki çalışma koşullarının aile hayatıyla örtüşmediğini belirten Korkusuz, "Çocuk sahibi olunca bazı şeylere daha farklı bakmaya başladım.

Bir okulda çalışsaydım günün büyük bölümünü başka çocuklarla geçirecek, eve geldiğimde ise kendi çocuklarıma ayıracak enerjim kalmayacaktı. Ben onların ilk adımlarını, doğum günlerini, karne heyecanlarını kaçırmak istemedim. O yüzden öğretmenlikten vazgeçtim ama üretmekten hiç vazgeçmedim" dedi.

“Keşke gastronomi okusaymışım”

Tatlı yapma isteğinin içinde hep olduğunu belirten genç girişimci Merve, gastronomi okumayı hiç düşünmediğini ama şimdilerde ‘keşke okusaydım’ düşüncesini şu sözlerle ifade etti:

"2019 yılında İzmir Ekonomi Üniversitesi Çocuk Gelişimi ön lisans bölümünden mezun oldum ve aynı yıl evlendim. Etrafımdakilere tatlı yapmayı hep çok severdim, yemekle pek aram yoktur ama tatlı yapmayı da yemeyi de çok severim. İş şartları sebebiyle gastronomi okumayı hiç düşünmemiştim ama şu an 'keşke okusaymışım' diyorum.

Kemalpaşa'da Okan Daştan dönemi: Yeni Kaymakam mesaiye başladı
Kemalpaşa'da Okan Daştan dönemi: Yeni Kaymakam mesaiye başladı
İçeriği Görüntüle

İlk oğlum Rasim Çevik’in bir yaş doğum günü için köpekleri çok sevdiğinden ona bir pasta yapmak istedim. Hem görseli hem tadı beni tatmin etti ama o dönem bunu işe dökmeyi hiç düşünmedim. Hala 'çocuğum büyür ve anaokulu öğretmenliğine dönerim' diye planlıyordum. Sonra 2024 yılında ikinci oğlum Ahmet Aslan doğdu.

Onunla birlikte öğretmenlik mesleğine dönemeyeceğimi anladım. Çünkü özel sektörde maalesef tatmin edici maaş ve çalışma şartları yok. Eğer bir okulda çalışırsam, eve geldiğimde kendi çocuklarıma gücüm, sabrım, enerjim kalmaz diye korktum. Haliyle çocuklarımın okul hayatındaki karne günleri, özel günler gibi birçok anı kaçırmama neden olacaktı"

“Sana güveniyorum, yaparsın”

Bu tutkulu yolculuğun fitilini ateşleyen bir diğer unsur da eşinin arkadaşının bu alanda İstanbul’da bir kursa katılmasını öğrenmesi oldu. Pastaların lezzetinin yerinde olduğundan emin olan Merve, aklına takılan ‘Görseleni nasıl daha şık yapabilirim?’ sorusuna cevap almak için arkadaşlarına danışarak bir reçete yardımı aldı. Sosyal medya üzerinden şefleri, butik pastacıları takip etmeye başladığını belirten genç girişimci;

"Reçete paylaşanların tariflerini denedim. Deneme yanılma yoluyla tarifi oturttum. 2025’in Şubat ayında babamın ve Aslan’ın bir yaş pastasını yaptım. O kadar beğenildi ki, bir an gaza gelip 'ben bunu daha da şık yapacağım' diyerek üstüne düştüm. O sırada eşimin arkadaşı beni oldukça destekledi, 'Senin el lezzetin tatlıda çok güzel. Yapabilirsin’ dedi.

Tabi ilk başta cesaret edemedim. Ama bu arkadaşımızın nişanı oldu; İstanbul’dan İzmir’e gelip pasta yapacak zamanı ve burada ekipmanı olmadığı için bana yapmamı teklif etti. Korkarak da olsa yaptım. Korkum tadından değildi, tamamen görselinden dolayıydı.

Ama bana, 'Dışarıdan alacağım her pasta katkı malzemeli olacak. Onu yemektense senden istiyorum, sana güveniyorum yaparsın' dedi ve yaptım. Bu benim ilk ücretli pasta siparişimdi" ifadelerini kullandı.

