Son Mühür / Atakan Başpehlivan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun İzmir ziyaretleri, Ege Bölgesi Sanayi Odası’na gerçekleştirdiği ziyaret ile gerçekleştirdi.

Müsavat Dervişoğlu: Sadece İzmir'i konuşacağız

İYİ Parti İl Başkanı Ülkü Doğan, İYİ Parti İzmir Milletvekili Hüsmen Kırkpınar, EBSO Başkanı Ender Yorgancılar ve EBSO Yönetim Kurulu’nun katıldığı toplantının öncesinde konuşan Dervişoğlu, "Bugün İzmir’de sadece İzmir’i konuşacağız.

Evimizde olduğumuz için başka yerlerde yaptığımız konuşmaları yapmayacağız." diye konuştu.

"İzmir marka bir kent" 

İzmir'in marka bir kent olduğunu aktaran Dervişoğlu, "Daha güzel bir İzmir’i nasıl inşa edebiliriz onu konuşacağız. Ülkedeki olumsuzlukları nasıl bertaraf edeceğiz onu konuşacağız.

İzmir’inde misyonu bu zaten. Kötü bir gidişat olduğunda İzmir buna çözüm olma misyonu var. Burada İzmir’in aydın insanları var. Toplumsal hayata yön veren bir kent. İzmir marka bir kent. Bu markayı da burada işini doğru yapan insanlardır."
dedi.

Dervişoğlu'ndan kent lokantası eleştirisi: İlgilerle görüşeceğim

Dervişoğlu'ndan kent lokantası eleştirisi: İlgilerle görüşeceğim

EBSO'daki görüşmenin ardından İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (İESOB)'u ziyaret eden ve Başkan Yalçın Ata ile bir araya gelen İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu, burada yaptığı konuşmada CHP'li belediyelerin peş peşe açılışını gerçekleştirdiği kent lokantılarına da değinerek, "Kent lokantası problemden bahsediliyor ama bunun çözümünü de esnaf söylüyor. Rekabet edeceğimize iş birliği yapalım diyorlar. Bir belediye halka elbette ucuz ekmek, yemek vermek isteyecektir. 

Bu belediye bütçesinden karşılanıyor. O kasadan çıkan bütçe ile esnafın çözüm önerisiyle çözüm ortamı yaratmak için çabalansa bu problemler konuşulmaz. Ben bu konuyu ilgililere ileteceğim ama söz veriyorum bunu bağlı bulundukları partinin siyasi parti başkanlarına ileteceğim. Bu çözüm öneriniz de inşallah sorun olmaktan çıkartılır. Esnafla anlaşarak bu ucuz gıda sağlanır." ifadelerini kullandı.

"Esnaflarla birlikte çalışmaya devam edeceğiz"

"Esnaflarla birlikte çalışmaya devam edeceğiz"

Esnafın dertlerinin çözülmesi için çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Dervişoğlu, “Esnafın dertlerinin çözülmesi ve dillendirilmesi noktasında sizlerle birlikte çalışmaya devam edeceğimizin taaddüdünü veriyorum. 

Lisanssız ve korsan taşımacılık gerçekten ciddi bir problem yaratıyor, mazot fiyatlarına da bakınca esnafın zarar etmekten başka çaresi kalmıyor. Dışarıdan ucuz maliyetlerle temin edilen ve insan sağlığına zararlı hammaddeler ile üretilen ürünler tehdit oluşturuyor.

Bu konuları toplantılarımızda ve TBMM’de ifade edeceğim. Esnafın derdi benim derdim. Ben sizin yabancınız değilim. Siyasetteki tüm doğrularımın menşei sizsiniz. Ben sizin doğrularınızdan kendime siyasi yol haritası belirledim” diye konuştu. 

"Sorunları çözmek istiyorum" 

Son olarak, konuşanların hepsinin çözülecek problemler olduğunun altını çizen ve esnaflardan destek isteyen İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Ben hep sizin adınıza konuştum. Bundan sonra sorunları çözmek istiyorum. Sizin desteğinize ihtiyacım var. İzmir’in bana sahip çıkmasını istiyorum. 

Bu Müsavat sizin kardeşiniz, evladınız. Başka genel başkan var mı İzmir’de? Bize güç verin destek olun. Bizim ana dilimiz baba dilimiz İzmirce. İzmir’in dertlerini kucaklayarak çözme iradesi sergileyecek olan da biziz. ‘Verin yetkiyi görelim etkiyi’ dediler ya. Bir kere bana yerin yetkiyi görün Türkiye ne olacak. Bunlar aşılmayacak problemler değil." dedi.

Yalçın Ata: Esnaflar rekabet etmeyin birlikte çalışalım

Yalçın Ata: Esnaflar rekabet etmeyin birlikte çalışalım

Öte yandan, esnaf ve belediyenin rekabet değil iş birliği içinde olması gerektiğini belirten ve konuyla ilgili önerilerde bulunan İESOB Başkanı Yalçın Ata, "Bugün restoranlar, lokantalar, kafeler ciddi bir maliyet baskısı altında. Buna ek olarak, son dönemde belediyelerin açtığı kent lokantaları da lokantacı esnafı için yeni bir endişe kaynağı haline geldi.  Ancak burada belediyeyi de anlıyorum. Vatandaşa uygun fiyatlı yemek sunma niyetindeler ve vatandaşın daha uygun fiyatlara yemek yemesine karşı olmamız mümkün değil. 

Biz diyoruz ki, gelin esnafla rekabet etmek yerine birlikte çalışalım. Önerimiz şudur: 'belediyemiz, yardıma muhtaç kişilere özel bir kart tahsis etmektedir. Bu karta bakiye yüklenerek, ihtiyaç sahiplerinin kent lokantaları yerine esnaf lokantalarında yemek yiyebilmesi sağlanmalıdır.  Böylece indirimli yemek yardımı doğru kişilere ulaşırken, onların ihtiyaç sahibi olduğu fark edilmeden hizmet alması da mümkün olacaktır.' 

Aynı şekilde, bu model halk ekmek büfeleri için de uygulanabilir. Belediye, doğrudan halk ekmek büfeleri açarak fırıncı esnafıyla rekabet etmek yerine, İzmir genelinde fırıncı esnafıyla iş birliği yapabilir.  Ayrıca, belediyelerin lokanta ve halk ekmek büfeleri açarak zarar etmesinin de önüne geçilmiş olur, çünkü esnafla yapılan iş birliği sayesinde hem ekonomik sürdürülebilirlik sağlanır hem de halkın ihtiyaçları uygun fiyatlarla karşılanarak kamu kaynaklarının verimli kullanımı sağlanır. Bu model, İzmir ve tüm Türkiye için örnek teşkil edebilecek yenilikçi bir sistemdir. Böylece esnaf ve belediye rekabet etmek yerine iş birliği içinde hareket ederek ortak fayda sağlayacaktır." diye konuştu. 

Muhabir: Atakan Başpehlivan