Son Mühür / İzmir Körfezi’ndeki "modifiye kil" uygulamasına yönelik bilim dünyasından yükselen itirazlara İZDENİZ’den verilerle desteklenen kapsamlı bir yanıt daha geldi. Kurum, uygulamanın teknik detaylarını paylaşarak yeni açıklamalar yapıldı. İZDENİZ tarafından yapılan açıklamada, İzmir Körfezi'nde uygulanan modifiye kil yönteminin iddia edildiği gibi rastgele bir işlem olmadığı vurgulandı. Bu yöntemin UNESCO’nun zararlı alg patlamalarına yönelik el kitabında ve ABD Çevre Koruma Ajansı’nın (EPA) dokümanlarında en etkili çözüm alternatiflerinden biri olarak önerildiği belirtilerek, projenin UNESCO HAB programı üyesi Dr. Isaac Yongquan Yuan’ın rehberliğiyle hayata geçirildiği mesajı verildi.
‘Sıradan değil, akıllı kil’
Uygulanan materyalin "sıradan bir kil" değil, "akıllı kil" teknolojisi olduğu belirtilen açıklamada, bu materyalin doğadaki ham kilin yüzey özelliklerinin değiştirilmesiyle elde edildiği ifade edildi. Bu teknolojinin bir mıknatıs gibi mikroskobik algleri yüzeyine toplayıp birbirine yapıştırarak denizin dibine çöktürdüğü, böylece alglerin oksijeni tüketerek toplu balık ölümlerine yol açmasının engellendiği anlatılarak, yöntemi "basit bir kil dökme işlemi" olarak nitelemenin yüksek teknoloji ürünü bir mühendislik çalışmasını çarpıtmak olduğu ileri sürüldü.
‘Ortak akıl ele alındı’
Çalışmanın akademik denetim ve yasal izinler çerçevesinde yürütüldüğüne dikkat çekilen açıklamada, sürecin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın onayı ile yürütüldüğü vurgulandı. Tüm sürecin Ege Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden uzmanların gözetiminde olduğu belirtilerek, yönetim anlayışında "her şeyi ben bilirim" yaklaşımı yerine çalıştaylar ve ortak akıl mekanizmalarının esas alındığı ifade edildi.
Balık ölümlerinde belirgin azalma vurgusu
Yöntemin başarısının somut rakamlarla kanıtlandığını savunan İZDENİZ, laboratuvar ortamında algleri çöktürme başarısının yüzde 80 olarak ölçüldüğü bilgisini paylaştı. 2024 yılında yaşanan alg patlamasında 87 ton olan balık ölümü miktarının, modifiye kil uygulamasıyla 2025'te 17 tona kadar geriletildiği ifade edilerek, uygulamanın iddia edildiği gibi güneş ışınlarını kesmediği, aksine bulanıklığı azaltarak ışığın derinlere inmesini sağladığı aktarıldı.
Asıl sorun: Gediz Nehri kirliliği
Son olarak modifiye kil yönteminin ekosistemi çöküşten kurtaran bir "yangın söndürücü" olduğu belirtilen açıklamada, asıl sorunun kaynağının Gediz Nehri'nden gelen kirlilik olduğu ifade edildi. Gediz’in taşıdığı kirliliğin deniz marulu yoğunlaşmasını tetiklediği vurgulanırken, uluslararası otoritelerce kabul görmüş bir projeyi "saçma" olarak nitelendirmenin haksızlık olduğu belirtilerek kamuoyuna ideolojik söylemler yerine bilimsel raporlara itibar etme çağrısı yapıldı.