Instagramda ‘MEK’ hesabını açtım!

Peş peşe gelen övgülerin ardından cesaretini toplayıp akılda kalıcı bir marka kurma sürecini coşkuyla özetleyen Korkusuz, "İlk siparişten sonra bende bir özgüven oluştu. Kişiliğimin verdiği çalışma isteğiyle, 'Merve bir dene bakalım, etrafındaki insanlara yap, tepkiler ne olacak ve bunu sık yapınca sıkılacak mısın?' dedim.

Doğum günü olan herkese hediye pasta yapmaya başladım. Ve bu işi çok sevdim. Sonra insanlar 'Nereden aldınız?' diye sormaya başladı. 'Ben yapıyorum' deyince herkes çok şaşırdı tabi. Çünkü kimse 1-1.5 yaşındaki bebekle bunu yapabileceğimi düşünmedi, bir de büyük oğlum var sonuçta. Kendi Instagram hesabımda sadece hikayelerde paylaşınca her şey çok karışıyordu. 'Bir hesap açmalıyım' dedim. Onun için de bir marka lazımdı.

Adımı, bekarlık ve evlilik soy adımı kullanarak bir marka oluştrdum ve MEK hesabını açtım. Yaptığım işleri paylaşmaya başladım ve her pasta beni bir üst seviyeye taşıdı, deneyim kattı" diye konuştu.

'Bize de yapar mısın ama ücret karşılığında'

Pastacılığın yanı sıra ekmek yapma serüvenini de atıldığını anlatan Merve aslında bunun bir tesadüf olduğunu belirtti. Eve özellikle oğlu Aslan için ekmek alındığını dile getiren genç girişimci dışarıdan alınan ekmeğin lezzetli olmadığını ve kendisinin yapabileceğinden bahsederek hikayenin başladığını belirtti.

Gittiği misafirliklere ikram olsun diye götürdüğü ekmeklerin gelir kapasını olmasını “'Bize de yapar mısın ama parasıyla' diye teklifler geldi. Sonra bir baktım, burası benim para kazanma yerim olmuş" diyerek hobisinin nasıl bir kazanç kapısına dönüştüğünü heyecanla aktardı.

“8 ayda beklediğimden çok daha iyi konumdayım”

İşlerinin yasal bir süreçte ilerlediğini de belirten Merve, 2025 Kasım ayında vergi dairesine başvurarak MEK’i açtığını ve kendisine bir hedef belirlediğini dile getirdi. Küçük oğlunun okula başlayana kadar kendini geliştirme sözü veren genç girişimci bu işe başlayalı 8 ay olduğunu ve beklediğinden çok daha iyi bir konumda olduğunu sözlerine ekledi.

"Biz kadınların çalışıp kendi paramızı kazanmamız gerektiğini düşünüyorum"

Konuşmasının sonunda genç kadın arkadaşlarına seslenen Merve, çalışmanın önemi ve kıymetinden bahsederek "Dışarıdan aldığım en garip tepki de neden çalıştığım sorusu oldu. Maddi durumumdan kaynaklı çalışmamı garipseyen insanlar vardı. Ben öyle düşünmüyorum. Arkamızda ailemiz, sevdiklerimiz olabilir ancak tek başıma bir şeyler üretiyor olmak çok güzel. Ben sadece anneyim vasfında olmak istemedim.

Daha önce de girişimlerim oldu ancak onlarda içime sinmeyen şeyler oldu. Oralardan aldığım deneyimler beni güçlendirdi. Şu an çok mutluyum. Genç kadınlara tavsiyem ne olursa olsun çalışın. Hobi olabilir ama yine de çalışın. Ne aileniz, ne eşiniz, ne de çocuklarınız bir noktadan sonra hayatımızda olmayabilir. Biz kadınların çalışıp kendi paramızı kazanmamız gerektiğini düşünüyorum." diye vurguladı.

Muhabir: MERVE TURAN